Ana Sayfa

Darbenin gölgesinde: Mamak Cezaevi'nde yaşananlar ve bir mağdurun tanıklığı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Emre Koç
Paylaş
Kahramanmaraşlı 12 Eylül mağduru Muhittin İlhan, Mamak ve Adana cezaevlerinde yaşadıklarını, işkence ve açlıkla geçen süreci anlattı.

Mamak Cezaevi'ne sevk ve işkence iddiası:

Kahramanmaraş'ta yaşayan ve 1977 Haziran ile 1978 Nisan arasında Ülkü Ocakları İl Başkanlığı yapan Muhittin İlhan, gençlik yıllarında katıldığı siyasi etkinlikler sonrasında gözaltına alınışını anlattı. İlhan, 15 Nisan 1978'de Milliyetçi Hareket Partisi'nin Ankara'da düzenlediği Büyük Yürüyüş'te mehter başı olarak görev aldığını, yürüyüş sonrasında Kahramanmaraş'a dönerken gözaltına alındığını ifade etti.

İlhan, gözaltı sürecinde dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı'nın televizyon ve radyodan yapılan bir yayında kendilerinin tutuklandığını ve itiraf ettikleri yönünde haberler çıktığını, bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcısı, vali ve emniyet müdürünün de bulunduğu bir ortamda ağır işkence uygulandığını anlattı. Buna ilişkin olarak İlhan, yetkililerin 'Sayın Bakanımızı yalancı çıkaracak değiliz; ya kabul edeceksiniz ya kabul edeceksiniz' ifadeleriyle süreci yönlendirdiklerini söyledi.

Gözaltı ve adliye süreci:

İlhan, o dönemde resmi gözaltı süresinin üç gün olduğunu, iki kez uzatma yapıldığını ve yaklaşık on güne yakın ağır işkencenin devam ettiğini belirtti. On günün sonunda sağlık müdürünün 'poliste işkence görmedi' raporu düzenleyip kendilerini adliyeye sevk ettiklerini anlattı.

Adliyede ilk sorguyu yapan savcının serbest bırakma kararı verdiğini, ancak polislerin müdahalesiyle tekrar tutuklama talebinde bulunulduğunu söyledi. İlhan, mahkemedeki güçsüz hâlini, polisin desteğiyle ancak ayakta ifade verebildiklerini ve hakimin dahi 'işkence gördüğünüz aşikar' demek zorunda kaldığını aktardı. Sonunda, hukuki itirazlarla yeniden tutuklanıp cezaevine gönderildiklerini ifade etti.

Cezaevinde uygulanan baskı ve açlık:

Kahramanmaraş'ta kısa süre kaldıktan sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara Cebeci Cezaevi'ne sevk edildiklerini anlatan İlhan, o dönemde aleyhlerinde yayınlanan haberlerin tekziplerinin iletilmesine rağmen kullanılmadığını ve dilekçelerinin çöpe atıldığını iddia etti. Ardından ilan edilen sıkıyönetim kapsamında Mamak Cezaevi'ne nakledildiklerini söyledi.

Mamak'ta ağır işkence uygulandığını belirten İlhan, koğuşların karıştırılmak suretiyle ülkenin sağ-sol yelpazesinden mahkumların bir arada tutulduğunu, duvarda astıkları 21 maddelik talimatlara göre cezalandırma uyguladıklarını anlattı. İlhan, özellikle Mamak Cezaevi için şu ifadeyi kullandı: Mamak Cezaevi'nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar.

Fiziksel durumunu da aktaran İlhan, Mamak Cezaevi'ne girdiğinde 65 kilogram olduğunu, işkence nedeniyle 105 gün içinde 41 kiloya düştüğünü söyledi.

Adana'daki saldırılar ve kayıplar:

İlhan, kendilerinin Ankara'daki dosyalarla Maraş olaylarıyla ilişkilendirildiğini, bunun üzerine uçakla Adana'ya sevk edildiklerini anlattı. Orada 120-220 kişilik grupların karşısında yaklaşık binin üzerinde sol görüşlü mahkum bulunduğunu ifade etti ve cezaevi idaresiyle birlikte düzenlenen saldırılarda şiş ve bıçakların kullanıldığını belirtti.

Bu saldırılardan iki ölüm vakası bildirdi: Kahramanmaraş'tan birlikte tutuklandığı arkadaşı Hasan Hüseyin Akbaş'ın 21 şiş darbesiyle hayatını kaybettiğini, 45 dakika boyunca şehadet kelimesi getirmeye çalıştıklarını ve Akbaş'ın 45 dakikanın sonunda şehadet getirerek can verdiğini aktardı. Aynı olayda Gaziantep'ten Abdurrahman Kılıç adlı başka bir ülküdaşlarının da yaşamını yitirdiğini söyledi.

Darbe sonrası süreç ve yargılama:

İlhan, 12 Eylül darbesinin cezaevindeyken gerçekleştiğini ve darbenin ön hazırlıklarının araçsallaştırıldığı iddiasını dile getirdi. Dışarıda bazı suçların belirli kesimlerin üzerine atılarak kamuoyunun darbeye hazırlanmasının sağlandığını ifade etti.

Darbe sonrası kendilerinin 6. Kolordu ve ardından Gaziantep 5. Zırhlı Tugay'a nakledildiğini belirten İlhan, burada da Mamak'ta uygulanan işkence yöntemlerinin benzerinin sürdürüldüğünü anlattı. Nihayetinde, cezaevine girişinden altı yıl sonra tüm suçlardan beraat ettiğini, ancak cezaevinde işlenen bazı suçlardan toplam 2,5 yıl hapis cezası aldığını ve zaten bu süreyi karşılayacak şekilde altı yıl cezaevinde kaldığı için serbest bırakıldığını söyledi.

İlhan'ın anlatıları, 12 Eylül sürecinin siyasi, hukuki ve insani boyutlarına dair kişisel bir tanıklık sunuyor. Anlatılan rakamlar, tarihler ve isimler haberin çatısını oluşturuyor; mağduriyetin izleri hem fiziksel hem de hukuki birikim olarak kalıcı etkiler bıraktığını gösteriyor.

KAHRAMANMARAŞ'TA 12 EYLÜL MAĞDURU MUHİTTİN İLHAN

Emre Koç — Bölgesel Haberler Editörü
Editör: Emre Koç