Kalp krizi artık yalnızca yaşlıların hastalığı değil:
Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, son yıllarda genç yaş grubunda kalp krizi sayılarında artış gözlendiğini belirterek İHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Baykan, artışın tek bir nedene bağlanamayacağını; genetik yatkınlıkla birlikte yaşam tarzı ve kronik hastalıkların rol oynadığını söyledi.
Belirti ve tanı:
Prof. Dr. Baykan, kalp krizinin en sık görülen belirtisinin göğsün ortasında hissedilen baskı ve sıkışma tarzındaki ağrı olduğunu ifade etti. "Her göğüs ağrısı kalp krizi değildir. Tipik olarak iman tahtasının arkasında başlayan, baskı ve sıkışma hissi oluşturan, kola, omuza, sırta, çeneye hatta mideye doğru yayılabilen bir ağrıdan söz ediyoruz," dedi. Bu ağrının genellikle 15-20 dakikadan uzun sürdüğünü ve vakaların büyük bölümünde bu şekilde ortaya çıktığını vurguladı.
Baykan kadınlarda belirtilerin farklılaşabileceğine dikkat çekti; klasik baskı hissi yerine bulantı, terleme veya sıradışı ağrılar şeklinde seyredebildiğini söyledi. Bu nedenle şüphe halinde profesyonel değerlendirme gerektiğini belirtti.
İlk müdahale ve zamana bağlı risk:
Uzman, kalp krizi şüphesinde hastaneye kendi imkanlarıyla gitmeye çalışmanın tehlikeli olabileceğini belirterek, "İlk yapmamız gereken şey ambulansı aramak." dedi. Ambulans ekiplerinin olay yerinde EKG çekebildiğini, ilk müdahaleyi uygulayabildiğini ve hastayı uygun merkeze hızla ulaştırabildiğini anlattı.
Baykan, zamana bağlı hücre kaybının önemine dikkat çekerek, "Damar tıkandıktan sonra her geçen saniye binlerce hatta milyonlarca kalp kası hücresi ölmeye başlıyor. Bizim için kalp krizinde vakit eşittir kalp kası, o da eşittir hayat," ifadelerini kullandı. Özellikle ilk bir-iki saat içinde yapılan müdahalenin hem hayat kurtardığını hem de kalbin kalıcı hasar görmesini büyük ölçüde azalttığını belirtti.
Risk faktörleri ve yanlış inanışlar:
Baykan, gençlerde artışın arkasında birden çok faktörün bulunduğunu söyledi: "Genetik yatkınlık önemli bir risk faktörü. Ancak sağlıksız beslenme alışkanlıkları, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, düzensiz yaşam tarzı ve sigara kullanımı da artık kalp hastalıklarını daha genç yaşlarda görmemize neden oluyor." Bu risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve kontrolünün önemine vurgu yaptı.
Sosyal medyada konuşulan kulak kıvrımıyla ilgili iddialara da değinen Baykan, Frank çizgisi adıyla bilinen işarete ilişkin çalışmaların gözlemsel olduğunu ve bunun "kalp hastalıklarının doğrudan nedeni ya da kesin göstergesi" olduğunun kanıtlanmadığını söyledi. "Kulakta çizgi var diye endişelenmek yerine, şikayetlerin ve gerçek risk faktörlerinin değerlendirilmesi gerekir," diye ekledi.
Prof. Dr. Baykan, şüphe anında yapılması gerekenleri özetlerken kişinin dinlenmesi, eforu bırakması, sıkı kıyafetlerini gevşetmesi ve ambulans ekibini beklemesi gerektiğini hatırlattı. Erken tanı ve hızlı müdahale hem ölüm riskini azaltıyor hem de uzun dönem kalp fonksiyonlarını koruyor.

Uzmanından uyarı: "Kalp krizi artık gençlerde de görülüyor"
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!