jinekolojik kanserlerde korunma: aşı, tarama ve ameliyathanede önlem
Jinekolojik kanserlerden korunmanın üç ayağı:
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, Eylül ayı Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ayı kapsamında rahim ağzı, yumurtalık, rahim ve vulva kanserlerinden korunmada aşı, tarama ve cerrahinin rolünü anlattı. Erdemoğlu, korunmada erken yakalama ve önleyici yaklaşımların önemine dikkat çekti.
WHO hedefleri ve aşı etkisi:
Erdeoğlu, Dünya Sağlık Örgütü'nün rahim ağzı kanserini yok etme hedefi olan 90-70-90 stratejisini aktardı: kız çocuklarının %90'ının HPV aşısı ile korunması, kadınların en az %70'inin taranması ve rahim ağzı kanseri saptananların en az %90'ına erişilebilir tedavi sağlanması. Aşıların etkinliğine ilişkin Bavyera'da yürütülen çalışmayı hatırlatan Erdemoğlu, yaklaşık 700 bin kadının 17 yıl izlenmesinde rahim ağzı kanseri gelişme riskinin %65, kanser öncesi lezyonlarda ise %52 azalma görüldüğünü belirtti ve aşıyı güçlü bir koruyucu seçenek olarak nitelendirdi.
Bilgi eksikliği ve sosyal medyanın etkisi:
Prof. Dr. Erdemoğlu, aşı tereddütlerinin büyük oranda sosyal medyadaki yanlış bilgiler, yan etki korkusu ve hatalı bilgilendirmelerden kaynaklandığını söyledi. Birçok gelişmiş ülkede hem kız hem erkek çocuklarının erken yaşta aşılandığını, bazı ülkelerde ise aşılamanın ulusal programda yer almadığını belirtti. Ayrıca Mayo Clinic ile yürüttükleri çalışmada bazı hekimlerin aşı bilgisi olmasına rağmen ailelerine uygulamadıklarını; bunun önemli nedenlerinden birinin sigorta kapsamı eksikliği olduğunu ifade etti.
Tarama uygulamaları ve yeni yöntemler:
Rahim ağzı kanserinde tarama ve HPV testlerinin etkinliğini vurgulayan Erdemoğlu, HPV taramasında yeni bir uygulama olarak kadının kendi örneğini alabilmesinin önemi üzerinde durdu. Kendi kendine uygulanan HPV testi, utanma, erişim zorluğu veya maddi engeller gibi bariyerleri azaltarak tarama oranlarını yükseltebiliyor. Erdemoğlu, kişisel örneklemenin hastaların doktora başvurmadan önce durumlarını değerlendirmelerine yardımcı olduğunu belirtti.
Yumurtalık kanseri: ameliyathanede başlayan koruma:
Yumurtalık kanserine ilişkin önemli bir noktayı paylaşan Erdemoğlu, bu kanserlerin çoğunun aslında yumurtalıktan ziyade tüpten geliştiğinin anlaşıldığını söyledi. Bu bilgi doğrultusunda korunma stratejilerinin değiştiğini aktardı: tüpün alınmasının (salpenjektomi) yumurtalık kanseri gelişimini önleyebildiği; dolayısıyla taramanın etkin bir yöntemi olmadığını, erken tanının taramayla mümkün olmadığını vurguladı. Genetik yatkınlığı olan hastalara önleyici cerrahi seçenekler sunulabileceğini belirtti ve burada sözlerini, "Koruma burada ameliyathanede başlıyor" diyerek pekiştirdi.
Erdemoğlu, tüp bağlama isteyen kadınlara önerisinin tüplerin bağlanması yerine tüplerin alınması yönünde olduğunu söyledi. Ayrıca safra kesesi veya böbrek taşı gibi nedenlerle karın ameliyatı geçirecek ve çocuk doğurganlığını tamamlamış hastalarda ameliyat sırasında tüplerin alınmasının yumurtalık kanseri gelişimini cerrahi olarak engelleyebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Birliği (ACOG) önerileriyle de uyumlu olduğunu ekledi.
Rahim ve vulva kanseri uyarıları:
Rahim (endometrium) kanserinin menopoz sonrası kanama ile belirti verebileceğini hatırlatan Erdemoğlu, menopoz sonrası her kanamanın, bir damla dahi olsa, önemsenmesi ve doktora başvurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca rahim kanseri ile kilo arasında ilişki olduğunu belirterek menopoz öncesi dönemde kilo kontrolü ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekti.
Vulva kanserlerine ilişkin olarak Erdemoğlu, vulvanın dış genital cilt bölgesi olduğunu ve bu bölgedeki kanserlerin HPV ve kaşıntılı hastalıklara bağlı olarak arttığını belirtti. Menopoz sonrası vulvada kaşıntı veya kronik kaşıntılı lezyonların kanser öncüsü olabileceğini, bu tür bulgularda mutlaka araştırma ve gerekliyse tedavi yapılması gerektiğini söyledi.
Cerrahinin önemi ve son öneriler:
Erdemoğlu, kadın kanserlerinde cerrahi girişimi yapan uzmanın seçiminin hayati önem taşıdığını aktardı. Özellikle yumurtalık kanseri gibi durumlarda ilk cerrahinin hastanın sağ kalımını belirlediğini, bu nedenle cerrahinin jinekolojik onkoloji uzmanları tarafından yapılmasının önerildiğini söyledi. Ancak genel kadın doğum hekimlerinin de birçok hastada ilk tanı ve müdahaleyi gerçekleştirdiğini, amaçlarının bu uzmanları dışlamak olmadığını vurguladı.
Konuşmasını önerilerle tamamlayan Erdemoğlu, uygun yaştaki kişilerin HPV aşısını aileleriyle değerlendirmesi, aşı uygulamasının korunmanın ilk adımı olması, taramaların aksatılmaması, HPV ve smear testlerinin KETEM’lerde veya polikliniklerde yapılması ve ailede özellikle yumurtalık veya meme kanseri öyküsü varsa hekimden koruyucu cerrahi seçenekleri hakkında bilgi istenmesi gerektiğini belirtti.
Öne çıkan noktalar: HPV aşısı rahim ağzı kanseri riskini belirgin biçimde azaltıyor; HPV taraması için kendi kendine örnek alma kolaylığı yaygınlaşmalı; yumurtalık kanserinde etkin tarama yok, korunma cerrahi yaklaşımlarla ameliyathanede başlıyor; menopoz sonrası kanama ve vulva kaşıntıları ciddiye alınmalı.
Jinekolojik kanserlere karşı aşı, tarama ve koruyucu cerrahi uyarısı