Menopoz sonrası kemik sağlığını korumanın etkili yolları
Menopoz sonrası kemik sağlığını korumanın etkili yolları
Osteoporoz, yani halk arasında bilinen adıyla kemik erimesi, kemik mineral yoğunluğunun azalması ve mikro yapının bozulması sonucunda kemiklerin zayıflayıp kırılgan hale geldiği sistemik bir iskelet hastalığıdır. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt osteoporozun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve genellikle ilk bulgunun kırık olduğunu vurgulamaktadır. En sık omurga, kalça ve el bileğinde kırıklar görülür; bunlar bel ve sırt ağrısı, boy kısalması ve duruş bozukluğuna yol açar.
kimler yüksek risk grubunda:
Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt’a göre en yüksek risk grubu 50 yaş üstü ve menopoz sonrası kadınlardır. Menopoz sırasında östrojen seviyesinin düşmesi kemik yıkımını hızlandırır; yaşla birlikte ise kemik yapım hızı azalır, yıkım hızı artar. Ayrıca ince, zayıf ve küçük kemik yapısına sahip bireylerde yatkınlık fazladır. Hareketsiz yaşam, sigara ve aşırı alkol tüketimi riski artırır.
kemik erimesine katkıda bulunan ilaçlar ve hastalıklar:
Bazı ilaçlar ve kronik hastalıklar kemik sağlığını olumsuz etkiler. Uzun süreli kortizon kullanımı (3 aydan uzun), aşırı tiroid hormonu tedavisi, meme ve prostat kanseri tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlar, uzun süreli mide koruyucu ilaçlar, bazı epilepsi ilaçları ve kan sulandırıcılar kemik yıkımını artırabilir. Hormonal hastalıklar (diyabet, tiroid ve paratiroid bezlerinin aşırı çalışması, Cushing hastalığı, hipogonadizm) ile erkeklerde testosteron eksikliği veya kadınlarda erken menopoz kemik kaybına zemin hazırlar.
Sindirim sistemi ve emilim bozuklukları da önemli birer etkendir: çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, obezite cerrahisi sonrası malabsorbsiyon ve kronik karaciğer hastalıkları kalsiyum ve D vitamini dengesini bozarak kemik metabolizmasını olumsuz etkiler. Kronik böbrek yetmezliğinde böbreğin D vitaminini aktifleştirme ve kalsiyum-fosfor dengesini sağlamadaki yetersizliği kemik metabolizmasını ciddi şekilde bozar. Romatoid artrit ve ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar ile multipl myelom, lösemi ve lenfoma gibi hematolojik hastalıklar da kemik yıkımını artırır. Ek olarak, felç veya uzun süre yatağa bağımlılık gibi durumlarda kemiklere yük binmemesi hızlı kemik kaybına neden olur.
doruk kemik kütlesini yüksek tutmanın önemi:
Tekkurt’un belirttiği gibi, 30’lu yaşların başında ulaşılan doruk kemik kütlesi ne kadar yüksek tutulursa ileriki yaşlarda kırık riski o kadar azalır. Bu nedenle erken yaşlardan itibaren bütüncül bir yaklaşım şarttır. Beslenme, fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişiklikleri bir arada uygulanmalıdır.
korunma için pratik öneriler:
Beslenme açısından kalsiyumun günlük alımı önemlidir; günlük 1000–1200 mg kalsiyum önerilir. Süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Kalsiyumun emilimi ve kemik dokusuna bağlanması için yeterli D vitamini gereklidir. D vitamini ihtiyacının en doğal kaynağı güneştir; cildin günde 10–15 dakika doğrudan güneş ışığı alması faydalıdır. Diyetle yeterli D vitamini alınamıyorsa hekim kontrolünde yılda en az bir kez D vitamini seviyelerine bakılmalı ve gerekirse takviye kullanılmalıdır.
Fiziksel aktivite kemikleri güçlendirir; yürüyüş, tempolu koşu, tenis ve dans gibi yer çekimine karşı yapılan aktiviteler kemik yoğunluğunu artırır. Başlangıç için haftada 3–4 gün, en az 30 dakika tempolu yürüyüş önerilir. Hafif ağırlıklar ve direnç bantları ile yapılan direnç antrenmanları kasları güçlendirirken kemik kütlesini korumaya yardımcı olur.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları da önemlidir: sigara ve alkol kemik sağlığına zarar verir, aşırı kahve tüketimi kalsiyumun böbrek yoluyla atılmasını artırabilir; bu nedenle kahve tüketimini sınırlamak yerinde olur. Özellikle risk altındaki, menopoz sonrası kadınların uzmanlar tarafından kemik taraması yaptırması önerilmektedir.
Sonuç olarak, osteoporozdan korunma; erken yaşta başlayan yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, zararlı alışkanlıklardan kaçınma ve gerektiğinde tıbbi izlemin sürdürülebilir uygulanması ile mümkündür.
MEDİCANA KONYA HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON UZMANI UZM. DR. HACI ALİ TEKKURT