Açılış töreninde üniversite vizyonu ve öğrenci sayısındaki artış:
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin 2026-2027 akademik yılı açılış töreni, konservatuvar öğrencilerinin konseriyle başladı. Tören konuşmasında üniversite rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, kurumun kısa ve orta vadeli hedeflerini özetledi. Kibar, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve akreditasyonun üniversitenin vizyonunun temel taşları olduğunu vurgulayarak, 2026-2027 döneminde üniversiteye 7 binin üzerinde yeni öğrencinin kaydolduğunu belirtti.
Rektör Kibar, alınan öğrencilerin 144 bölüm ve programdan 131’inde puan artışı yaşandığını söyleyerek eğitim, araştırma ve geliştirme altyapısını güçlendirme kararlılığını yineledi. Üniversitenin hedefi olarak "araştırma üniversitesi" kimliğine vurgu yaptı ve yeni açılan ön lisans programlarını örnekledi: yeşil ve ekolojik bina teknikerliği, akıllı seracılık ve dijital sağlık sistemleri programları.
Vali Özkan: kuşaklar arası dönüşümü yönetme gereği:
Manisa Valisi Vahdettin Özkan törende, gençlerle birlikte ilerlerken dijitalleşmenin getirdiği fırsatların yanında yüksek düzeyde riskler de taşıdığına dikkat çekti. Özkan, son 30 yıldaki kuşak farkının devasa olduğunu vurgulayarak, bu dönüşümün tarihî ve kültürel değerlerle, eğitimciler ve büyüklerle sürekli istişare içinde yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Dijital güvenlik ve yeni savunma anlayışı:
Açılışta ilk dersi veren İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, reel hayatla sanal hayatın iç içe geçtiği günümüzde güvenlik anlayışının değiştiğini belirtti. Yiğitbaşı, geçmişte sınırların ve tehlikelerin daha net olduğunu; bugünse bireylerin evdeki ekranlardan her türlü riskli içeriğe ulaşabildiğini anlattı. Bu yeni gerçeklik ışığında dijital mecraların yalnızca iletişim alanı olmadığını, toplumun kırılganlıklarını hedef alan yeni bir mücadele sahası hâline geldiğini ifade etti.
Yiğitbaşı, dezenformasyon ve manipülatif içeriklerin artık "bilgi kirliliği" olarak hafifletilemeyecek düzeyde toplumsal güvenliği tehdit eden unsurlar olduğunu belirterek, özellikle kriz ve afet anlarında sanal dünyada yürütülen mücadelelerin kritik önem taşıdığını söyledi.
Koruyucu yaklaşım ve teknoloji entegrasyonu:
Bakan Yardımcısı, değişen çağda vatan savunmasının da değiştiğini anlattı: "Dün şehirlerimizin etrafına surlar inşa ediyorduk. Ama bugün laboratuvarlarımızda artık siber vatanımızı koruyan algoritmalar ve kodlar yazıyoruz. Güvenliğimizi bu şekilde sağlamaya çalışıyoruz."
Yiğitbaşı, devletin temel ilkesinin vatandaşın canına, malına ve huzuruna yönelik tehdidi doğmadan bertaraf etmek olduğunu vurguladı. Bu amaçla emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve diğer birimlerin içişleri çatısı altında, neredeyse 700 bin personel ile çalıştığını belirtti. Bu koruyucu ve önleyici güvenlik anlayışının dört temel üzerinde yürütüldüğünü; riskin doğmadan tespiti, şehir huzur ve risk haritalarının çıkarılması, dijital alan izlemesi ve kriz anlarında doğru bilgi akışının sağlanmasının bu temeller olduğunu ifade etti.
Yiğitbaşı ayrıca iletişim başkanlığının dezenformasyonla mücadele merkezinin önemine değinerek sahadaki kurumsal kapasiteyle dijital ile fiziksel suçların eş zamanlı takip edildiğini söyledi ve çarpıcı bir ifadeyle: "Suçluları henüz niyet aşamasındayken tespit etmeye çalışıyoruz" diyerek önleyici yaklaşımı öne çıkardı.
Dolunay Projesi ve kurumlar arası eşgüdüm:
Konuşmada Dolunay Projesi ayrıntılarına da yer verildi. Yiğitbaşı, projenin siber dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve dijital suç gelirlerinin takibinde kurumlar arası eşgüdümü en üst seviyeye taşıyacağını belirtti. Projenin son aşamasında olduklarını söyleyen Yiğitbaşı, merkezde İçişleri koordinasyonunda bir mülki idare amirinin bulunacağını ve içinde bir savcı ile bir hakimin de görev alacağını açıkladı.
Dolunay merkezinde ayrıca MASAK, BTK, Bankacılık Denetleme Kurulu, emniyet ve jandarma gibi ilgili birimlerin yer alacağını, sistemin vatandaşın dolandırılma şüphesi hâlinde bürokratik adımları saniyelerle yarışarak kısaltacağını söyledi. Amaç, şüpheli işlemlerde paranın bloke edilmesi ve mağdurun zararın mümkün olan en kısa sürede giderilmesi yönünde hızlı adımlar atmaktı.
Yiğitbaşı, suç odaklarının teknolojiyi etkin kullandığı günümüzde devlet kurumlarının da teknolojik yetkinliğini artırmasının zorunlu olduğunu belirterek, yüksek teknolojili projelerle güvenlik konseptinin kökten dönüştürüldüğünü ifade etti.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ndeki tören, eğitim ve güvenlik alanındaki bu mesajlarla son buldu. Üniversite yönetimi, kent ve kamu kurumlarıyla yürütülen iş birliklerinin, hem gençlerin dijital fırsatlardan yararlanmasını hem de ortaya çıkabilecek risklerin yönetilmesini hedeflediğini vurguladı.

MANİSA CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ’NİN 2026-2027 YILI AKADEMİK AÇILIŞ’I DÜZENLENEN TÖRENLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!