Ana Sayfa

TGSD'den Türkiye markasını çok sektörlü stratejiyle yeniden inşa hamlesi

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Deniz Yılmaz
Paylaş
TGSD, 'Made in Türkiye'yi güçlendirmek için çok sektörlü bir ülke markası stratejisi önerdi ve 138 maddelik çerçeveyi 19. konferansta paylaştı.

konferans başladı: 'yeniden tanımlanan değer: made in türkiye'

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) bu yıl 50’nci kuruluş yılını kutlarken, sektörün çatı toplantısı 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı ‘Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye’ temasıyla açıldı. Açılışı Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya ile TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren yaptı. Etkinlik; kamu temsilcileri, yurt içi ve yurt dışı üreticiler, alım grupları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarından geniş katılım aldı.

çok sektörlü marka yaklaşımı: neden ve hedefler:

Dr. Ümit Özüren, 'Türkiye markası' teklifinin sektör sınırlarını aştığını, 'Made in Türkiye' algısının gastronomiden bilime, spordan sanata yayılan başarılarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Özüren konuşmasında örnek olarak şef Fatih Tutak'ın NATO zirvesi menüsünü, Prof. Canan Dağdeviren'in giyilebilir teknoloji çalışmalarını, Arda Güler'in Real Madrid performansını ve Kerem Bürsin'in uluslararası izleyici kitlesini gösterdi; bu çeşitliliğin ülke itibarını pekiştireceğini söyledi.

Özüren, Türkiye'nin hammaddeden kumaşa, tasarımdan nihai ürüne uzanan üretim yetkinliğini, coğrafi yakınlığı ve lojistik avantajlarını öne çıkararak, sektörler arası eşgüdümle 'Made in Türkiye' değerinin artırılabileceğini belirtti. Ayrıca TGSD Gelişim Akademisi ile gençlere eğitim ve bilgi akışı sağlandığını; Genç TGSD'nin dernek vizyonunda merkezi bir rol oynadığını dile getirdi. Özüren, gençlerin karar süreçlerine dahil edilmesi ve kadınların iş gücündeki temsilinin güçlendirilmesinin altını çizdi.

sektör görünümü: veriler ve uyarılar:

Konferansta düzenlenen "Kritik Eşikteyiz: Çıkış Yolu Nerede? Raporlar Ne Söyledi, Bugün Neredeyiz?" oturumunda TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ve TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç sahnedeydi. Narbay, sektörün zorlu bir sınav verdiğini ancak üretim gücünü koruduğunu vurguladı.

Narbey'in paylaştığı veriler öne çıktı: Ocak-Temmuz döneminde Avrupa Birliği'nin hazır giyim ithalatı %4,9, ABD'ninki %8,2 daralırken Türkiye'nin kaybı %1,5'te kaldı; Kuzey Amerika'ya ihracat %4,6 arttı. Ayrıca konkordato başvuruları %28 geriledi. Narbay, bu göstergelere rağmen toparlanmanın tam anlamıyla sağlanmadığını; zemin düzelmeden ve talep edilen stabilizasyon destekleri gelmeden dengenin kalıcı sayılmayacağını belirtti.

Rekabetin yalnız işçilik maliyetiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Narbay, hız, dikey entegrasyon, pazara erişim ve işletme standartları dikkate alındığında Türkiye'nin 23 ülke arasında birinci olduğunu ifade etti. Sektörün birim fiyatını 2022'den bu yana %13 yükselttiğini, üretimde %21 azalışa karşı verimliliği artırdığını ancak kârlılığın olumsuz etkilendiğini söyledi. Narbay, belirsizliğin uzun soluklu olacağına dikkat çekerek "yakın tedarik bir tercih değil, bir sigortadır" mesajını verdi; Avrupa için bu sigortanın en güçlü adresinin Türkiye olduğunu kaydetti.

TGSD, geçen yıl başlattığı 'Türkiye Markası' çağrısını somut bir politika önerisine dönüştürdü. Derneğin Strateji Haritası ve Uzgörü 2050 çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan 138 maddelik bir çerçeveye dönüştü. Narbay, mevcut 86 desteğin 83'ünün yeniden düzenlendiğini ve 55 yeni önerinin eklendiğini aktardı; çerçevenin birçok maddesinin teşviklerin tek elden, performansa ve niteliğe dayalı, ölçülebilir bir sisteme bağlanmasını öngördüğünü belirtti.

Konferansın uluslararası açılış konuşmasını ise McKinsey Hazır Giyim, Lüks Moda Sektörü Küresel Lideri Gemma D’Aura yaptı; D’Aura 'Yeni Değer Denklemi: "Made in Türkiye" Nerede Kazanıyor?' başlıklı sunumunda ülkenin rekabet avantajlarını ve değer zincirindeki fırsatları analiz etti.

ilerisi: doğrudan temas ve iş bağlantıları:

Konferansın ikinci gününde, 14 Ekim Çarşamba günü, her yıl olduğu gibi B2B ikili iş görüşmeleri düzenlenecek. Bu oturumlarda başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen alım grupları ile yerli üreticiler bire bir temas kuracak; kısa vadeli iş bağlantıları ve ihracat fırsatları için doğrudan görüşmeler yapılacak.

Sonuç olarak TGSD'nin liderliğinde sunulan çok sektörlü 'Türkiye markası' yaklaşımı, hazır giyim sektörünün sınırlarını aşan bir strateji çağrısı niteliği taşıyor. Önerilen 138 maddelik çerçeve ve vurgulanan yakın tedarik avantajı, Türkiye'nin küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor; ancak sektör temsilcileri tam bir stabilizasyon için kamu desteklerinin zamanında ve ölçülebilir şekilde hayata geçirilmesini bekliyor.

TÜRKİYE GİYİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (TGSD) TARAFINDAN DÜZENLENEN VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN EN BÜYÜK BULUŞMASI OLAN İSTANBUL HAZIR GİYİM KONFERANSI’NIN ON DOKUZUNCUSU, ‘YENİDEN TANIMLANAN DEĞER: MADE İN TÜRKİYE’ TEMASIYLA BAŞLADI. SOLDAKİ TGSD MÜŞTEREK BAŞKANI DR. ÜMİT ÖZÜREN - SAĞDAKİ TGSD MÜŞTEREK BAŞKANI TOYGAR NARBAY

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Deniz Yılmaz — Ekonomi Editörü
Editör: Deniz Yılmaz