Ana Sayfa

35 yaş sonrası gebelik planlayanlara yol haritası: erken değerlendirme ve bilinçli adımlar

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
35 yaş sonrası gebelik planlayan kadınlara uzman uyarısı: yumurtalık rezervi, riskler ve değerlendirme sürecinde zamanlama ile çift değerlendirmesi önemlidir.

Uzmandan temel öneriler:

Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, gebelik planlanırken yaşın biyolojik doğurganlık açısından dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Uzman, özellikle 35 yaş sonrasında yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesinde yaşa bağlı değişimlerin daha belirgin hale gelebileceğini belirtiyor ve bu dönemde bilinçli planlama yapılmasının önemini ifade ediyor.

Toplumsal eğilimler ve yaşın etkisi:

Kariyer planları, ekonomik endişeler ve yaşam koşullarındaki değişimler, kadınların ilk çocuklarını daha ileri yaşlarda doğurmasına yol açıyor. OECD verilerine göre kadınların ilk çocuk yaş ortalaması 2000'de 26,4 iken 2022'de 29,5 oldu; Türkiye'de ise 2022 yılı ilk doğum yaşı yaklaşık 27 olarak kaydedildi. Op. Dr. Deniz, ileri yaşta da sağlıklı gebeliklerin mümkün olduğunu; ancak gebelik elde etme süresinin uzayabileceğini ve bazı gebelik risklerinin yaşla birlikte artabileceğini belirtiyor.

Ne zaman değerlendirmeye başvurulmalı:

İnfertilite değerlendirmesinde başvuru zamanının yaşa göre değiştiğini belirten uzman, düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa 35 yaş ve üzerindeki kadınların 6 ay bekledikten sonra infertilite değerlendirmesi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmasını öneriyor. Ayrıca 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda daha erken değerlendirme gündeme gelebilir. Adet düzensizliği, bilinen yumurtalık rezervi sorunu, geçirilmiş yumurtalık veya rahim operasyonları ya da endometriozis gibi durumlar varsa yaşa bakılmaksızın erken değerlendirme gerekebilir.

Uzman, gebelik planlayan kadınların yaşını, adet düzenini, mevcut hastalıklarını, kullandıkları ilaçları, önceki operasyon ve gebelik öykülerini doktorlarıyla paylaşmasının önemini vurguluyor. Gerekli görüldüğünde yumurtalık rezervi ve diğer üreme sağlığı parametrelerini değerlendirmeye yönelik tetkikler yapılabileceğini, ancak tek bir test sonucunun tüm tabloyu göstermeyeceğini hatırlatıyor.

Erkek faktörünün de unutulmaması:

Op. Dr. Deniz, infertilitenin yalnızca kadın kaynaklı bir sorun olmadığını belirtiyor. Erkeklerde sperm üretimi yaşam boyu sürse de yaş ilerledikçe sperm sayısı, hareketliliği ve kalitesinde değişiklikler görülebiliyor. Bu nedenle gebelik oluşmadığında değerlendirme yalnızca kadına yönelik yapılmamalı; çift birlikte ele alınarak doğru zamanda doğru değerlendirme ile uygun bir yol haritası oluşturulmalıdır.

Sonuç olarak, doğurganlıkla ilgili kararlar korku ya da kaygıyla değil, kişinin yaşam planı ve sağlık durumu doğrultusunda bilinçli biçimde alınmalı; ileri yaşta gebeliği ertelemeyi düşünen kadınların bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından danışmanlık alması öneriliyor.

MEDİCANA INTERNATİONAL ANKARA HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI OP. DR. DENİZ HAN DENİZ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol