Adalet tartışmasında Gazze vurgusu: uluslararası sistem sınavda
Zirvenin genel çerçevesi:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi gibi başlıkların günümüz için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Konuşmasının başlangıcında adalet kavramına ilişkin tanımlara vurgu yapan Erdoğan, adaleti haklıya hakkının teslim edilmesi, güçsüzün korunması ve devletin üzerinde bina edildiği temel olarak tanımladı.
Adalet tanımı ve uluslararası eleştiri:
Erdoğan, farklı anayasa ve hukuk geleneklerine sahip devletlerin bir arada bulunmasının adalet tartışmasını zorunlu kıldığını ifade etti. Buna karşın mevcut uluslararası sistemin temsil, işlev ve meşruiyet açısından zayıfladığını savunarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın ruhuna atıfta bulundu. San Francisco'da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zemini olan metnin üzerinden 81 yıl geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, veto hakkına sahip beş ülkenin kararlarının tüm sistemi kilitlediğini söyledi.
Küresel adaletsizlikler:
Erdoğan, küresel ölçekte eğitim, teknolojiye erişim, iklim krizi, gıda güvenliği ve gelir adaletsizliği gibi alanlarda derinleşen uçurumlara dikkat çekti. Dünya nüfusunun belirli bir kesiminin ayrıcalıklı imkânlara sahip olmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, çevre kirliliğinin ve iklim etkilerinin adaletsiz dağılımının sürdürülemez olduğunu vurguladı. Ayrıca Hürmüz'deki tıkanıklık, Rusya-Ukrayna savaşı ile bölgesel çatışmalardan örnekler vererek sistemin çok yönlü kırılganlıklarını anlattı.
Gazze değerlendirmesi ve Türkiye'nin tutumu:
Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını sert ifadelerle ele aldı. Konuşmasında Gazze için: "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören, kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" değerlendirmesini yaptı.
Üç yıldır yaşanan saldırılarda sivillerin hedef alındığını, okulların, üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin zarar gördüğünü; binlerce çocuğun sakat kaldığını aktaran Erdoğan, 74 binden fazla Gazzeli hayatını kaybettiği iddiasını yineledi. Ayrıca ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025 tarihinden bu yana bin 500 Filistinlinin katledildiğini ve 5 binden fazla kişinin yaralandığını söyledi.
Türkiye'nin tepkisini de sıralayan Cumhurbaşkanı, ülkenin Uluslararası Adalet Divanı'na müdahillik başvurusu yaptığını, İsrail'le ticari işlemleri tamamen durdurduğunu ve küresel su mut filosuna yönelik saldırıların faillerine yönelik olarak kırmızı bülten çıkarıldığını ifade etti. Erdoğan, uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini ve yargı-yaptırım mekanizmalarının yeterince işletilmediğini kaydetti.
Sınır aşan suçlarla mücadele ve işbirliği:
Erdoğan konuşmasında sınır aşan suçlarla mücadelenin önemine de değindi. Suç coğrafyasının teknolojik gelişmelerle küreselleştiğini, elektronik para, kripto varlıklar ve sosyal medyanın suç örgütleri tarafından etkin kullanıldığını belirtti. Bu bağlamda işbirliğinin şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, 2026'nın ilk dokuz ayında Türkiye'nin yaptığı iade ve adli işlemleri örnek gösterdi: 294 kişinin iadesi sağlandı, farklı aramalar kapsamında 736 kişi ülkeye getirildi.
Erdoğan, hukukun dışına çıkanların dünyanın hiçbir yerinde huzur bulmaması gerektiğini, Türkiye'nin bu konuda kararlı olduğunu ve Türk adaletinin gereğini er ya da geç yapacağını sözlerine ekledi.
Son vurgular:
Konuşmasının sonunda Erdoğan, uluslararası sistemin adil ve etkili olabilmesi için değişimin şart olduğunu belirterek 'Dünya 5'ten büyüktür' ve 'daha adil bir dünya mümkündür' mesajlarını yineledi. Türkiye'nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini, bulunduğu her platformda güçsüzlerin sesi olmaya kararlı olduğunu vurguladı ve dünyanın bütün aktörlerinden işbirliği beklediğini söyledi.
CUMHURBAŞKANI RECEP ERDOĞAN, ÇIRAĞAN SARAYI'NDA DÜZENLENEN ULUSLARARASI ADALET ZİRVESİNE KATILDI.