Ana Sayfa

Ankara için yeşil dönüşüm: sanayinin rekabet gücünü artırma yol haritası

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Berk Doğan
Paylaş
ASO: SKDM'ye hazırlık, Ankara sanayisinin düşük karbonlu üretime geçişini rekabet avantajına çevirebilir; ölçme, uygun finansman ve ölçekli destek gerekli.

ASO raporu: SKDM süreci Ankara sanayisinin yapısını ve rekabetini şekillendiriyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından yayımlanan "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi" başlıklı araştırma, 2013–2023 dönemine ait firma düzeyli verilerle SKDM'nin Türkiye ve Ankara sanayisi üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Raporda, 1 Ekim 2023'te başlayan geçiş dönemi öncesi dönemin referans kabul edildiği; SKDM'nin 1 Ocak 2026'daki tam uygulama aşamasına geçişinin ise ilerleyen yıllarda dönüşümün izlenmesine olanak sağlayacağı vurgulanıyor.

Ankara'nın AB pazarındaki konumundaki değişim:

Rapora göre, Türkiye toplam ihracatı 2013–2023 arasında 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükselirken, SKDM kapsamındaki ürünlerin 2023'te ülke ihracatı içindeki payı %7,75 seviyesinde gerçekleşti. Ankara'da SKDM kapsamındaki ürünlerin kent ihracatı içindeki payı ise yaklaşık %7 olarak kaydedildi.

Ankara'nın AB'ye yönelik SKDM ihracatındaki göreli payı 2013'te %3,33 iken 2023'te %4,44'e çıktı; aynı dönemde AB'ye SKDM ihracatı Ankara için 95 milyon dolardan 334 milyon dolara yükseldi. Bu veriler, Ankara'nın AB pazarındaki konumunun güçlendiğine işaret ediyor.

Ürün kompozisyonunda da dikkat çekici bir dönüşüm var: ana metaller imalatının payı %72,63'ten %25,83'e inerken, fabrikasyon metal ürünleri imalatı %12,01'den %33,83'e yükseldi. Makine ve ekipman imalatı ise %10,58'lik payla öne çıkıyor. Raporda bu eğilim, Ankara sanayisinin daha ileri işlenmiş ve katma değeri yüksek ürünlere yöneldiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Finansman, maliyetler ve kırılganlıklar:

ASO raporu, Ankara'daki SKDM kapsamındaki ihracatçı firmaların finansal görünümünde hem güçlü yanlar hem de kırılganlıklar tespit ediyor. 2023'te bu firmaların kâr oranı %12,45 ile Türkiye ortalaması olan %10,06'nın üzerinde gerçekleşti; borçluluk oranı da %18,07 ile daha düşük seviyede bulundu. Ancak finansman yapısında banka kredilerinin payı dikkat çekiyor: Ankara'da mali borçlar içindeki banka kredi payı %86,35 seviyesine ulaşırken, Türkiye genelinde bu oran %65,89 olarak hesaplandı.

Maliyet tarafında ise girdi alımlarının brüt satışlara oranı 2023'te Türkiye genelinde %98,98 iken Ankara'da %128,05 olarak ölçüldü. Raporda bu yüksek oranın, artan girdi maliyetleri yanında firmaların fiyat dalgalanmalarına karşı stok artırma ve tedarik sürekliliğini güvence altına alma davranışlarıyla da ilişkilendirilebileceği belirtildi.

Orta ölçekli firmaların durumu ve politika gereklilikleri:

Analiz orta ölçekli firmaların SKDM sürecinde özellikle desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Ankara'daki orta ölçekli firmaların, ülke genelindeki orta ölçekli firmaların toplam ihracatı içindeki payı incelenen dönemde yaklaşık %4'ten %3,45'e geriledi. Bu firmalarda banka kredilerinin toplam borçlar içindeki payının ise %40'ların üzerine çıktığı belirlendi. Emisyon hesaplama ve raporlama gereklilikleri, enerji ve üretim süreçlerine yönelik yatırımlar ile yeşil finansa erişim ihtiyacı, teknik ve mali kapasitesi sınırlı firmalar için ek yük oluşturabilecek.

Bu nedenle rapor, İzleme-Raporlama-Doğrulama (MRV) altyapısının güçlendirilmesi, KOBİ'lere yönelik ölçek duyarlı destek paketleri, uzun vadeli ve düşük maliyetli yeşil finansman mekanizmalarının yaygınlaştırılması, ihracat desteklerinin düşük karbonlu yatırımlarla bütünleştirilmesi ve firma ölçeğini gözeten teknik desteklerin önemini öne çıkarıyor.

Pazar yönelimleri ve gelecek eşik:

Rapor ayrıca, SKDM'ye daha yüksek düzeyde maruz kalan Ankara firmalarının AB pazarındaki konumlarını korurken, AB dışındaki pazarlara yönelik SKDM kapsamındaki ihracatlarını Türkiye geneline kıyasla daha güçlü artırdıklarını ortaya koyuyor. Bu durum, firmaların alternatif pazarlara yöneldiğini gösterse de rapor, 2026'dan itibaren mali yükümlülüklerin başlayacağı dönemde yalnızca pazarı çeşitlendirmenin yeterli olmayacağını; düşük karbonlu üretim, emisyon verisinin ölçülmesi ve doğrulanması ile yatırım kapasitesinin belirleyici olacağını vurguluyor. Ayrıca, raporda fiyatlama davranışlarında ve ithal girdiler içinde "yeşil" kategoride bir artışın istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı belirtiliyor.

ASO'dan net çağrı: dönüşümü fırsata çevirmek

ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde karbon maliyetinin uluslararası ticarette doğrudan bir unsur haline geldiğini hatırlatarak, "Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz" ifadelerini kullandı.

Ardıç, üretim kompozisyonundaki değişimin fırsat yarattığını; ana metal ağırlığının azalması ve fabrikasyon metal ile makine gibi ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkmasının, enerji ve kaynak verimliliği ile karbon yönetimiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. ASO'nun önceliklerini ise teknik altyapı (MRV), ölçekli destek paketleri, uygun maliyetli yeşil finansman ve öngörülebilir bir dönüşüm yol haritası oluşturma olarak sıraladı ve oda olarak sanayicilerin bu süreçte finansmana erişimini ve politika yapımına katkı sağlamayı sürdüreceklerini söyledi.

Rapordaki bulgular, Ankara sanayisinin SKDM ile gelen yeni rekabet koşullarına hazırlanması için hem kurumsal kapasite hem de finansman araçlarında dönüşüm gerekliliğini ortaya koyuyor. Özellikle makine ve ekipman imalatında mevcut kapasitenin düşük karbonlu ve yüksek katma değerli üretimle desteklenmesi, kentin AB pazarındaki konumunu güçlendirmeye hizmet edecek önemli bir alan olarak öne çıkıyor.

ASO YÖNETİM KURULU BAŞKANI SEYİT ARDIÇ

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Berk Doğan