Ana Sayfa

Antalya suyu için sektörler arası eylem planı hazırlanıyor

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~4 dk Editör: Berk Doğan
Paylaş
Antalya Ticaret Borsası öncülüğündeki Antalya Su Diyaloğu, COP31 öncesi 23 Eylül'deki Su Zirvesi'ne kadar kent için somut su eylem planı oluşturmayı hedefliyor.

Antalya su geleceğini masaya yatırdı:

Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından başlatılan Antalya Su Diyaloğu toplantılarının ilki, "Tarımda Su Yönetimi ve Turizmde Su Yönetimi" gündemiyle ATB toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıların amacı, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde kentin su yönetimi önceliklerini netleştirip, 23 Eylül'de düzenlenecek Antalya Su Zirvesi'ne kadar uygulanabilir bir eylem planı ortaya koymak olarak açıklandı.

ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın tarım, turizm, ticaret ve sanayi gibi temel dinamiklerinin ortak paydasının su olduğunu vurgulayarak, "Antalya’nın geleceğini konuşacaksak, önce suyunu konuşmalıyız" dedi. İklim değişikliği, değişen yağış rejimi, artan kuraklık riski ve nüfus artışının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi ve artık sadece su miktarını sormanın yeterli olmadığı; mevcut suyun doğru ve verimli kullanımının asıl gündem olması gerektiği söylendi.

Sektörler arası ortak sorumluluk çağrısı:

Çandır, tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetiminin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, suyun "tek bir sektörün meselesi" olmadığını kaydetti. Tarımda sulama verimliliğinin artırılması, turizmde su tüketiminin azaltılması ve yeniden kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin sağlanması ile kent içi kayıp-kaçakların azaltılmasının eşzamanlı yürütülmesinin önemine dikkat çekildi. Toplantıların sonunda ortaya konacak Antalya Su Eylem Planı’nın "ne yapılmalı, kim yapmalı, nasıl ve ne zaman yapılmalı ve sonuçlar nasıl izlenmeli" sorularına cevap verecek bir yol haritası içermesi bekleniyor.

Plan yapmaktan eyleme geçmeye:

Çandır, "Artık plan yapıp rafa kaldırma zamanı değil, eyleme geçme zamanıdır" diyerek 23 Eylül’deki Antalya Su Zirvesi’nde kent düzeyinde ortak su iradesinin daha somut ve güçlü bir çerçeveye dönüştürüleceğini söyledi. COP31’in Antalya’da düzenlenmesini bir fırsat olarak değerlendiren Çandır, kentin yapacağı çalışmalarla yalnızca ev sahibi olmakla kalmayıp, su sorunlarını ele almış ve önceliklerini belirlemiş örnek bir kent olabileceğini vurguladı. Çandır toplantıda ayrıca, "Su; ortak değerimiz, ortak sorumluluğumuz, ortak geleceğimizdir" ifadesini kullandı.

Belediye ve kurumların önerileri:

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu da iklim değişikliğinin kentte günlük yaşama etkilerinin belirginleştiğini belirterek, Manavgat yangını, Kumluca’daki sel ve Kepez’deki aşırı yağışları örnek gösterdi. Büyükşehir olarak peyzaj uygulamalarında daha az su tüketen bitki ve ağaç türlerine yöneldiklerini söyledi.

Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş ise turizm, tarım ve sanayinin su kaynakları üzerindeki baskısını vurguladı. Türkiye’de kişi başı günlük su tüketiminin yaklaşık 150 litre olduğunu, 5 yıldızlı otellerde bu rakamın 500 litrenin üzerine çıkabildiğini belirterek, turizmin sürdürülebilirliğinin su yönetiminden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Öntaş, atıksu ve yeniden kullanım uygulamalarının turizmde de önceliklendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

ASAT'ın hedefleri ve yatırımlar:

Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürü Cengiz Gülebay, iklim değişikliğinin yağış rejimini bozduğuna ve betonlaşmanın yağmur suyunun yeraltına ulaşmasını engellediğine dikkat çekti. Antalya’da içme suyunun büyük bölümünün derin sondaj kuyularından sağlandığını; bazı kuyuların 300 metre derinliğe indiğini aktardı. Yeni kaynak arayışlarının tek başına çözüm olmadığını vurgulayan Gülebay, mevcut suyun verimli kullanımının gerekliliğini yineledi.

Gülebay, ASAT’ın kayıp-kaçak oranını %34,57 seviyesine düşürdüğünü ve hedefin %25 olduğunu açıkladı. Son 6 yılda içme suyu altyapısına yaklaşık 27 milyar lira yatırım yapıldığını ve atıksu arıtma tesislerinden günlük yaklaşık 750 bin metreküp suyun denize deşarj edildiğini belirtti. Arıtılmış suyun tarımda yeniden kullanılmasının büyük bir fırsat olduğu belirtilerek, Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Tarımda kalite ve tuzluluk takibi:

Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, suyun miktarının yanı sıra kalitesinin de kritik olduğunu vurguladı. Antalya’nın karstik yapısı nedeniyle yüzeydeki faaliyetlerin yeraltı su kaynaklarını etkileyebildiğini, Kırkgöz kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirtti. Teknik çalışmalar kapsamında yaklaşık 65 milyon metreküp suyun sistem içinde tutulabilme potansiyeli olduğu aktarıldı.

Irmak, Demre, Kumluca, Finike ve Manavgat gibi bölgelerde tuzluluk baskısının arttığını söyleyerek, Sulama Suyu Tuzluluk Risk Haritası oluşturma çalışmalarına başlandığını açıkladı. Ayrıca sera çatılarından toplanan yağmur suyunun kuyu suyuyla harmanlanarak sulama suyunun kalitesinin yükseltilebileceği; düdenlerin korunmasıyla yağmur suyunun tutulup toprağa sızdırılarak kentin "sünger kent" yaklaşımının güçlendirilebileceği vurgulandı.

Uzman sunumları ve yol haritası:

Toplantıda akademisyenler ve sektör temsilcileri, Antalya’nın su potansiyeli ve arz güvenliği, meteorolojik kuraklık, sürdürülebilir peyzaj, yerel yönetimlerde su yönetimi, üreticinin su kullanımı, Korkuteli Sulaması’ndaki iyi uygulamalar, turizmde sürdürülebilirlik, su verimliliği ve gri suyun arıtılarak yeniden kullanımı gibi konularda sunumlar yaptı. Elde edilen öneriler, 16 Eylül’de düzenlenecek ikinci toplantıda ("Kentsel Su Yönetimi" ve "Sanayi Sektörü Su Yönetimi" başlıkları) derinleştirilecek ve ardından 23 Eylül’de düzenlenecek Antalya Su Zirvesi’nde ortak eylem çerçevesine dönüştürülecek.

Toplantıya ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdür Yardımcısı Oğuzhan Karabulut ile kamu kurumları temsilcileri, akademisyenler, tarım sektörü ve ilgili paydaşlar katıldı.

Toplantıdan çıkarılan ana mesaj, kent için suyu koruma, suyu verimli kullanma ve sektörler arası koordinasyonla somut adımlar atma zorunluluğuydu; bundan sonraki süreçte önerilerin uygulanabilir eylemlere dönüşmesi bekleniyor.

ANTALYA SU DİYALOĞU TOPLANTILARININ İLKİ, "TARIMDA SU YÖNETİMİ VE TURİZMDE SU YÖNETİMİ" BAŞLIĞIYLA ATB TOPLANTI SALONUNDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Berk Doğan