Ana Sayfa

Antibiyotikleri doğru kullanmak gelecek nesillerin ilaç güvenliğini koruyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Türkiye'nin yüksek antibiyotik tüketimi, gereksiz ve yanlış kullanımla direnci artırıyor; hekim önerisiyle doğru ve uygun antibiyotik kullanımı şart.

Antibiyotik direnci alarm veriyor

Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gülay Kılıç, antibiyotiklerin gereksiz ve yanlış kullanımının direnç gelişimini hızlandırdığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin Avrupa’da antibiyotik tüketiminde ilk sırada yer alması, sorunun boyutunu ortaya koyuyor ve hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından risk oluşturuyor.

Antibiyotikler sadece bakterilere karşı etkilidir:

Antibiyotikler viral enfeksiyonları tedavi etmez. Uzm. Dr. Gülay Kılıç, grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklarda antibiyotik kullanımının gereksiz olduğunu, çünkü bu ilaçların virüsleri yok edemeyeceğini vurguluyor. Bu tür yanlış uygulamalar iyileşmeyi hızlandırmadığı gibi gereksiz ilaç maruziyetine ve bakteri dirençliliğinin artmasına yol açıyor.

Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmaması gerektiği konusunda net olan Kılıç, hastaların daha önceki bir hastalıktan kalan antibiyotikleri yeniden kullanmaması, başkasına yazılan reçeteyi almaması ve tedaviyi önerilenden farklı uygulamaması gerektiğini belirtiyor. Antibiyotik gerekliliğine, dozuna ve kullanım süresine hasta kendi başına karar vermemeli; hekim önerisine uyulmalıdır.

Doğru seçim, gereksiz geniş spektrum kullanımdan daha önemlidir:

Antibiyotik seçiminde ilacın etki spektrumu ve hastanın klinik durumu öncelikli olmalı. Daha geniş etkili antibiyotiklerin her zaman daha iyi olduğu düşüncesi hatalıdır. Kılıç, tedavi planının enfeksiyonun türüne, muhtemel etkenlere, hastanın özelliklerine ve gerektiğinde mikrobiyolojik test sonuçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söylüyor.

Gereksiz yere geniş spektrumlu ilaçlara başvurmak, toplumdaki bakteriler üzerinde direnç baskısını artırıyor. Bunun sonucu olarak elimizdeki etkili seçenekler azalıyor; bazı hastalarda daha yan etkili, daha az etkili veya hastanede izlem gerektiren tedavilere başvurmak zorunda kalınabiliyor. Nadir durumlarda tedavi başarısızlığıyla bile karşılaşılabiliyor.

Uzm. Dr. Kılıç, antibiyotiklerin etkinliğinin korunması için sadece bireysel sorumluluğun değil, sağlık sistemi düzeyinde önlemlerin de gerekli olduğunu vurguluyor. Antibiyotik tüketimi ve direnç oranlarının bilimsel verilerle izlenmesi, doğru politika ve uygulamaların geliştirilmesine temel oluşturacak.

Mücadele toplumsal önlem ve izleme gerektirir:

Antibiyotik direnciyle mücadelede birden çok önlem birlikte uygulanmalı. Kılıç, bu önlemler arasında akılcı antibiyotik kullanımı, enfeksiyonların önlenmesi, el hijyeni, aşılamanın desteklenmesi, hastanelerde enfeksiyon kontrolü ve direnç verilerinin düzenli izlenmesi olduğunu sıralıyor. Bu uygulamalar, hem bugünün hem de gelecek nesillerin tedavi imkanlarını korumak açısından hayati önem taşıyor.

Sonuç olarak, antibiyotikler her ateşte ya da her boğaz ağrısında başvurulacak ilaçlar değildir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunun viral olduğunu hatırlatan Kılıç, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın, hekim önerilerine uymanın ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik temel önlemlerin uygulanmasının bu mücadelenin temel adımları olduğunu belirtiyor. Antibiyotiklerin gelecek nesiller için etkinliğini koruyabilmesi, bugünkü bilinçli kullanımımıza bağlıdır.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANI UZM. DR. GÜLAY KILIÇ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol