Atatürk Üniversitesi'nde nanobiyoteknoloji deneyimi yerli üretime dönüşüyor
Atatürk Üniversitesi'nde nanobiyoteknoloji deneyimi yerli üretime dönüşüyor
Atatürk Üniversitesi, nanobiyoteknoloji alanında uluslararası akademik birikimi kuruma kazandırma ve bilimsel çıktıları ülke içinde üretime dönüştürme hedefiyle yeni bir döneme giriyor. İngiltere'de nanomalzeme ve nanobiyomalzeme alanlarında çalışmaları bulunan Prof. Dr. Tapas Sen, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun davetiyle Türkiye'ye gelerek Atatürk Üniversitesi İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü bünyesinde göreve başladı.
uluslararası deneyimin üniversiteye taşınması:
Prof. Dr. Tapas Sen, University of Central Lancashire (UCLan) ve kendi girişimi olan NanoSen Ltd. üzerinden geliştirdiği çalışmalarıyla tanınıyor. Akademik yaşamında manyetik boncuk teknolojileri, eğitim amaçlı nanoteknoloji kitleri ve laboratuvar ekipmanları gibi farklı ürün ve uygulama alanlarında projeler yürüten Sen’in 20 yılı aşkın deneyimi, Atatürk Üniversitesi’nin araştırma altyapısıyla buluşturulacak.
Üniversite yönetimi, bu iş birliğiyle hem akademik çalışmaları güçlendirmeyi hem de bu çalışmaların ticarileşmesine zemin hazırlamayı amaçlıyor. Yapılacak ortak projelerde uluslararası deneyim ile yerel araştırma potansiyelinin eşgüdümlü çalışması bekleniyor.
bilimsel bilginin ürüne dönüşmesi:
Yürütülecek çalışmalar kapsamında NanoSen Ltd. tarafından geliştirilen nanobiyoteknoloji ürün ve teknolojilerinin Türkiye’de üretimine yönelik Ar-Ge faaliyetleri planlanıyor. Bu yaklaşımın hedefleri arasında üniversite-sanayi iş birliklerinin derinleştirilmesi, ileri teknoloji alanında yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve araştırma çıktılarının katma değerli ürüne dönüşmesi yer alıyor.
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu çalışmayı sadece akademik bir iş birliği olarak görmediklerini vurgulayarak, "Bir araştırma üniversitesi olarak temel hedeflerimizden biri, sahip olduğumuz bilimsel birikimi yalnızca akademik çıktılara dönüştürmekle sınırlı tutmamak; bu birikimi ülkemizin ihtiyaçlarına cevap verecek teknolojilere ve katma değerli ürünlere dönüştürmektir. Prof. Dr. Tapas Sen’in uluslararası deneyimini üniversitemizin araştırma ekosistemiyle buluşturmayı bu anlayışın önemli bir adımı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Rektör ayrıca, üniversitenin stratejisinin genç araştırmacıları ve disiplinlerarası çalışmaları desteklemek olduğunu belirtti. Bu perspektifle Atatürk Üniversitesi, nanobiyoteknoloji çalışmalarının uzun vadede hem kurumun bilimsel kapasitesine hem de ülkenin yüksek teknoloji üretim hedeflerine katkı sağlayacağına inanıyor.
Projede aktif görev alacak genç araştırmacılardan biri olan Dr. Öğr. Üyesi Kağan Tolga Cinisli de Sen ile yakın iş birliği içinde çalışacak. Bu ortak çalışma zemininin, uluslararası akademik deneyim ile yerel araştırmacıların bilgi ve tecrübelerini bir araya getirerek yeni araştırma imkanları oluşturması bekleniyor.
Atatürk Üniversitesi’nde planlanan çalışmaların, nanobiyoteknoloji ve biyoteknoloji alanlarında yeni araştırma kapasiteleri geliştirmesi, uluslararası iş birliklerini artırması ve yerli üretim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİNDEN NANOBİYOTEKNOLOJİDE YERLİ ÜRETİM HAMLESİ