Ateşten soğumayan zanaat: kalaycılığın son ustası
Ateşin başında geçen yarım asır
Ramazan Kalaycı, dede ve baba mirası olan kalaycılığı aralıksız sürdüren dördüncü kuşak usta. 66 yaşında olan Kalaycı, yaklaşık 50 yıldır ateşin başında çalıştığını söylüyor ve mesleğin zorluklarını, inceliklerini anlatıyor.
Kuşakların mirası ve usta anlatısı:
Küçük yaşlarda dedesinin ve babasının yanında kap sürterek, köy köy dolaşarak mesleğe başladığını aktaran Kalaycı, aileden devraldığı işi yaşatmaya çalıştığını belirtiyor. Uzun yılların deneyimi, ona bu zanaatta hem beceri hem de sabır kazandırmış. Ancak usta, yeni nesilde çıraklık talebinin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu vurguluyor. Çırak yetişmemesi nedeniyle bu mesleğin temsilci sayısının hızla azaldığını ifade ediyor.
Kalaylamanın işaretleri ve dayanımı:
Kalaycılıkta bakır kapların ne zaman kalaylanması gerektiğini belirleme yöntemlerini de paylaşan Kalaycı, bakırın tabanından çıkan kırmızılık ve göverme adı verilen renk değişimlerinin en önemli işaretler olduğunu söylüyor. Doğru temizleme ve özenli kullanım halinde, bakırın kalayının oldukça uzun süre dayanacağına dikkat çekiyor ve geleneksel kullanımın sağlık açısından tercih edildiğini belirtiyor.
Hatıra eşyalar ve gurbetçilerin tercihleri:
Eski bakır eşyaların günümüzde daha çok gurbetçi vatandaşlar tarafından yaşatıldığını aktaran Kalaycı, hatıra değeri taşıyan eşyaların onarıldığını ve hem şark köşesi hem de günlük kullanım amacıyla değerlendirildiğini söylüyor. Bu sayede aile yadigârı bakırların değerinin korunabildiğini belirtiyor.
Usta, mesleğin hem teknik hem de kültürel boyutunu korumanın önemine vurgu yapıyor; çırak yokluğunun zanaatın sürekliliğini tehdit ettiğini ifade ederek, bu alana ilgi duyulmasının gerektiğini dile getiriyor. Biz bu mesleğin son kuşağıyız sözleri, kalaycılığın geleceğine dair kaygıyı özetliyor.
4. KUŞAK KALAYCI USTASI RAMAZAN KALAYCI