Ana Sayfa

Ayasofya'nın kubbesi gri brandalarla örtüldü, şehir silueti farklılaştı

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Oğuzhan Kılıç
Paylaş
Restorasyon kapsamında ana kubbe çelik çatı ve gri alev yürütmez brandayla korundu; iç mozaikler ve minarelerde paralel güçlendirme çalışmaları sürüyor.

Ayasofya'da restorasyon görünür hale geldi:

İstanbul'un tarihi simgelerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde devam eden kapsamlı restorasyon çalışmaları, yapının siluetinde belirgin bir değişim yarattı. Ana kubbenin üzerine kurulan geçici çelik konstrüksiyon, dış etkenlere karşı koruma sağlamak amacıyla gri renkli bir branda ile kaplandı; bu örtü, şehir içinden ve Boğaz'ın karşı kıyısından dahi dikkat çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıklamasına göre, örtüde kullanılan branda yüksek güvenlik standartlarına sahip ve alev yürütmez özellikte. Renk seçimi ise kubbenin geleneksel kurşun görünümüyle görsel uyum sağlama amacı taşıyor. Uygulama sırasında amaç, yapının özgün dokusuna zarar vermeden dış yüzey çalışmalarını sürdürmek ve aynı zamanda ibadet ile ziyaretçi akışını etkilememek olarak açıklandı.

Kubbe ve iç mozaiklerin korunması:

Ana kubbede yürütülen çalışmalarda mevcut kurşun kaplamaların sökülmesi, onarımı veya yenilenmesi ve kubbenin güçlendirilmesi planlanıyor. Dış cephedeki restorasyon sürerken, iç bölümdeki tarihi mozaiklerin mevsimsel koşullardan olumsuz etkilenmemesi için kapsamlı bir geçici koruma sistemi devreye alındı.

Bu çerçevede kubbenin üstüne kurulan çelik platformun üstü brandayla kapatılırken, iç mekânda mozaiklerin korunması amacıyla detaylı önlemler alındı. Kurulum öncesinde yapılan çalışmalarda zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirildiği bildirildi.

43,5 metre yüksekliğindeki platform ve teknik hazırlıklar:

Restorasyon kapsamında iç mekânda kullanılan platform sistemi 43,5 metre yüksekliğinde kuruldu. Bu platform, hem restorasyon ekibine erişim sağlamak hem de mozaik ve iç yüzeyleri güvenli şekilde korumak için tasarlandı. Sistem kurulumu öncesindeki teknik değerlendirmeler, ilerleyen çalışmaların güvenliği ve yapının taşıma kapasitesinin korunması açısından kritik kabul edildi.

Geçici çelik çatının ve koruyucu brandanın amacı, yapıyı yağış, rüzgâr ve diğer mevsimsel etkilerden izole ederek restorasyonun kontrollü biçimde yürütülmesini sağlamaktır. Bakanlık yetkilileri, bu önlemlerin restorasyon takvimini ve eser güvenliğini öncelikli hale getirdiğini vurguladı.

Minare restorasyonunda kontrollü müdahaleler:

Restorasyon programı çerçevesinde kuzeydoğu minaresindeki çalışmalar tamamlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü açıklamasına göre 65 metre yüksekliğindeki minarenin üst bölümlerinde Bilim Heyeti kararıyla kontrollü kısmi söküm ve yeniden yapım uygulandı; minarenin alt bölümlerinde ise güçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi.

Çalışmalar sırasında 411 taş ile 26 sıra basamak kontrollü şekilde sökülüp sınıflandırıldı. Yeniden kullanılabilecek özgün taşlar korunurken, onarım ve tamamlamaya ihtiyaç duyan parçalara konservasyon uygulandı. Külah bölümündeki ahşap elemanlar konservasyondan geçirildi, bakır alem onarılarak altın varakla kaplandı ve yerine monte edildi. Yapılan müdahalelerle minarenin deprem güvenliğinin günümüz standartlarına yaklaştırıldığı da belirtildi.

Genel restorasyonun hedefi, yaklaşık 15 asırlık yapının özgün malzemelerini mümkün olduğunca koruyarak deprem güvenliğini artırmak ve yapıyı gelecek nesillere aktarmaktır. Çalışmalar, Bilim Heyeti ile ilgili koruma kurullarının kararları doğrultusunda sürdürülüyor ve yetkililer ibadet ile ziyaret hizmetlerinin devam ettiğini vurguluyor.

İSTANBUL’UN TARİHİ SİMGELERİNDEN AYASOFYA-İ KEBİR CAMİ-İ ŞERİFİ’NDE SÜRDÜRÜLEN KAPSAMLI RESTORASYON ÇALIŞMALARI, TARİHİ YAPININ SİLUETİNDE DE KENDİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI.

Oğuzhan Kılıç — Karadeniz & Doğa Editörü
Editör: Oğuzhan Kılıç