Ana Sayfa

Bakü'de müzikle örülen kardeşlik köprüsü

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Bakü'de 'Yarının Sanat Elçileri' programında Türkiye ve Azerbaycanlı genç sanatçılar ortak kültürel mirası müzikle canlandırdı, yeni köprüler kuruldu.

Bakü'de kültürel miras müzikle buluştu

Bakü'de düzenlenen "Yarının Sanat Elçileri: Azerbaycan ve Türkiye Kardeşlik Ezgileri" programı, iki ülkenin ortak kültürel hafızasını müzik aracılığıyla yeniden görünür kıldı. Etkinlik, Azerbaycan Yunus Emre Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleştirildi ve programda Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileriyle birlikte Azerbaycanlı sanatçılar yer aldı.

etkinliğin katılımcıları ve repertuarı:

Program için özel olarak hazırlanmış repertuar, Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak mirasını yansıtan parçalar ile dinleyicilere sunuldu. Organizasyona katkı veren Azerbaycan Yunus Emre Enstitüsü, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra yerel sanatçılar da sahnede yer aldı. Etkinlikte yer alan enstrümanlar ve yorumlar, iki ülke arasında tarihsel ve kültürel bağların müzikal boyutunu öne çıkardı; programda özellikle Dombra gibi kadim çalgıların sesi dikkat çekti.

kültürel bağların vurgulanması:

Bakü Yunus Emre Enstitüsü temsilcisi Gökhan Seyhan, etkinliğin amacını şu sözlerle özetledi: "Biz bu programda Azerbaycan’ın kültürünü, misyonunu, ortak olan kültürümüzü, tarihimizi yeniden hatırlatmak istedik. Hatırlatılan yerlere sanat köprülerinin yeniden tekrardan bir köprü daha kurulacağına inanıyoruz. Gençlerin böyle yerleri gezmeleri, sanat değerlendirmeleri bizim için çok önemliydi." Seyhan'ın ifadeleri, kültürel mirası canlı tutma ve genç kuşaklar arasında etkileşimi artırma hedefini netleştirdi.

Azerbaycan Diller Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmalar Merkezi Başkanı Celal İbrahimli de etkinliğin önemine dikkat çekti ve etkinlikteki performansların tarihî kökleri ve dil üzerinden taşıdığı anlamı vurguladı: "Edep bakımından, ahlak bakımından, Türk milletinin kültürü bakımından ve bugün de biz Yunus Emre Enstitüsü’nde diğer sanat müziğini dinledik. Burada sanatçılar bir araya toplandı ve biz burada Türk milletinin kadim müzik aletlerini gördük, Dombra gördük ve Dombrada kadim Türk’ün sesini işittik, yalın Türk sesini orada hissettik. Çünkü Türk dili ortaya çıktığında oldukça yalın bir yapıdaydı ve bizim temelimizi ortaya koyuyordu. Burada enstrümanlarımızı, müziğimizi ve dilimizi gördük. Gelecekte de bu doğrultuda çalışmalar yürütmeliyiz. Hem milli kıyafetlerimizi hem de milli adetlerimizi korumalıyız. Bugün bu müziği yaşatan ve koruyanlar sanatçılardır. Ben de Yunus Emre Enstitüsü’ne, böylesine değerli sanatçıları sık sık davet ettiği ve Türk dünyasıyla ilgili bu tür üst düzey etkinlikler gerçekleştirdiği için teşekkür ediyorum. Düşünüyorum ki bu çalışmalar sadece Azerbaycan’da değil, bütün Türkistan’da hayata geçirilebilir. Çünkü tarihten gelen mesajları doğru şekilde kullanmayı bilmeliyiz".

Etkinlik, sadece sahnedeki performanslarla sınırlı kalmayıp kültürel kimliğin aktarımı ve korunmasına dair mesajlar taşıdı. Organizasyon yetkilileri ve katılımcılar, benzer projelerin genç sanatçılar arasında diyaloğu güçlendirdiğini ve bölgede kültür köprüleri kurulmasına katkı sağladığını belirtti. Program, iki ülke arasında süregelen tarihî bağların sanatsal bir anlatımla yeniden yorumlanmasına vesile oldu ve gelecek benzeri iş birliklerine zemin hazırladı.

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen "Yarının Sanat Elçileri: Azerbaycan ve Türkiye Kardeşlik Ezgileri" başlıklı programda Azerbaycan ve Türkiye'nin ortak kültürel mirasını yansıtan kardeşlik ezgileri seslendirilirken, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağları müzik aracılığıyla dinleyicilerle buluştu.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç