balıkesir'in ilk vekilleri mecliste değil cephedeydi
Balıkesir'in milletvekilleri yemin için değil cephe için Ankara'ya geldi
Araştırmacı yazar Aydın Ayhanın arşiv ve belge incelemeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk açılış döneminde Balıkesir temsilcilerinin mecliste bulunamadığını ortaya koyuyor. Ayhan, bölgedeki Kuvayi Milliye hareketi içinde Ayvalık, İvrindi, Salihli, Akhisar ve Soma cephelerinde süren direniş sebebiyle vekillerin cephede kaldığını belirtiyor.
Meclise gelme, yemin ve izin süreci:
Ayhan'ın aktardığı kayıtlara göre Balıkesirli üç milletvekili — Mehmet Vehbi Bolak, Hasan Basri Çantay, Abdülgafur Iştın Efendi — Haziran ayı sonunda Ankara'ya gelerek yemin etti. Yemin eder etmez ortak bir dilekçe verip TBMM'den resmi cephe izni istediler ve kayıtlı izinle tekrar cepheye döndüler. Balıkesir'in 30 Haziran 1920'de işgal edilmesiyle bölgedeki hareketlilik arttı ve bu vekillerin mecliste hazır bulunmama gerekçesi belgelerle destekleniyor.
Meclis kayıtlarında bu iznin ve dilekçenin yer aldığı, ancak milletvekillerinin cepheden ne zaman döndüğüne dair net bir kayıt bulunmadığı, yalnızca yaklaşık iki ay sonra mecliste konuşmalara yeniden başladıklarının görüldüğü belirtiliyor.
Kuvayi Milliye içinde örgütlenme ve acil müdahaleler:
Ayhan, Kuvayi Milliye Kütüphanesi koleksiyonunda yer alan belgeler eşliğinde Balıkesir'deki direnişin yalnızca silahlı çatışma değil, aynı zamanda gizli haberleşme ve lojistik ağlarla yürütüldüğünü aktarıyor. Bu ağın başında Varnalı İsmail Hakkı Bey olduğu, kendisinin o dönem bir dükkân sahibi olduğu ve daha sonra belediye başkanlığı yaptığı kaydediliyor.
Ayhan'ın anlattığı bir anekdotta, çatışmalarda yaralanan bir kişinin kolunun kangren olması üzerine yerel bir doktorun morfin bulunmadığı için gece karanlığında müdahaleyi gerçekleştirdiği, yarının sabahında kolun sarılı ve heybeyle taşınmış şekilde ortadan kaybolduğu ifade ediliyor. Bu tür örnekler, bölgedeki acil tıbbi müdahalelerin ve gizli desteğin somut göstergesi olarak sunuluyor.
Yunan yargılamaları ve gizli tanıklar:
Balıkesir'den kaçırılan veya esir alınan Türklerin Yunan makamlarınca Bandırma'da yargılandığı, bu süreçte yaklaşık 100 civarında kişinin dava edildiği belirtiliyor. Ayhan, elindeki Yunanca yargılama tutanaklarını tercüme ettirdiğini ve o dönemde gizli tanık uygulamasının kullanıldığını vurguluyor.
Buluntular arasında yer alan 2-3 sayfalık bir evrakta 70 kişilik bir gizli tanık listesinin bulunduğu; bunlardan 5'inin gayri müslim, 65'inin müslüman olarak kaydedildiği ve evrakların Yunan makamlarınca damgalandığı aktarılıyor. Ayrıca bazı yerel yöneticilerin işgal döneminde göreve devam ettiği, örneğin Muhiytin Bey'in Balıkesir'den kaçtığı ve sonrasında Yunanistan'da öldüğü not ediliyor.
Ayhan'ın araştırması, Balıkesir'in Kuvayi Milliye geleneği ve meclisle cephe arasındaki bağın belgelenmesine katkı sağlıyor; TBMM kaydında yemin, dilekçe ve verilen cephe izni gibi süreçlerin izleri korunuyor.
MİLLETVEKİLLERİ MEHMET VEHBİ BOLAK, HASAN BASRİ ÇANTAY, ABDÜLGAFUR IŞTIN EFENDİ'NİN FOTOĞRAFLARI