Bilal Erdoğan: kültürel diplomasiyle Türk dünyasından İslam coğrafyasına birlik vizyonu
Program ve katılımcılar:
Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Diplomasi Atölyesi'nde gençlerle bir araya geldi. Program, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş ve AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yücenin katılımıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirildi.
Erdoğan konuşmasında "Türk Dünyasında Kültürel Diplomasi ve Ortak Gelecek" alt başlığıyla Türkiye Yüzyılı vizyonunun kapsamını gençlerle paylaştı. Toplantıda Türk dünyası, gönül coğrafyası, İslam coğrafyası ile kültürel diplomasi ve Türkiye'nin bölgesel rolü ele alındı.
Türkiye Yüzyılı: ekonomi ötesinde bir hedef:
Bilal Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedefinin yalnızca ekonomik büyüme ve refah meselesi olmadığını vurguladı. Konuşmasında savaşlar, adaletsizlikler ve uluslararası dengesizliklere dikkat çekerek, bu tür sorunlara seyirci kalmanın Türk toplumunun değerleriyle bağdaşmadığını belirtti. Erdoğan, "Niye Türkiye Yüzyılı gibi bir hedefi ciddiye alalım? Zengin olacağız, güçlü olacağız, ne olacak?" sorusunu gençlere yöneltti ve güçlü olmanın manipülasyona karşı korunma anlamı taşıdığını ifade etti.
Bu çerçevede Erdoğan, ülkenin güçlenmesinin sadece iç mesele olmadığını; bölgesel dayanışma ve iş birliğinin de stratejik önem taşıdığını söyledi. "Çünkü güçlü olmazsak eziliriz. Güçlü olmazsak manipüle edilen olmuş oluruz."
Türk dünyasından başlayarak bölgesel güç birliği:
Erdoğan, Türkiye'nin öncülüğünde inşa edilebilecek bir iş birliği modelinin adım adım genişleyebileceğini savundu. Buna göre önce Türk dünyasında yakınlaşma sağlanmalı, ardından gönül coğrafyası ve İslam dünyasıyla ilişkiler güçlendirilmeli. Erdoğan, bu vizyonun gücünü "çarpan etkisi" benzetmesiyle anlattı: Türkiye tek başına güçlendikçe, tarihi ve kültürel bağları olan coğrafyalarla ortaklık kurularak etki katlanabilecektir.
Konuşmada özellikle Türkiye ile Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır örnekleri üzerinde duruldu. Erdoğan, bu ülkelerin ekonomik olarak birbirine daha yakın seviyelere gelmesi durumunda oluşturulacak potansiyelin altını çizerek, "Bu dört ülkenin Türkiye, Suudi Arabistan ekonomik gelişmişlik düzeyine geldiği zaman ekonomik büyüklüğü 5 trilyon dolar oluyor" değerlendirmesini paylaştı. Bu tür bir iş birliğinin somut ekonomik imkanlar yaratacağını vurguladı.
Batı'daki dini ve kültürel farklılıklar içinde kurulan ortaklıklara dikkat çeken Erdoğan, Avrupa Birliği içindeki çeşitliliğe rağmen iş birliği kurulabildiğini hatırlatarak, Türkiye ve yakın coğrafyayı birbirine bağlayan dini, kültürel ve dilsel bağların bu süreçte önemli bir avantaj sunduğunu söyledi. Kendi ifadeleriyle, "Bu vizyonla ilerlersek İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz."
Kültürel diplomasi ve yumuşak güç:
Erdoğan, kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğini ve Türkiye'nin yumuşak gücünün bunlardan beslendiğini belirtti. Türk dizilerinin farklı coğrafyalarda yakaladığı ilginin bu etkinin bir göstergesi olduğunu söyledi ve ortak tarih ile inanç bağlarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Konuşmasında, Türkler, Kürtler, Araplar, Boşnaklar, Arnavutlar ve Çerkezler arasındaki ortak tarihsel ve dini bağların öne çıkarılmasının hem Türk dünyasındaki yakınlaşmaya hem de İslam ülkeleri arasındaki iş birliğinin derinleşmesine katkı sağlayacağını belirtti. Erdoğan, bu sürecin uzak bir hayal değil, planlı adımlar ve kültürel diplomasi ile ulaşılabilir bir hedef olduğunu vurguladı.
Sözlerini gençlere seslenerek sürdüren Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel sorumluluk ve fırsatlarını yakalayabilmesi için güçlü ekonomik ve kültürel temellerin birlikte inşa edilmesi gerektiğini ifade etti ve gençleri bu vizyon içinde aktif rol almaya çağırdı.
KONUŞMASINDA TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFİNİN YALNIZCA EKONOMİK KALKINMA VE REFAH MESELESİ OLARAK GÖRÜLMEMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTEN ERDOĞAN, DÜNYADA YAŞANAN SAVAŞLARA VE ADALETSİZLİKLERE DİKKATİ ÇEKTİ.