Bildirimler ilişkide güven ve doyumu nasıl etkiliyor
Sosyal medya etkileşimleri çift ilişkilerinde yeni bir çatışma alanı oluşturuyor
Sosyal medya üzerindeki küçük etkileşimler, çiftlerin gündelik huzurunu ve ilişki doyumunu etkileyebiliyor. Uzman Psikolog Arzu Hamurcu bu durumun seanslarda sıkça gündeme geldiğini belirterek, sosyal medya kaynaklı kıskançlığın ilişkinin verimini düşürdüğünü vurguluyor. Hamurcu, bu etkileşimlerin ekran kapandıktan sonra da ilişkide etkisini sürdürdüğünü ifade etti.
Ekran kapansa sorun bitmiyor:
Hamurcu, sosyal medyada başlayan tartışma örneklerini şöyle aktarıyor: "'Bir fotoğraf beğendim', 'sadece takip isteği', '2-3 mesaj bu kadar hepsi çok abarttın' gibi cümlelerle başlayan sosyal sadakatsizlik, bizim seanslarda da en çok konuştuğumuz konulardan biri." Bu tür küçük görülen eylemler, diğer taraf için "bu ilgi o kişiye doğru mu kaydı?" gibi derin kaygıları tetikleyebiliyor. Uzman, saha gözlemlerine dayanarak sosyal medyadaki etkileşimlerin ilişkinin tatminini azaltabildiğini belirtiyor ve "Sosyal medyadaki herhangi bir bildirim bile çiftlerin tartışmasına sebep oluyor" sözünü vurguluyor.
Güven ve sınırların önemi:
Hamurcu'ya göre kriz çıkmadan önce çiftlerin güveni ve sınırları konuşması gerekiyor. Eski partnerlerle iletişim, çevrimiçi etkileşimler, sosyal medyadaki beklentiler ve çiftlerin birbirinden bekledikleri somutlaştırılmalı; böylece "zihin okuma"ya dayanan gereksiz tartışmalar önlenebilir. Ayrıca, partnerinizin "bu benim için önemli" diyorsa bunu küçümsememek gerektiğini söylüyor; tepkilere değil, karşı tarafın neden böyle hissettiğine odaklanmak ilişkide fark yaratıyor.
Hamurcu, mahremiyet hakkına da dikkat çekiyor: "şifre vermek eşittir yüzde yüz güveni temsil eden bir yerde değil bizim için." Yani bir kişinin şifre vermemesi otomatik olarak aldatma sayılmıyor; önemli olan çiftler arasındaki saygı ve davranışların tutarlılığı. Sınır ihlali olduğunda ise somut örneklerle güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini, aynı konunun sürekli gündeme getirilmemesi ve ihlali yapan tarafın benzer davranışlara geri dönmemesinin beklendiğini belirtiyor.
Hamurcu, sınır aşımı durumunda net bir tanımlama gerektiğini ifade ederek, "Çiftler arasında bu sınır aşılırsa ancak biz oraya sadakatsizlik diyebiliriz" diyor. Tartışmaların "zaten bilmeliydin" gibi varsayımlarla sürdürülmesinin çözüm üretmediğini, aksine ilişkinin daha çok zarar gördüğünü ekliyor. Güvenin yeniden kurulması için tarafların somut adımlar atması gerektiğini ve bu sürecin tek başına yürümeyeceği durumlarda çift terapisine başvurulmasının uygun bir yol olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, sosyal medyadaki etkileşimler küçük görünse de çiftlerin hislerinde büyük etkiler yaratabiliyor. Hamurcu'nun önerisi açık: iletişim kurun, sınırlarınızı somutlaştırın, karşı tarafın duygusunu anlamaya çalışın ve gerektiğinde profesyonel destek alın—çünkü bazen bir "beğeni" yalnızca bir beğeni değil, yeniden sağlanması gereken bir güven sorusudur.
UZMAN PSİKOLOG ARZU HAMURCU