Ana Sayfa

Bir çuval unla hayata tutunan kadın Serdivan pazarının gözleme ustası

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~2 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
54 yaşındaki Muazzez Akdoğdu, eşinin borçları ve zorluklara rağmen bir çuval unla üretime başladı; bugün Serdivan Köylü Pazarı'nda günde 50–150 gözleme satıyor.

Bir çuval unla başlayan mücadele:

Serdivan ilçesi Beşevler Mahallesi'nde yaşayan 54 yaşındaki Muazzez Akdoğdu, eşinin vefatının ardından hayatını ve 3 çocuğunun geleceğini güvence altına almak için zorlu bir yolculuğa çıktı. Eşinin borçları nedeniyle zaman zaman hukuki sorunlar yaşayan Akdoğdu, ağır ekonomik koşullarda ayakta kalabilmek için çeşitli yevmiyeli işlerde çalıştı; kışın yırtık terlikle temizlik işlerine gitti ve aileyi geçindirmek için mücadele etti.

Hayatının dönüm noktası, evine aldığı bir çuval un oldu. Evinin bir köşesini temizleyip üretime başlayan Akdoğdu, erişte, kuru yufka, tarhana, baklava, börek ve sarma gibi ev yapımı ürünler hazırlayıp satmaya başladı. Küçük adımlarla büyüttüğü üretim sayesinde çocuklarını okula gönderdi ve aile ekonomisini ayağa kaldırdı.

Pazarda emeğin karşılığı:

Günümüzde Muazzez Akdoğdu, Serdivan Köylü Pazarı'nda gözleme tezgahının başında çalışıyor. Yüzde 50 engelli olmasına ve bir elini tam olarak kullanamamasına rağmen üretime devam eden kadın, yoğun günlerde günde 150'ye kadar, normalde ise en az 50 gözleme yapıp satarak gelir elde ediyor. Akdoğdu, üretimin ve satışın kendisine sadece gelir sağlamadığını, aynı zamanda toplum içinde bir yer edinmesine de yardımcı olduğunu söylüyor.

Akdoğdu müşterileriyle kurduğu ilişkiyi sıcak ve samimi olarak tanımlıyor: "Açamadığım elimle gözleme yapıp satabiliyorum burada. Yüzde 50 engelliyim. Engelli olan kimse kendini engelli görmesin. Müşterilerim çok iyi, artık onlara müşteri demiyorum, komşu diyorum." Bu bağ, pazardaki düzenli satışların sürekliliğinde etkili oluyor; müşteriler eksik verdiği parayı geri getiriyor, unutulan eşyaları getirip alıyorlar.

Toplumsal dayanışma ve geçmişin izleri:

Akdoğdu, yalnızca kendi geçimini sağlamadı; köydeki diğer kadınların da üretime katılması için gayret gösterdi. Evde reçel veya benzeri ürünler yapan kadınların satışta zorlandığını görünce isimlerini not aldı, muhtara başvurdu ve kooperatif fikrini gündeme getirdi. Ulaşım imkânı olmadığı için kapı kapı dolaşarak müşterilere ulaştığını, bir aracı olsaydı satışlarının daha da artacağını ifade ediyor.

Yaşanan yıllar boyunca büyük sıkıntılar çekildiğini de anlatan Akdoğdu, eşinin vefatından önce kolon kanseriyle mücadele ettiğini ve 94 yılında eşini kaybettikten sonra hayata yeniden tutunduğunu belirtiyor. Eşinin borçları nedeniyle kısa süreliğine hapishaneye düştüğünü de söylüyor; buna rağmen pes etmedi ve ailesini büyüttü.

Muazzez Akdoğdu'nun hikâyesi, dar imkânlarla başlayıp sürdürülebilir gelir elde eden, engelliliğe rağmen üretime devam eden bir kadının azim ve dayanışma öyküsünü yansıtıyor. Hem çocuklarını büyütmüş hem de çevresindeki kadınları cesaretlendirmeye çalışmış olan Akdoğdu, pazarda açtığı tezgâhla hem kendi hayatını hem de küçük bir topluluğun umudunu güçlendiriyor.

SAKARYA’DA EŞİNİ KAYBETTİKTEN SONRA 3 ÇOCUĞUYLA HAYAT MÜCADELESİ VEREN 54 YAŞINDAKİ MUAZZEZ AKDOĞDU, YAŞADIĞI TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN ÇALIŞMAKTAN VAZGEÇMEDİ.

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz