Bir fincanda saklı kalori: kahve molasının maliyeti
Kahvenin kalorisi ve eşlik eden riskler:
Günlük yaşamda sıkça tüketilen kahve, doğru tercih edildiğinde kilo kontrolüne uyum sağlayabilir. Ancak kahvenin yanında tercih edilen yiyecekler ve gün içindeki toplam kafein alımı, beklenenden fazla enerji alımına yol açarak kilo hedeflerini sekteye uğratabilir. Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, kahve tüketiminin kişisel kafein duyarlılığı, beslenme düzeni, uyku alışkanlıkları ve mevcut sağlık sorunlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sade Türk kahvesi düşük kalorili tercih olabilir:
Sade, şekersiz Türk kahvesi enerji değeri açısından düşük olup, birçok beslenme planında yer alabilir. Ancak kahvenin enerji içeriğini artıran en önemli unsur, içine eklenen şeker ve kahve molaları sırasında tüketilen tatlılar, bisküvi ya da çikolata gibi eşlikçilerdir. Kilo verme sürecinde olan kişiler için kahveyi tamamen yasaklamak gerekmez; dikkat edilmesi gereken, kahvenin hangi eşlikçilerle ve hangi sıklıkta tüketildiğidir.
Kahve molasında lokum ve çikolataya dikkat:
Türk kahvesinin yanında lokum ikramı kültürel bir gelenektir, fakat beslenme açısından her kahve tüketiminde lokum tüketmek zorunlu değildir. Her gün düzenli olarak lokum, çikolata veya başka tatlılar tüketmek, zamanla fark edilenden daha fazla enerji alımına neden olabilir. Eğer lokum tüketilecekse porsiyonun küçük tutulması ve bunun günlük beslenme düzeni içinde değerlendirilmesi önemlidir.
Bitter çikolata yüksek kakao içeriğiyle tercih edilebilse de bunun sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmediğini Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz hatırlatıyor. Bitter de enerji içerir; küçük porsiyonlar ile yetinmek, büyük miktarlarda tatlı tüketmekten daha farklı sonuç verir. Kahvenin yanında tatlı tüketimi çoğu zaman fizyolojik bir zorunluluk değil, alışkanlıktır; bu alışkanlığın farkında olmak porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.
Kafein miktarı, zamanlama ve bireysel tolerans:
Kahve ve kafein, metabolizma üzerinde bazı etkiler oluşturabilse de Türk kahvesini doğrudan zayıflama aracı olarak görmek doğru değildir. Kilo kaybının temeli sürdürülebilir enerji dengesi, yeterli ve dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzına uygun alışkanlıklardır. Ayrıca kafein duyarlılığı kişiden kişiye değişir; uykuya dalma güçlüğü, uyku kalitesinde bozulma, çarpıntı veya mide yakınmaları yaşayan kişilerin kahve tüketimini zamanlamalı ve miktarını azaltmalıdır.
Unutulmamalıdır ki sadece Türk kahvesi değil; çay, filtre kahve, enerji içecekleri, kola ve kakao içeren bazı ürünler de günlük kafein alımına katkıda bulunur. Bu nedenle gün içerisindeki tüm kaynaklar birlikte değerlendirilmelidir.
Su, aroma ve pratik öneriler:
Türk kahvesinin yanında su ikramı hem kültürel hem de pratik açıdan faydalıdır; fakat kahve nedeniyle vücudun susuz kaldığı düşüncesiyle suyun yalnızca kahve içilirken tüketilmesi gerektiği şeklinde kesin bir yaklaşım doğru değildir. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı sudur ve kahve tüketenlerin gün boyunca yeterli su içmeye devam etmesi önem taşır.
Ayrıca şekersiz kahve içemeyenler için tarçın gibi doğal aromalar, tat beklentisini hafifletmeye yardımcı olabilir; ancak tarçının tek başına kan şekeri kontrolü veya kilo kaybı sağladığı düşünülmemelidir.
Pratik sağlıklı kahve molası önerisi olarak Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, şekersiz Türk kahvesi, yanında su ve gündelik beslenme planına uygun küçük bir eşlikçiyle kahve keyfinin sürdürülebileceğini, önemli olanın miktar, zaman ve beraberindeki yiyeceklerin dengelenmesi olduğunu belirtiyor. Özellikle sık tekrarlanan küçük atıştırmalıkların toplam enerjiye etkisi göz ardı edilmemelidir.
UZM. DYT. AYÇA SENA YILMAZ