Ana Sayfa

bir günde çöken hatlar: Afyon’da Yunan 1. Ordu’su dalga beklerken tsunamiyle karşılaştı

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Oğuzhan Kılıç
Paylaş
Prof. Dr. Resul Yavuz, Büyük Taarruz’da Mustafa Kemal’in 220 bin kişilik ordusuyla Yunan savunmasını bir günde çökerttiğini vurguladı.

Afyon’da bir günde çöken savunma hattı

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Resul Yavuz, 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, Büyük Taarruz sürecinin sahada kazanılan kesin askerî üstünlükle sonuçlandığını belirtti. Yavuz, Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında yürütülen lojistik, askerî ve diplomatik hazırlıkların zaferde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Hazırlık ve ordunun dönüşümü:

Yavuz, Eskişehir-Kütahya döneminde Türk ordusunun yaklaşık 60-65 bin civarında lojistik imkana sahip olduğu, buna karşılık Yunan ordusunun 120 binin üzerinde olduğunu hatırlattı. Ancak bir yıl içinde Mustafa Kemal önderliğinde kurulan ve Anadolu halkının desteğiyle büyüyen 220 bin kişilik bir orduyla yürütülen titiz hazırlıkların seyrin değiştirdiğini söyledi. Sakarya’da elde edilen deneyimlerin lojistik düzenlemeler, askerî planlama ve diplomasi alanındaki yoğun çalışmayla birleştiğini vurguladı.

Taarruzun sürprizi ve sonuçları:

Diplomasi kanallarından beklenen sonucun alınamaması üzerine Türk birliklerinin 26 Ağustos saat 05.30’da Afyon’un güneyinden taarruza geçtiğini belirten Yavuz, Yunan 1. Ordu Komutanı Trikopis’in saldırının en fazla yedi tümenle gerçekleşeceğini düşündüğünü aktardı. Yavuz’un ifadesiyle, "Trikopis ve Yunan 1. Ordusu, dalga beklerken tsunamiyle karşılaştı." Gerçekte gizlice kaydırılan 12-13 tümen taarruzun ölçüsünü değiştirdi ve savunma hatları beklenenden çok daha kısa sürede çöktü.

Yabancı askeri heyetlerin cephe incelemelerinde ortaya koyduğu değerlendirmeler de doğru çıkmadı; örneğin İngiliz Albay Nairne’nin raporunda Yunan hattının "bir savaş makinası gibi" olduğu ve Türk ordusunun bu hatları aşmasının imkânsız göründüğü ifade edilmişti. Buna karşın, Mustafa Kemal komutasındaki birlikler, yabancıların "6 ayda aşamaz" dediği hatları bir gün içinde geçti ve Afyon 27 Ağustos saat 17.00’de düştü.

Taarruzun ardından Türk kuvvetlerinin Boğazlar ve Çanakkale yönlerine yönelmesiyle diplomatik tablo değişti. Yavuz, İtilaf kuvvetlerinin İstanbul’daki mevcudunun 6 bini bile bulmadığını, buna karşılık Boğaz’ı saran Türk kuvvetlerinin 100 bini aştığını belirterek, İngiltere’nin hezimetten kaçınmak için Mustafa Kemal ile masaya oturmak ve Mudanya Ateşkes Anlaşması sürecini başlatmak zorunda kaldığını söyledi.

İzmir’in kurtuluşuyla ilgili değerlendirmesinde Yavuz, 9 Eylül sabahı Türk ordusunun Yüzbaşı Şerafettin komutasında İzmir’e girip valilikte bayrağı çektiğini, 8 Eylül akşamı Yunan idaresinin İngilizlere devrettiği şehrin 9 Eylül’de İngilizler tarafından Türk ordusuna teslim edildiğini söyleyerek, İzmir’in "bir daha düşman ayağı basılmayacak şekilde" kurtulduğunu aktardı.

Prof. Dr. Resul Yavuz’un analizinde öne çıkan temel vurgu, zaferin pazarlık veya şans eseri değil; disiplinli hazırlık, halkın inancı ve Mustafa Kemal’in stratejik liderliğiyle sahada kazanılan belirgin üstünlük sonucu elde edildiğidir.

BANDIRMA ONYEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. RESUL YAVUZ

Oğuzhan Kılıç — Karadeniz & Doğa Editörü
Editör: Oğuzhan Kılıç