Bölgesel dayanışmanın örneği: Bakü'den Antalya'ya süren iklim diplomasisi
baküde toplanma ve ana mesajlar:
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (CW4) kapsamındaki 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası (BCAW 2026) üst düzey açılış programında konuştu. Programa, COP başkanlıklarını yürüten ülkelerden bakanlar, üst düzey temsilciler ve uluslararası kuruluşlar katıldı. Bayramov konuşmasında, iklim değişikliğinin artık öngörü olmaktan çıkıp somut etkiler doğurduğunu ve bunun bölgesel ekonomilere doğrudan finansal baskı getirdiğini vurguladı.
iklim değişikliğinin bölgesel izleri:
Bayramov, Hazar Denizi örneğini vererek son birkaç yılda denizin önemli ölçüde küçüldüğünü belirtti ve Bakü kıyılarında gözlenen değişimin hem çevresel hem de ekonomik etkilerine dikkat çekti. İklim risklerinin artmasının, ulusal kamu maliyesi ve ekonomik istikrar üzerinde ek yükler yarattığını söyledi ve bu yüklerin küresel istikrarsızlık, çatışmalar ve piyasa dalgalanmalarıyla daha da şiddetlendiğini kaydetti.
bakü finans hedefi ve uluslararası taahhütler:
Bayramov, COP29’da iklim finansmanı, karbon piyasaları ve Paris Anlaşması çerçevesinde alınan kararların, kaynak eksikliği yaşayan ülkelerin eylemlerini hızlandıracağını belirtti. Bakü finans hedefinin gerektiği şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak Bakü-Belem 1,3 trilyon ABD doları tutarındaki İklim Finansmanı Yol Haritası'nın (BLM) iklim finansmanını harekete geçirebileceğini gösterdiğini ifade etti. Bu çerçevede hedefin 300 milyar ABD dolarının ötesine geçmesi gerektiğinin altını çizdi.
ulusal politikalar ve enerji dönüşümü:
Azerbaycan’ın iklim gündeminde aktif bir rol oynamaya devam edeceğini belirten Bayramov, ülkenin Üçüncü Ulusal Katkı Beyanı (NDC)nı sunduğunu ve büyük ölçekli güneş ile rüzgâr projeleri, hidroelektrik kapasitesinin genişletilmesi ve uluslararası ortaklıklarla temiz enerji projeleri yoluyla yenilenebilir kapasiteyi artırdığını anlattı. Halihazırda imzalanmış anlaşmaların yaklaşık 6 gigavat ilave güneş ve rüzgâr kapasitesi öngördüğünü; Azerbaycan’ın bu planlarla 2030 hedeflerine yönelik küresel beklentilerin ötesine geçmeye hazırlandığını belirtti. Bayramov ayrıca ülkesi için, geleneksel enerji üreticilerinin yeşil ve sürdürülebilir bir geleceğin öncüleri olabileceğini gösterme kararlılığını vurguladı.
diplomasi, etkinlikler ve üçlü mekanizmalar:
Bayramov, eş başkanlık sürecinin ardından Azerbaycan’ın ivmesini koruduğunu; Mayıs ayında Bakü'nün 13. Dünya Kentsel Forumuna, Haziran ayında ise Birleşmiş Milletler Dünya Çevre Gününe ev sahipliği yaparak küresel çevre eylemindeki rolünü pekiştirdiğini anlattı. Türkiye, Brezilya ve Avustralya ile iş birliği içinde Belem Misyonu 1.5 Üçlü Başkanlık formatında rapor hazırlamak üzere çalışmaların sürdüğünü belirtti.
bölgesel dayanışma ve sonraki adımlar:
Bayramov resmi ve gayriresmi kanallarda kurulan iş birliğinin önemine işaret ederek, 2024'ten bu yana Şamahı toplantıları aracılığıyla baş müzakerecileri bir araya getirip güven inşa ettiklerini söyledi. Konuşmasında, COP31 hazırlıkları çerçevesinde Türkiye'ye verilen desteği teyit ederek, iş birliğinin süreklilik, iddialı iklim finansmanı mekanizmaları ve sürdürülebilir küresel eylem açısından model oluşturduğunu belirtti. Bayramov'un ifadesiyle: "COP29 ve COP31 başkanlıkları arasındaki iş birliği, bölgesel dayanışmanın bir modelidir."
Toplantıdan çıkan mesaj, Bakü'de başlayan ivmenin Antalya'ya taşınması ve finansman, politika ile uygulama alanlarında somut adımların atılmasının desteklenmesi oldu. Azerbaycan'ın hem ulusal adımları hem de çok taraflı diplomasi gayretleri, gelecek dönemde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesine odaklanacağını gösteriyor.
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası'nın (BCAW 2026) üst düzey açılış programında gerçekleştirdiği konuşmada, "COP29 ve COP31 başkanlıkları arasındaki iş birliği, bölgesel dayanışmanın bir modelidir" dedi.