Ana Sayfa

Çanakkale boğazı'nda mavi denizanası yoğunluğu için yüzme ve korunma uyarısı

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~2 dk Editör: Aslı Han
Paylaş
Çanakkale Boğazı'nda artan Rhizostoma pulmo (mavi denizanası) yoğunluğu için Prof. Dr. Suat Ateş uyardı: denize girerken kuyruk bölgesine temas etmeyin, yön değiştirin.

uzman uyarısı ve halka öneriler:

ÇOMÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Ateş, Çanakkale Boğazı'nda son dönemde artan mavi denizanaları yoğunluğunu değerlendirdi. Dalgıçlar tarafından sualtı kamerasıyla yüzeye yakın görüntülenen bu canlıların görülmesinin vatandaşlarda panik yarattığı belirtildi.

Ateş, bu türün insan sağlığı açısından zehirli olmadığını ancak temas halinde rahatsızlık verebildiğini vurguladı. Canlıların yapısının %97 oranında su olduğunu ve güneş ışığına ya da kara ortamına çıktıklarında kolayca eriyebildiklerini söyledi. Yüzme sırasında karşılaşıldığında mümkün olduğunca yön değiştirilmesi, şemsiye bölgesine değil, özellikle kuyruk bölgesine temas edilmemesi gerektiğini belirtti. Kuyruk ve tentakül hücrelerinden açığa çıkan kimyasal sıvının, su içinde hemen hissedilmemesine karşın karaya çıktıktan sonra yoğun acı ve yanma oluşturabildiği aktarıldı.

ekosistem ve yoğunluğun nedenleri:

Ateş, Marmara ve Türk boğazlar sisteminde Rhizostoma pulmo türünün son dönemlerde daha yaygın görüldüğünü, daha önce de olan görüntülerin bu kadar yoğun popülasyon oluşturmadığını söyledi. Türün Karadeniz ekosisteminde yoğun bulunmasının, dalga ve akıntı hareketleriyle veya bireylerin kendi hareketleriyle sistem içine girişine katkı sağladığı ifade edildi. Yüzey sularında az görülse de 3-5 metre derinlikler altında yoğunluk gösterebildiği bildirildi.

Bu türün ekosistemde pelajik balık türlerinin larva ve yumurtalarını, fito ve zooplanktonu tükettiği, dolayısıyla Karadeniz için predatör bir rol oynayabildiği belirtildi. Besin zincirindeki dengelerin değiştirilmemesi gerektiği, bu canlıların tamamen yok edilmesinin farklı anomali ve besin zinciri sorunlarına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

mücadele yöntemleri ve sınırlamalar:

Ateş, geçmişte Rus ve Ukraynalı bilim insanlarının pelajik balık popülasyonlarını veya deniz kaplumbağalarını ortama adapte etme gibi yaklaşımlar denediğini anlattı. Ancak deniz kaplumbağalarının sıcak seven türler olduğu ve Karadeniz'i tercih etmedikleri için bu yöntemin sınırlı etkisi olduğuna dikkat çekti. Besleyici elementlerin yoğunluğunun fito ve zooplanktonu artırdığı, bunun da denizanası yoğunluğunu beslediği, dolayısıyla kirlilik ve besleyici element girişlerinin azaltılmasının popülasyonu belli oranda düşürebileceği ifade edildi. Fakat tamamen yok etmenin ekosistem dengesinde sorun yaratacağı vurgulandı.

Son olarak halk sağlığı açısından alınacak basit önlemler özetlendi: denizde denizanası görüldüğünde sakin davranmak, yön değiştirerek temasın önlenmesi, özellikle kuyruk ve tentakül alanına dokunulmaması ve temas halinde deride kızarıklık, kaşıntı veya yanma oluşursa gerekli durumlarda tıbbi yardım aranması gerektiği belirtildi.

ÇANAKKALE BOĞAZI’NDA DENİZ YÜZEYİNE YAKIN ŞEKİLDE YÜZEN DENİZANASI DALGIÇLAR TARAFINDAN SUALTI KAMERASIYLA GÖRÜNTÜLENDİ.

Aslı Han — Çevre & Ekoloji Editörü
Editör: Aslı Han