Ana Sayfa

Çocukları korumak için ilk adım: olay görüntülerine maruziyeti azaltmak

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
Uzmanlar, okullarda silahlı olaylar sonrası çocukların olay görüntülerine maruziyetinin azaltılmasını, yetişkinlerin sakin kalmasını ve rutinin hızla sağlanmasını öneriyor.

uzmanların uyarısı:

Türkiye’nin farklı şehirlerinde son dönemde okullarda yaşanan silahlı olayların ardından uzmanlar, çocukların olay görüntülerine ve ayrıntılarına mümkün olduğunca az maruz bırakılmasının önemini vurguluyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşenur Büyükgöze Kavas, bu tür beklenmedik olayların çocuklar için bir kriz niteliği taşıdığını, yetişkinlerin tutumunun çocukların kendilerini yeniden güvende hissetmeleri açısından belirleyici olduğunu söylüyor.

kriz sonrası yetişkin tutumunun önemi:

Prof. Dr. Büyükgöze Kavas’a göre, çocukların ilk baktığı yer yetişkinlerin tepkisidir. Bu nedenle hem ebeveynlerin hem öğretmenlerin hem de okul yönetiminin sakinliğini koruması gerekiyor. Ebeveyn veya öğretmen, çocuk olayı kendisi gündeme getirmedikçe detaya girmemeli; çocuk istemediği sürece konuyu zorla açmamak gerekiyor. Hem evde hem okulda mümkün olduğunca eski rutinlere dönülmesi, çocuğun "ben güvendeyim" duygusunu yeniden kazanmasına yardımcı olur.

Uzman, ilk günlerde okul programının yoğun olmamasının doğal olduğunu ancak çocukların sınıfa geri alınmasının, derslere katılımlarının teşvik edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Öğretmenlerin bilgilendirme yapması gerekiyorsa, bunu sadece gerekli ve doğru bilgilerle, ayrıntıya kaçmadan yapmaları gerektiğini belirtiyor.

çocuklarda görülen belirtiler ve uzun vadeli riskler:

Silahlı olaylara tanık olan çocuklarda kısa vadede; sürekli tetikte olma, güvende hissetmeme, ebeveynden ayrılmak istememe, okula gitmeme isteği, somatik yakınmalar (baş ağrısı, karın ağrısı), irkilme, uykuya dalma güçlüğü, kâbuslar, yemek yeme düzeninde bozulma, iştahsızlık, dikkat güçlüğü, öfke patlamaları ve depresif duygular sıklıkla gözlenebilir.

Bu belirtiler uzarsa veya yoğunlaşırsa Prof. Dr. Büyükgöze Kavas, bunun travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete veya kalıcı bir depresif ruh hâline dönüşebileceğini söylüyor. Özellikle uyku sorunları, sürekli ağlama isteği, okul devamsızlığında artış, akademik performans düşüşü, ilgi kaybı, yoğun suçluluk duyguları veya umutsuzluk belirtileri gözleniyorsa uzman desteği alınması gerektiğini vurguluyor.

okul ve evde uygulanabilecek pratik adımlar:

Uzman önerileri özetle şu başlıklarda toplanıyor:

Görüntü maruziyetini azaltın: Haberlerde, sosyal medyada ve aile içi konuşmalarda olayın görsel ayrıntılarını çocuklardan mümkün olduğunca uzak tutmak; çok fazla görsel veya ayrıntı paylaşılmaması.

Yetişkinler sakin ve tutarlı olmalı: Ebeveynler, öğretmenler ve okul yönetimi panik veya aşırı duygusal tepkiler vermekten kaçınmalı; çocukların tepkilerine göre destek verme yaklaşımı benimsenmeli.

Rutinleri hızla geri getirin: Okula dönüşün sağlanması, sınıf etkinliklerine katılımın teşvik edilmesi ve günlük rutinlerin sürdürülmesi çocuğun güven duygusunu güçlendirir.

Bilgilendirme sınırlı ve doğru olmalı: Öğretmenler ve aileler, çocuklara yalnızca bilmeleri gereken gerçekleri vermeli; fail veya şiddet ayrıntlarına girilmemeli.

Gözetim ve erken müdahale: Çocuğun davranış ve duygularındaki değişiklikler dikkatle izlenmeli; somatik şikayetler, uyku ve yeme problemleri, dikkat ve okul isteksizliği devam ediyorsa psikolojik destek için yönlendirme yapılmalı.

Prof. Dr. Büyükgöze Kavas ayrıca, bazı ergenlerin korkup içine kapanırken bazılarının ise kendini koruma çabasıyla benzer davranışları taklit etme, hatta silahlanma ya da kesici alet taşıma eğilimi gösterebileceğine dikkat çekiyor. Bu tür davranışlar tespit edilirse okul ve aile iş birliğiyle hızlı müdahale ve uzman desteği sağlanmalıdır.

Sonuç olarak uzmanlar; çocukların olay görüntülerine maruz bırakılmasının azaltılmasının, yetişkinlerin sakin ve destekleyici tutumunun korunmasının ve gerektiğinde erken dönemde uzman desteğine başvurulmasının, çocukların bu tür travmatik deneyimlerden daha hızlı ve sağlıklı şekilde toparlanmasında belirleyici olduğunu belirtiyor.

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (OMÜ) EĞİTİM FAKÜLTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. AYŞENUR BÜYÜKGÖZE KAVAS

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz