Ana Sayfa

Coğrafya olmadan Pasin'i ve 1048'i doğru anlamak mümkün değil

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Erzurum 8. Kitap Fuarı'nda konuşan Hakan Hadi Kadıoğlu, Pasin-1048 çalışmasında coğrafya ve kaynakların birlikte incelenmesinin önemini vurguladı.

Kadıoğlu'nun vurgusu:

Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 8. Kitap Fuarı'nda konuşan tarihçi Hakan Hadi Kadıoğlu, yeni çalışması Pasin-1048 Sınırın Çöküşü üzerinden bölgenin geçmişine dair okuma biçimlerini tartıştı. Kadıoğlu, Pasin Muharebesi'nin doğru anlaşılabilmesi için yalnızca yazılı kaynaklara dayanmanın yeterli olmadığını; aynı zamanda bölgenin coğrafyasının dikkatle irdelenmesi gerektiğini söyledi.

coğrafyanın tarihî yoruma katkısı:

Kadıoğlu, bir yerin sadece köyleri, yolları veya dağlarıyla tanınamayacağını; geçitlerin, akarsuların ve yerleşimlerin insanların ve orduların hareketlerini nasıl etkilediğinin araştırılması gerektiğini belirtti. Tarihî Pasin'i bugünkü ilçe sınırlarıyla sınırlamamanın önemine değinerek, Erzurum, Deveboynu, Kargapazarı geçitleri ve Aras havzası arasındaki bağlantıların seferleri ve birlik hareketlerini belirlediğini anlattı. Büyük orduların hareketlerinin tek başına mesafe ile açıklanamayacağını; su, yiyecek, geçiş olanakları ve birliklerin buluşma noktalarının da hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

yerleşimler, kaynaklar ve muharebe alanı tartışması:

Kitabında eski yerleşimlerin konumlarını ve orduların izledikleri güzergâhları yeniden değerlendirdiğini söyleyen Kadıoğlu, bir görüşün çok tekrarlanmasının doğru olduğunu kanıtlamayacağını belirtti. Özellikle Artze'nin konumu üzerine süregelen tartışmalara dikkat çekerek, Karaz'ın yaygın biçimde bugünkü Kahramanlar ile ilişkilendirilmesinin yanı sıra Horasan'ın Ardı köyü gibi alternatif ihtimallerin de aynı bilimsel ölçütlerle sınanması gerektiğini ifade etti. Muharebe sahası açısından ise Hasankale'nin doğusu ile Alvar ve Ügümü çevresindeki geniş Pasin düzlüğünü araştırılması gereken güçlü bir aday olarak öne çıkardı; ancak bunun arkeolojik olarak doğrulanmış bir savaş alanı ilanı olmadığına dikkat çekti.

Kadıoğlu, Pasin Muharebesi'nin Bizans, Ermeni, Gürcü ve İslâm kaynaklarında farklı biçimlerde yer aldığını; bu kayıtların karşılaştırılarak okunmasının zorunlu olduğunu belirtti. Kaynaklardaki asker, kayıp ve esir sayılarının doğrudan aktarılmasında ihtiyatlı olunması gerektiğini, bir seferin bütününe ait rakamların tek bir muharebenin bilançosu gibi aktarılmasının yanıltıcı olabileceğini vurguladı. Muharebenin anlatımında Selçuklu kumandanı İbrahim Yınal ile karşı taraftaki Aaron, Katakalon Kekaumenos ve Gürcü prensi Liparit'in rollerine dikkat çekti; Liparit'in esir düşmesinin hem askerî hem de siyasî açıdan önemli bir sonuç olduğunu anlattı.

Kadıoğlu, çalışmasında vardığı sonuca göre Pasin Muharebesi'nin bir Selçuklu zaferi olduğunu belirtse de, zafer ile kalıcı hâkimiyetin aynı şey olmadığı değerlendirmesini öne aldı. 1048 sonrasında Pasin'de kalıcı bir Selçuklu idarî hâkimiyeti kurulduğunu söyleyecek yeterli dayanak bulunmadığını, bunun zaferin önemini azaltmadığını ifade etti. Selçuklu kuvvetlerinin bölgedeki hareket kabiliyeti ve karşılaştıkları müşterek ordunun yaşadığı lojistik sorunların, Bizans'ın doğu sınırındaki askerî denetimin sınırlarını gösterdiğini belirtti.

Son olarak Kadıoğlu, Pasin'i yalnızca 'Malazgirt'in provası' olarak değerlendirmeyi yetersiz bulduğunu; iki olay arasında tarihî bir devamlılık olsa da 1048'in kendi şartları ve aktörleri içinde anlaşılması gerektiğini vurguladı. Memleket tarihine duyulan ilginin araştırma sorumluluğunu artırdığını söyleyen yazar, kaynakların anlattıkları ile araştırmacının yorumunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek kitabının amacını '1048'i yeniden anlatmak değil, yeniden anlamak' şeklinde özetledi.

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 8. KİTAP FUARI’NDA OKUYUCULARIYLA BULUŞAN HAKAN HADİ KADIOĞLU, "PASİN-1048 SINIRIN ÇÖKÜŞÜ" KİTABINI ANLATTI. KADIOĞLU, PASİN MUHAREBESİ’NİN DOĞRU ANLAŞILABİLMESİ İÇİN TARİHÎ KAYNAKLARLA BİRLİKTE BÖLGENİN COĞRAFYASININ DA DİKKATLE İNCELENMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULADI.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç