Ana Sayfa

Denizolgun soruşturmasında doktorun belirsiz tanıklığı ve hafıza boşlukları

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Hakan Arslan
Paylaş
Gözaltına alınan Dr. Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos ifadesi ortaya çıktı; tanıklıkta belirsizlikler, hafıza boşlukları ve kan değerlendirmesinde çelişkiler var.

Doktorun savcılık ifadesi dosyaya girdi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında "yalan tanıklık" şüphesiyle gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos tarihli tanık ifadesi ortaya çıktı. Demirkol ifadesinde, olay gününe ilişkin anı ve gözlemlerinde birçok noktada kesinlikten uzak ifadeler kullandı; kimin aradığını, kimlerin orada bulunduğunu ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını belirtti.

Muayene geçmişi ve ilk gözlemler:

Demirkol, Denizolgun’u birkaç kez muayene ettiğini ve "benim bildiğim, sadece hipertansiyonu vardı" dediğini aktardı. Olay yerine tek başına gittiğini, çiftliğin varlığından haberdar olmadığını ve ilk vardığında maktulün koltuk üzerinde "oturur vaziyette, ancak biraz çekyattan kaymış, yarı yatar gibi" olduğunu anlattı. Demirkol, "üzerinde ne olduğunu tam olarak hatırlamıyorum" diyerek maktulün kıyafetinin resmi olmadığına vurgu yaptı ve "maktulde ölü katılığı başlamıştı" ifadesini kullandı.

Gördüğü morluklar hakkında ise doktor, vücudun ön bölgesinde ölü morlukları olduğunu, ancak darp izine ilişkin belirgin bir çizik veya yüzünde kan görmediğini söyledi. Polislerin gelişi ve maktulün yere indirilmesi sırasında savcıyı hatırlamadığını; üniformalı kişiler ile sivil kişileri ayırt edemediğini belirtti.

Hafıza boşlukları ve kan değerlendirmesi:

Demirkol, olay günü verilen evrakı olduğu şekliyle imzaladığını, ancak tutanaklara yanlış geçebileceğini söyledi. Önemli bir nokta olarak doktor "Ben Adli Tıp uzmanı değilim" diyerek, ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı "kan olarak değerlendirmiş olabilirim" itirafında bulundu. Bu, maktulde kan tespiti iddialarıyla ilgili belirsizliği artırıyor.

Aynı zamanda Demirkol, kimin ve saat kaçta aradığını, kendisine ne denildiğini, konumun kim tarafından gönderildiğini ve olay yerine gelenlerin isimlerini hatırlamadığını tekrarladı. Adli Tıp Kurumu’na cenazenin polis tarafından götürüldüğünü, kendisinin de polis eşliğinde oraya gittiğini ancak kimin geldiğini bilmediğini ifade etti.

İfade içeriğinin soruşturma açısından değerlendirilmesi:

Demirkol’un ifadesinde öne çıkan unsurlar, hem tanık bilgisinin sınırlarını hem de soruşturmada çözümlenmesi gereken çelişkileri gösteriyor. Doktorun olayla sınırlı belirsizlikleri ve "hafıza kaybı" beyanları, soruşturmanın iddia edilen "yalan tanıklık" suçlaması çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini belirleyecek. Ayrıca Demirkol’un kendisinin adli tıp uzmanı olmadığını belirtmesi, tıbbi bulguların yorumlanmasında uzman raporlarının önemini vurguluyor.

İfade metninde adı geçen kişiler arasında Alihan Kuriş, Murat B., Ahmet G., Ahmet Y., Recep O., Yusuf B., Ahmet S. ve Hasan E. gibi isimler yer alıyor; Demirkol bu şahısların bir kısmını sadece isim olarak bildiğini, birçoğunu görsel olarak tanıyamayacağını belirtti. Demirkol ayrıca daha önce oturduğu apartmanda adı geçen bazı kişileri de "ismen bildiğini" ancak samimiyetinin olmadığını söyledi.

Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, ifadedeki belirsizliklerin çelişkili beyanlarla nasıl örtüşeceği, tutanaklardaki ifadelerin doğruluğu ve varsa teknik delillerin (iletişim kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, adli tıp raporları) bu tanıklık beyanlarıyla karşılaştırılması belirleyici olacak.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun ifadesi ortaya çıktı

Hakan Arslan — Asayiş & Operasyon Editörü
Editör: Hakan Arslan