Ana Sayfa

Dinlenen deneyimler ruh sağlığında önyargıları geride bırakabilir

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
DSÖ'nün 2026 teması 'Yaşanmış deneyimler duyulsun' seçildi. Uzm. Dr. Kenan Temiz, deneyimlerin dinlenmesinin önyargıları azaltacağını vurguladı.

DSÖ teması deneyimlerin duyulmasını öne çıkarıyor

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün 2026 yılı teması Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Lived experiences heard: real voices, real change yani Yaşanmış deneyimler duyulsun: gerçek sesler, gerçek değişim olarak açıklandı. Tema, ruh sağlığı sorunlarını bizzat yaşayan kişilerin yaşadıklarının yalnızca not edilmesinden öte, hizmet geliştirme ve karar alma süreçlerinde etkin biçimde dikkate alınmasının önemine odaklanıyor.

Liv Hospital Ulus Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Kenan Temiz, ruh sağlığında yalnızca belirtilere ve tanılara bakmanın yeterli olmadığını; kişinin kendi deneyimine kulak vermenin tedavinin kalitesini ve toplum sağlığını artıracağını belirtiyor. Uzm. Dr. Temiz, ruhsal olarak zorlanan kişinin yaşadıklarını paylaşabilmesi ve ihtiyaç duyduğunda destek alabilmesi sağlıklı bir toplumun önemli göstergelerinden biridir şeklinde açıklama yaptı.

Ruhsal belirtiler görmezden gelinmemeli:

Uzm. Dr. Temiz, herkesin yaşamının bazı dönemlerinde stres, kaygı, üzüntü veya motivasyon düşüklüğü yaşayabileceğini ancak önemli olanın bu durumların süresi ve günlük işlevselliğe etkisi olduğunu vurguluyor. Sürekli kaygı hali, uzun süren mutsuzluk, daha önce keyif alınan şeylere karşı ilginin azalması, sosyal hayattan uzaklaşma, uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklikler, dikkat ve konsantrasyon sorunları ile günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanma gibi belirtiler kişinin ruhsal açıdan zorlandığını gösterebilir.

Bu tür belirtiler uzun sürüyor ve yaşamı etkiliyorsa profesyonel değerlendirme önemlidir, diyen Uzm. Dr. Temiz, erken müdahalenin hem semptomların hafifletilmesi hem de toplumsal maliyetlerin azaltılması açısından değer taşıdığını söylüyor.

Deneyimlerin tedavi ve hizmetlere katkısı:

Ruh sağlığı hizmetlerinde tanı ortak olsa bile süreçler ve ihtiyaçlar kişiden kişiye değişir. Uzm. Dr. Temiz, aynı tanıya sahip iki kişinin tedaviden beklentilerinin ve yaşam deneyimlerinin farklı olabileceğini belirterek kişinin deneyimini anlatabilmesinin tedavi planlamasında yol gösterici olduğunu ifade ediyor. Dinlemek, anlamak ve birlikte bir yol haritası oluşturmak ruh sağlığı hizmetlerinin önemli unsurlarıdır.

Kişinin yaşadığı deneyim tedavinin önemli bir parçasıdır yaklaşımı, yalnızca bireyin hikâyesini kayda geçirmek değil; bu bilgiyi hizmetlerin daha anlaşılır, erişilebilir ve ihtiyaçlara duyarlı hâle getirmek için kullanmayı içerir. Bu nedenle, yaşanmış deneyimlerin paylaşılabileceği, yargılanmadan dinlenebileceği alanlar oluşturulması öneriliyor.

Yardım istemek zayıflık değil:

Toplumdaki önyargılar kişilerde profesyonel destek aramayı geciktirebiliyor. Uzm. Dr. Temiz, bir kişinin ruhsal olarak zorlandığını ifade etmesinin güçsüzlük değil, kendi durumunu fark edip destek aramak açısından önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Ruh sağlığıyla ilgili sorunların saklanması veya bunun kişinin yalnızca kendi başına aşması gereken bir mesele olduğu düşüncesi, yardım arama süreçlerini zorlaştırıyor.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, farkındalık yaratmanın yanı sıra ruhsal sorun yaşayanların deneyimlerinin duyulması ve toplumsal önyargıların azaltılması için bir fırsat sunuyor. Uzm. Dr. Temiz, ruh sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatarak, gerçek seslerin duyulmasının gerçek değişimi başlatacağını vurguluyor.

Gerçek sesler, gerçek değişim temasının hedefi, yaşanmış deneyimlerin hem bireysel iyileşme süreçlerine hem de hizmetlerin şekillenmesine katkı sağlamasıdır; bu da daha kapsayıcı ve etkili ruh sağlığı hizmetlerine giden yolu açar.

LİV HOSPİTAL ULUS PSİKİYATRİ UZMANI DR. KENAN TEMİZ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol