Ana Sayfa

diyabet tedavisinde hedef organ koruma ve yaşam tarzı ön plana çıktı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo İstanbul’da Tip 2 diyabette glikoz merkezli yaklaşımdan patofizyoloji temelli, organ koruyucu tedavilere geçildiğini ve kilo yönetimini vurguladı.

Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo Atlas Üniversitesi'nde

Diyabet araştırmalarında dünyaca tanınan San Antonio Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, Atlas Üniversitesi'nde kendi adı verilen oditoryumda öğrenciler ve hekimlerle bir araya geldi. Konferansın başlığı olarak verilen "Tip 2 Diyabet Tedavisinde Paradigma Değişimi: Glikoz Kontrolünden Patofizyoloji Temelli Tedaviye" sunumu, tedavi hedeflerinin nasıl genişlediğini anlattı.

Diyabet tedavisinde hedef: organ koruma:

Prof. DeFronzo, artık tedavinin sadece kan şekerini düzenlemek olmadığını belirterek, diyabetin "bütün organlara hasar verdiğini" ve amaçlarının bu uç organ hasarlarını azaltmak olduğunu ifade etti. "Daha öncesinde bizim hedefimiz kan şekeri kontrolüydü ama diyabet süreci bütün organlara hasar vermekte. Bizim hedefimiz bütün bu uç organ hasarlarını azaltmak. Bu nedenle sadece kan şekerini hedef almak yeterli değil. Diyabetin gözlerdeki, böbreklerdeki hasarlarını engellemeye yönelik tedavileri göz önünde bulunduruyoruz. Böbrek hasarını, kalp damar hastalıklarından ölümü ve Alzheimer’ı da engellemek istiyoruz" sözleri, tedavi hedeflerinin genişlediğini netleştirdi.

Konuşmada, tedavi stratejilerinin klinik sonuçları organ koruma perspektifiyle değerlendirmesi gerektiği vurgulandı. Bu yaklaşımın, diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarını azaltmaya yönelik tedavi seçimlerini etkileyebileceği aktarıldı.

Yeni ilaçlar ve kilo kaybı etkisi:

Prof. DeFronzo, Tip 2 diyabet üzerine yürütülen güncel ilaç çalışmalarını aktarırken GLP-1 agonistleri grubuna dikkat çekti: "GLP-1 agonistleri yeni bir ilaç grubu. Kalp damar hastalıklarını azaltmakta ve böbreği korumakta birçok kanıtı oluşmakta. Ne yazık ki bugün ilaçların fiyatları yüksek. Ancak zaman içinde jenerik ilaçlar çıktıktan ve yeni ilaçlar peptitlerle birleştirilerek etkinliği artırıldıktan sonra bu tedavilerin daha yaygın kullanılmasını bekliyorum."

Ek olarak, insüline duyarlılığı artıran pioglitazon grubunun tedavide önemli bir yeri olabileceğini belirtti. Zayıflama enjeksiyonlarının başarısına da değinilerek, bu ilaçların Tip 2 diyabet hastalarında yaklaşık yüzde 20’ye varan oranlarda kilo kaybı sağladığı ifade edildi. Prof. DeFronzo, diyabetten korunma için en kritik unsurun kilo kontrolü olduğunu yineledi.

Türkiye'de prevalans ve önleme önerileri:

Atlas Üniversitesi DİMER Diyabet ve Obezite Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Kanat ise Türkiye’nin diyabet yüküne dikkat çekti. Türkiye’de diyabet prevalansının "yaklaşık olarak yüzde 20 düzeyinde" olduğunu; prediyabet oranının "yaklaşık yüzde 35" olduğunu ve bu iki grubun toplamda "yüzde 55’lere varan" bir oran oluşturduğunu söyledi. Prof. Kanat, 30 yıl önce prevalansın yüzde 7 olduğunu ve son 30 yılda yaklaşık yüzde 300’lük artış yaşandığını belirterek artışın temel nedeninin obezite olduğunu vurguladı.

Prof. Kanat, diyabetin önlenebilir olduğunu ifade etti: "Tip 2 diyabet engellenebilir bir hastalık. Yapılan tüm çalışmalar, eğer yaşam şekli düzgün yönetilebilirse tip 2 diyabetin engellenebileceğini gösteriyor." Önerileri üç ana başlıkta topladı: kilo verme, günlük en az 30 dakika, haftalık 150 dakika olacak şekilde düzenli egzersiz veya yürüyüş ve yağlı yiyeceklerin tüketiminin azaltılması.

DIMER Diabetes 2026 toplantısının önemi:

Prof. Dr. Mustafa Kanat, İstanbul’da düzenlenen DIMER Diabetes 2026 toplantısının uluslararası düzeyde önemli isimleri bir araya getirdiğini belirtti. Toplantının hem Atlas Üniversitesi hem de ülke adına prestij kazandırdığını, katılan hekimlerin eğitimlerinin güçlendirilmesinin diyabet yönetiminin kalitesini artırabileceğini söyledi. Ayrıca, Türkiye’de diyabet bakımının halen istenen düzeyde yönetilmediğine dikkat çekerek hekimlerin rolüne işaret etti.

Konferans, Tip 2 diyabette yaklaşımın sadece kan şekeri düzeylerine bakmaktan çıkıp patofizyoloji temelli ve organ koruyucu hedeflere kaydığını, bununla birlikte yaşam tarzı müdahalelerinin ve yeni ilaç seçeneklerinin hastalık yükünü azaltmada merkezi bir rol oynayacağını ortaya koydu.

DİYABET ALANINDA YAPTIĞI ÖNCÜ ARAŞTIRMALARLA DÜNYA ÇAPINDA TANINAN PROF. DR. RALPH A. DEFRONZO, ATLAS ÜNİVERSİTESİ’NDE VERDİĞİ KONFERANSTA TİP 2 DİYABET TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELERİ PAYLAŞTI.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol