Dünya çatışmaları enerji arzını tehdit ediyor, COP31 için bilim diplomasisi öncelikli hale geliyor
COP31 hazırlıkları ve akademinin rolü:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı" programında Türkiye'nin COP31 sürecine üniversitelerin aktif katılımının önemini vurguladı. Kurum, iklim politikasının karar, teknoloji ve saha uygulamalarına dönüşmesi için akademik bilginin ve genç bilim insanlarının sürece dahil edilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Kurum, COP31 hazırlıklarını üç temel değere dayandırdıklarını söyledi: diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Bu yaklaşım çerçevesinde toplumun tüm kesimlerinin beklentileri dinleniyor, farklı önceliklere sahip ülkeler ortak hedeflerde buluşturuluyor ve taahhütler somut projelere dönüştürülüyor. Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası ile COP31 Ev Sahibi Ülke Anlaşması imzalanmasının, sürecin geniş katılımlı diplomatik zeminini güçlendirdiğini belirtti.
COP31 eylem gündemi ve somut hedefler:
Kurum, COP31 Eylem Gündeminde belirlenen on öncelikli alan ve ölçülebilir küresel hedeflerin uluslararası toplumla paylaşıldığını aktardı. Bu hedefler arasında, 2035 yılına kadar elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının %35'e çıkarılması, dünyadaki atık artış hızının yarıya indirilmesi ve bina sektöründeki enerji yoğunluğunun en az %25 azaltılması gibi maddeler yer alıyor. Londra İklim Eylem Haftası'nda bu öncelikler yatırımcılar, finans kuruluşları, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla paylaşılmış; uygulamaya dönük iş birliklerinin temelleri atılmıştır.
Savaşların ve iklim kaynaklı krizlerin etkileri:
Kurum, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini belirterek enerjiye erişim zorluğunun üretim maliyetlerini, gıda fiyatlarını ve hayat pahalılığını artırdığını ifade etti. Bu dinamiklerin enflasyonu körüklediğini, su stresinin derinleştiğini ve kuraklığın tarımsal üretim, şehirlerin geleceği ile ekonomik istikrar üzerinde doğrudan etkiler yarattığını söyledi.
Baskının arttığı kaynaklar sonucunda kitlesel göç, bölgesel gerilimler ve yeni çatışma risklerinin yükseldiğine dikkat çeken Kurum, bu zorlukların yönetilmesinde bilim diplomasisinin ve uluslararası iş birliğinin kritik rol oynadığını vurguladı.
Doğal afetler, yangınlar ve altyapı baskısı:
Son dönemde özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşanan yangınlara dikkat çeken Kurum, Antalya ve Muğla başta olmak üzere illerdeki yangınların doğal varlıkları ve yaşamı tehdit ettiğini belirtti. Ani yağışlar, seller ve taşkınların şehir altyapılarını zorladığını; bütün bu gelişmelerin kapsamlı bir dönüşümü zorunlu kıldığını söyledi.
Üniversitelerin katkısı ve YÖK iş birliği:
YÖK Başkanı Erol Özvar da konuşmasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile geçmişten gelen iş birliği zeminine vurgu yaptı. Özvar, iş birliğinin sıfır atık, enerji ve su verimliliği, çevre dostu ulaşım ve kampüslerde sürdürülebilirlik kültürü gibi alanlarda sürdüğünü belirtti. İmzalanan protokoller ve yürütülen çalışmaların üniversite kampüslerinde uygulamaya geçtiğini ve başarılı örneklerin şehirlerle paylaşıldığını ifade etti.
Özvar ayrıca GreenMetric 2025 sonuçlarına atıfta bulunarak, Türkiye'den 6 üniversitenin dünyanın ilk 100'ünde, 21 üniversitenin ilk 200'ünde ve 54 üniversitenin ilk 500'ünde yer aldığını, ülkenin ilk 500'e giren üniversite sayısı bakımından dünyada ilk sırada olduğunu aktardı. Bu başarının, kampüslerde enerji ve su verimliliğine yapılan yatırımların somut göstergesi olduğu belirtildi.
Program, YÖK Başkanı Özvar'ın Bakan Kurum'a hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı ile son buldu. Etkinlik, COP31 sürecinin akademiyle yakın iş birliği içinde yürütüleceğinin ve Türkiye'nin bu süreçte köprüleyici bir rol üstlenmeyi hedeflediğinin altını çizdi.
BAKAN MURAT KURUM, YÜKSEKÖĞRETİM KURULU (YÖK) TARAFINDAN DÜZENLENEN "COP31 YOLUNDA BİLİM DİPLOMASİSİ: AKADEMİ LANSMANI" PROGRAMINA KATILDI.