Ana Sayfa

Ebruyle İstanbul'un hafızasını su yüzeyine taşıyan sergi Gazi Osmanpaşa Yalısı'nda

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~2 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Hikmet Barutçugil'in İstanbul'dan ilham alan 47 ebru eseri, Bahçeşehir Üniversitesi'nin Gazi Osmanpaşa Yalısı'nda beş hafta sergilenecek; 'Barut ebrusu' tekniği öne çıkıyor.

Ebru sergisi Gazi Osmanpaşa Yalısı'nda sanatseverlerle buluştu:

Ebru sanatının usta ismi Hikmet Barutçugil'in İstanbul'dan ilham alan eserlerinden oluşan "Suyun Hafızasında İstanbul" sergisi, Beşiktaş'taki Gazi Osmanpaşa Yalısı'nda açıldı. Bahçeşehir Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen sergide toplam 47 eser yer alıyor. Açılışa İstanbul Vali Yardımcısı Avni Ulu, BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Hüseyin Yücel ve eşi Nurşah Yücel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, mütevelli heyeti üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Açılış töreninde Hüseyin Yücel, sanatçıya bir hediye takdim ederken, Barutçugil de Bahçeşehir Üniversitesi'nin renklerini kullandığı özel bir eserini Hüseyin Yücel'e armağan etti. Sergi, izleyicileri İstanbul'un tarihî ve kültürel dokusunu ebrunun zamansız diliyle keşfetmeye davet ediyor.

Serginin teması ve ziyaret bilgileri:

"Suyun Hafızasında İstanbul" başlığı, kentin suyla, zamanla ve hafızayla kurduğu ilişkiye odaklanan bir kurgu sunuyor. Barutçugil'in su yüzeyinde yarattığı renk, desen ve hareketler aracılığıyla İstanbul'un tarihsel birikimi ve değişen kent dokusu farklı bir bakış açısıyla yorumlanıyor. Sergi beş hafta boyunca açık kalacak ve ziyaretçiler hafta içi 09.00–17.00 saatleri arasında eserleri görebilecek.

Barutçugil'in çalışmaları, ebrunun klasik estetiğini korurken yeni teknik arayışlarla zenginleşiyor. Sanatçının özgün yaklaşımı, sergide hem geleneksel motiflerin hem de kent ve su ilişkisini anlatan çağdaş kompozisyonların bir arada okunmasını sağlıyor.

Barutçugil'in sanat serüveni ve teknik yenilikleri:

Hikmet Barutçugil, ebru sanatına kazandırdığı özgün teknikler ve bilhassa "Barut ebrusu" yaklaşımıyla tanınıyor. Eserleri dünyanın farklı ülkelerinde sergilenen sanatçının çalışmalarından biri de British Museum koleksiyonunda yer alıyor. Barutçugil, ebrunun malzeme ve uygulama zenginliklerini araştırarak yeni görsel dil olanakları geliştirdiğini belirtiyor.

Sanatçı, ebrunun kökenine ilişkin açıklamalarında kelime etimolojisine de değindi: "Ebru, Farsça 'abru' kelimesinden geliyor. 'Ab' su, 'ru' yüz demek." 1973'te ebruya başladığında ilginin çok sınırlı olduğunu ve sanatın yakın tarihte kaybolma tehlikesi yaşadığını anlatan Barutçugil, uzun soluklu araştırmalar sonucu doğadaki mermer ve toprak katmanlarındaki formların ebruya yeni çeşitler kazandırdığını aktardı.

Barutçugil, ebruya ilişkin kaynak eksikliğine dikkat çekerek bu konudaki araştırma ve kitap çalışmalarının kendisine büyük emek ve zaman (17 yıl) gerektirdiğini söyledi. Sanat dalının günümüzde yalnızca kâğıt üzerine uygulanan bir teknik olmaktan çıktığını; kumaş, seramik, ahşap ve iç mimaride kullanılan bir görsel dil haline geldiğini ve Türkiye'de ebru ile uğraşanların sayısının yaklaşık 15 bin

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç