Ana Sayfa

eğitim yalnızca müfredat değil, bir milletin geleceğe duyduğu güvendir

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Merve Çelik
Paylaş
Kılıçdaroğlu, eğitimin müfredat veya diploma olmadığını; milli eğitimde partiler üstü yaklaşım, değerler eğitimi ve mesleki planlama gerektiğini vurguladı.

kılıçdaroğlu'nun açıklaması:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin basın toplantı salonunda 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında eğitimin dar bir idari bilgi aktarımından öte ülkenin kendine ve geleceğine olan güvenle doğrudan ilişkili olduğunu savundu.

Toplantıda Kılıçdaroğlu, eğitim anlayışının kapsamını şu sözlerle özetledi: "Eğitim, bir ülkenin yalnızca müfredatı değildir; sınav sonucu değildir, diploma sayısı hiç değildir. Eğitim; bir milletin, bir ulusun kendisine ve yarınına duyduğu güvenin adıdır. O güven sarsıldığında sınıf da sarsılır, ev de sarsılır, sokak da sarsılır."

eğitimin kamusal ve milli boyutu:

Kılıçdaroğlu, eğitim politikasının tek bir bakanlığın yıllık faaliyet raporuna indirgenemeyeceğini belirterek "Milli eğitim, partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorundadır" dedi. Ona göre "Milli eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir" ve Bakanlığın adındaki "Milli" sözcüğünün taşıdığı anlam da bu beklentiyi yansıtıyor.

Genel başkan, bir ülkenin en kıymetli varlığının gençleri olduğunu vurguladı: "Evladınıza baktığınızda o ülkenin yarınını görürsünüz. Evladın okuluna baktığınızda da o ülkenin kendisine nasıl baktığını görürsünüz." Bu tespit, eğitim yatırımlarının sadece bireysel değil, toplumsal bir güven inşası olduğuna işaret ediyor.

değerler eğitimi ve okulun rolü:

Kılıçdaroğlu, cumhuriyetin kurucu iradesinin eğitimi yalnızca okuma yazma öğretimi olarak tasarlamadığını; hedefin aydınlanmış, üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir toplum inşa etmek olduğunu hatırlattı. "Okul, çocuğa hece öğreten bir durak değildir. Okul, bir ulusun kendisini yetiştirdiği, yenilediği, geliştirdiği bir yerdir" sözleriyle okulun işlevini geniş çerçevede tanımladı.

Değerler eğitiminin amacını anlatırken Kılıçdaroğlu, bunun "çocuğa tek bir hayat tarzını dayatmak" olmadığını, aksine "adaleti, dürüstlüğü, emeğe saygıyı, özgür düşünceyi ve ortak yaşam sorumluluğunu" kazandırmayı hedeflemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca cumhuriyetin eşit yurttaşlık anlayışının, bilimin ve demokrasinin de eğitim yoluyla aktarılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

eğitimden istihdama geçişte planlama ihtiyacı:

Kılıçdaroğlu, eğitimin bir başka boyutunun da gençleri çalışma hayatına hazırlamak olduğunu belirtti. "Bir yandan sanayimiz nitelikli eleman ararken diğer yandan diplomalı işsizlerimiz iş arıyorsa burada açık bir planlama sorunu vardır" diye konuştu.

Bu sorunun çözümü için çocukların yeteneklerinin erken yaşta tespit edilmesi ve mesleki eğitim, yükseköğretim ile istihdam ihtiyacının birlikte planlanması gerektiğini söyledi. "Gençlerimize yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek de verilmelidir" şeklindeki ifadesi, eğitimin istihdamla ilişkilendirilmesine verdiği önemi özetliyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları, eğitim politikasının toplumsal değerler, millî sorumluluk ve ekonomik ihtiyaçlarla el ele yürümesi gerektiği görüşünü tekrar gündeme taşıdı. Parti yönetiminin bu alanda teklif ve öneriler geliştirme sorumluluğunu vurgulayan lider, eğitimin devlet aklı ve vicdanıyla ele alınmasını bir çağrı olarak sundu.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, "EĞİTİM, BİR ÜLKENİN YALNIZCA MÜFREDATI DEĞİLDİR; SINAV SONUCU DEĞİLDİR, DİPLOMA SAYISI HİÇ DEĞİLDİR. EĞİTİM; BİR MİLLETİN, BİR ULUSUN KENDİSİNE VE YARININA DUYDUĞU GÜVENİN ADIDIR" DEDİ.

Elif Demir — Politika & Dış Haberler Editörü
Editör: Merve Çelik