Ana Sayfa

Ellerimiz hastalıkların köprüsü: doğru yıkama korunmayı belirler

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Prof. Dr. Reşit Mıstık, Dünya El Yıkama Günü'nde ellerin mikroorganizmaları yaymada kritik rol oynadığını ve doğru yöntemlerle bulaşın azaltılabileceğini vurguladı.

Ellerin rolü ve el hijyeninin önemi

Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada el hijyeninin hastalıklardan korunmada temel uygulamalardan biri olduğunu belirtti. Çevre ve insan vücudunun çok sayıda mikroorganizmayla çevrili olduğunu, ellerin günlük yaşamda sıkça yüzeylere dokunduğunu ve farkında olmadan yüze, göze ya da ağıza götürülmesiyle hastalık etkenlerinin vücuda taşınabildiğini ifade etti.

El yıkamanın yöntemleri ve uygulama süreleri:

Mıstık, el hijyeninin uygulama ortamına göre farklı yöntemlerle gerçekleştirildiğini aktardı. Üç ana yöntem şöyle sınıflandırıldı: sosyal el yıkama, hijyenik el yıkama ve cerrahi el yıkama. Sosyal el yıkama ev ve sosyal alanlarda uygulanır ve ellerin 10-15 saniye boyunca yıkanması öngörülür. Hijyenik el yıkama ise antimikrobiyal sabunlar veya alkol bazlı antiseptiklerle yapılır; bu yöntemde temas süresinin en az 30 saniye olması gerektiği, özellikle hasta bakımında ve hastanelerde bunun tercih edildiği vurgulandı. Cerrahi el yıkama ise ameliyat ve girişimler öncesinde cerrahlar tarafından özel tekniklerle ve daha kapsamlı bir temizlik amacıyla gerçekleştirilir.

Hangi hastalıklar ellerle yayılabiliyor:

Prof. Dr. Mıstık, eller aracılığıyla taşınan mikroorganizmaların tifo ve dizanteri gibi sindirim sistemi hastalıklarının yanı sıra nezle ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarına da neden olabildiğini söyledi. Öksürme ve aksırma sırasında çevreye yayılan virüslerin ellere bulaşabildiğini, ellerin daha sonra yüze, ağıza, buruna ve göze götürülmesiyle enfeksiyon riskinin ortaya çıktığını anlattı. Özellikle dikkat çekici bir nokta olarak nezle virüsünün %50 oranında eller aracılığıyla bulaşabildiği belirtildi.

El hijyeni uygulamalarının doğru ve zamanında yapılmasının bulaşıcılığı azaltmada etkili olduğu, bu nedenle uygun yöntemlerin ve sürelerin bilinmesinin önem taşıdığı vurgulandı.

Mevcut el yıkama alışkanlıkları ve eksiklikler:

Mıstık, el yıkamanın gerekli olduğu durumlarda uyum oranlarının cinsiyete göre değiştiğini aktardı: kadınlarda %52, erkeklerde %48. Bu oranların çocuklarda %20 civarlarına, genç erişkinlerde ise %30lara kadar düştüğünü ifade ederek, el hijyeninin günlük yaşamda yeterince uygulanmadığına dikkat çekti. Hastalık yapıcı mikroorganizmaların eller aracılığıyla yayılmasını önlemek için gerekli durumlarda ellerin uygun şekilde yıkanmasının altını çizdi.

Prof. Dr. Reşit Mıstık son olarak, el hijzeninin basit ama etkili bir korunma yöntemi olduğunu belirterek, doğru yöntemin seçilmesi ve yeterli sürede uygulanmasının bulaşıcı hastalıklara karşı temel bir savunma hattı oluşturduğunu söyledi.

ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANI PROF. DR. REŞİT MISTIK

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol