Erdoğan: milletin kaybetmeye tahammülü kalmadı, Türkiye merkezli siyaset çağrısı
Meclis açılışı ve ana mesaj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılış töreninde milletvekillerine hitap ederek Türkiye ve Türk milleti adına kayıplara tahammülün kalmadığını yineledi. Konuşmasına yeni yasama yılının ülke, millet, Meclis ve demokrasi için hayırlı olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, yurt dışındaki vatandaşlara selamlarını iletti ve Meclis tarihine ilişkin güçlü bir hatırlatma yaptı.
Meclisin tarihi rolü ve gazilik vurgusu:
Erdoğan, TBMM için dünyanın gazilikle iki kez müteşerref olan tek meclis tanımını kullandı ve Gazi Meclis inancının tarih boyunca milletin ödün vermeyen iradesini temsil ettiğini söyledi. 15 Temmuz 2016 gecesi bombaların altında mücadele eden Meclis ve darbeye karşı meydanlara çıkan milletin direnişi konuşmada önemli yer tuttu. Başkan, Meclis inancının milli mücadele döneminden bugüne uzanan sürekliliğine dikkat çekti ve bu tutumun mazlum milletler için örnek teşkil ettiğini kaydetti.
4 ve 5. yasama yıllarının değerlendirilmesi:
TBMM nin çalışma temposunun yüksekliğine işaret eden Erdoğan, 1 Ekim 2025 ile 10 Ağustos 2026 arasındaki 4. Yasama Yılı nda Meclis in yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdiğini anlattı. Hem Genel Kurul hem de komisyonlarda ülkenin geleceğine yön verecek kanunların ve kritik meselelerin müzakere edildiğini söyledi; yasama faaliyetlerinin demokratik olgunluk içinde yürütüldüğünü belirtti. Yeni yasama yılı için fikir, tenkit ve tekliflerin karşılıklı saygı ve nezaket içinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı ve sağduyu ile yürütüleceği bir dönem temennisinde bulundu.
Erdoğan, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı olmaya, farklı görüş ve önerilere kulak vermeye devam edeceklerini vurguladı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nin itibarının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Ekonomi, projeler ve somut veriler
Konuşmada ekonomi, altyapı ve afet sonrası yeniden inşa çalışmalarına geniş yer ayrıldı. Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen sürede 11 ilin yeniden ayağa kaldırılmasının huzurunu yaşadıklarını, toplam 455 bin 357 konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Deprem bölgesinin ihyası için harcanan tutarın 5,4 trilyon lira olduğunu belirtti.
Ekonomik performansa ilişkin olarak Erdoğan, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye nin yıllık büyümesinin yüzde 2,5 olduğunu, yıllıklandırılmış millî gelirin 1,7 trilyon doları aştığını kaydetti. İhracatın ağustos ayında 280,3 milyar dolarla rekor kırdığı, turizm gelirinin yılın ilk altı ayında 25,7 milyar dolara ulaştığı, savunma ve havacılık ihracatının ilk 8 ayda yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolar olduğu verilerini paylaştı.
Dış dengenin sürdürülebilir bir noktada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2,6 civarında kalmasının beklendiğini, kamu maliyesinde disiplinden sapmayarak bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3,1 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla hedeflemeyi sürdüreceklerini dile getirdi.
Fon piyasasında yaşanan problemlere dair değerlendirmede ise, sorunların sermaye piyasası kuralları çerçevesinde ve hakkaniyet gözetilerek çözüleceği; bu meseleyi iktisadi güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdide dönüştürmeme kararlılığı vurgulandı.
Siyaset dili, toplumsal uzlaşı ve terörle mücadele
Erdoğan, siyaset alanında yapay kutuplaşmanın yarattığı iç kanamaya dikkat çekti. Farklılıkların Türkiye nin zenginliği olduğunu, ancak bu farklılıkların ayrışma ve çatışma aracına dönüştürülmesine karşı milletin her defasında gerekli cevabı verdiğini söyledi. Türkiye nin ayarlarının bozulmasının yalnızca ülkenin hasımlarına yarayacağını ifade ederek, toplumsal fay hatlarının kaşınmasının dış odakların amaçlarına hizmet ettiğini savundu.
Terörle mücadeleye ilişkin Erdoğan, son 42 yıldır süren çabanın ağır bedeller doğurduğunu, gencecik evlatların kaybedildiğini ve trilyonlarca dolarlık kaynakların tüketildiğini hatırlattı. Buna karşın bugün terörün bitme noktasına geldiğini, terör örgütünün silah bırakma ve fesih kararını açıkladığını belirtti. Terörsüz Türkiye hedefinin toplumsal ve milli mutabakatı güçlendireceğine vurgu yapıldı.
Çerçeve Yasa ve siyasetler arası iş birliği:
TBMM nde Çerçeve Yasa nın 467 kabul oyuyla çıkmış olmasının hem içeride hem de dışarıda önemli bir mesaj verdiğini söyleyen Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ye, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu ile diğer siyasi partilere teşekkür etti. Kabule ilişkin izleme sürecinin işletileceğini ve gerekli adımlar atıldığında ilgili kurumların gerekeni yapacağını kaydetti; bunun milli mutabakatı güçlendireceğini belirtti.
Yeni anayasa çağrısı ve demokrasi hedefi
Konuşmanın önemli bir bölümünü yeni anayasa meselesi oluşturdu. Erdoğan, yeni yasama yılının Kanun-i Esasi nin ilanının 150 nci yılına denk geldiğine işaret ederek, yeni ve sivil bir anayasanın Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesi olduğunu söyledi. Darbe ürünü anayasaların geride bırakılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, mevcut anayasaların vesayet mimarisinin sivil siyasetin önünde engel oluşturduğunu belirtti.
Yeni anayasa sürecinin, kutuplaşmayı merkeze almayan, asgari müştereklerde uzlaşmayı esas alan bir siyaset anlayışı ile mümkün olacağını söyleyen Erdoğan, bunun aynı zamanda devlet ile toplum arasında daha sağlam köprüler kuracağını, çoğulcu demokrasinin kurumsallaşmasını sağlayacağını ifade etti. Türkiye Yüzyılı na yakışır bir anayasa için tüm siyasi partilere samimiyet çağrısı yaptı ve yasama yılının anayasa yılı olmasını temenni etti.
Konuşmasının finalinde Erdoğan, bir kez daha vurguladı: Ne Türkiye nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Bu çerçevede siyaset dilinin değişmesi, iç cephenin tahkim edilmesi ve milletin çıkarlarının her şeyin önünde tutulması gerektiğini dile getirerek konuşmasını tamamladı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, TBMM GENEL KURULU 28. DÖNEM 5. YASAMA YILI AÇILIŞ TÖRENİNDE MİLLETVEKİLLERİNE SESLENDİ