Ana Sayfa

Erken kazanılan yürüyüş rutini ileride osteoporoz ve kireçlenmeyi azaltıyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Uzman Dr. Ayşe Yener Güçlü, genç yaşta düzenli yürüyüşün kemik mineral yoğunluğunu artırıp osteoporoz ve eklem kireçlenmesi riskini azalttığını söylüyor.

yürümenin sağlık üzerindeki kapsamlı etkileri

Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü vesilesiyle yürüyüşün beden ve zihin sağlığına katkılarını anlattı. Güçlü, düzenli tempolu yürüyüşün kalp kasını güçlendirdiğini, damar esnekliğini artırdığını, kan basıncını düzenlediğini ve kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) yükselttiğini vurguladı.

Güçlü, haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüşün kalp krizi ve inme riskini belirgin şekilde azalttığını belirtti. Ayrıca yürüyüşün insülin duyarlılığını artırarak tip 2 diyabet riskini düşürdüğünü, kilo kontrolüne katkı sağladığını ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azaltarak metabolizmayı hızlandırdığını ifade etti.

kemik, eklem ve kas sağlığı:

Uzman, ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde düzenli yürüyüşün kemik mineral yoğunluğunu artırdığına dikkat çekti. Güçlü, yetişkinlikteki kemik kütlesinin önemli bir kısmının bu dönemde kazanıldığını; dolayısıyla erken yaşta edinilen yürüyüş alışkanlığının ileride osteoporoz ve kırık riskini azaltan bir rezerv oluşturduğunu söyledi.

Yürüyüşün eklem kıkırdağının beslenmesini destekleyerek uzun vadede kireçlenme riskini düşürdüğünü ve eklem hareketliliğini koruduğunu belirten Güçlü, erken yaşta kazanılan kas gücü ve denge becerisinin yaşlanma sürecinde kas kaybını yavaşlatıp düşme riskini azalttığını, böylece bağımsızlığın daha uzun süre sürdürülebileceğini vurguladı.

günlük uygulama ve dikkat edilmesi gerekenler:

Yürümenin eklem hareket açıklığını koruduğunu, eklem sertliğini ve sabah tutukluğunu azalttığını söyleyen Güçlü, destekleyici kasları güçlendirerek ekleme binen yükü dengelediğini belirtti. Ancak ağrılı eklemler, ileri kireçlenme veya menisküs/bağ yaralanması gibi durumlarda zemine ve tempoya dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı: düz zemin tercih edilmeli, aşırı tempo ve eğimli ya da zorlu zeminlerden kaçınılmalıdır.

Güçlü, uygun ayakkabı kullanımının ve gerekirse hekim kontrolünde yürüyüşe başlamanın önemine işaret ederek, çoğu durumda dinlendirmek yerine doğru şekilde hareket etmenin daha faydalı olduğunu söyledi. Kronik hastalık, eklem protezi veya ciddi ağrı durumlarında mutlaka hekime danışılmasını önerdi.

Uygulama önerileri de paylaşan Güçlü, yetişkinler için haftanın çoğu günü en az 30 dakika orta tempolu yürüyüşü tavsiye etti. Başlangıçta günde 3 kez 10'ar dakikalık seansların yeterli olabileceğini, mümkünse açık havada ve yeşil alanlarda yürünmesinin ruhsal faydalarını artırdığını belirtti.

Son olarak Güçlü, yürüyüşün endorfin salgısını artırarak stres, anksiyete ve depresyon belirtilerini azalttığını, uyku kalitesini iyileştirdiğini, zihinsel berraklık ve hafızayı desteklediğini; orta tempolu yürüyüşün bağışıklığı güçlendirip inflamasyonu azalttığını, sindirim sistemini düzenleyip kabızlığı önlemeye yardımcı olduğunu hatırlattı.

AYŞE YENER GÜÇLÜ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol