Ana Sayfa

Erken müdahale seçenekleri genişletiyor: mide kanserinde nelere dikkat edilmeli

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Prof. Dr. Hasan Bektaş, uzun süren hazımsızlık, açıklanamayan kilo kaybı ve aile öyküsüne dikkat çekerek erken tanının önemini vurguladı.

erken tanının önemi:

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş mide kanserinin erken dönemde sık belirti vermeyebildiğini, bu nedenle şikâyetlerin uzun sürmesi veya giderek kötüleşmesinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Uzun süreli ve tekrarlayan yakınmaların izlenmesi, tanı fırsatlarını artırarak tedavi seçeneklerini genişletebiliyor.

Bektaş, özellikle uzun süren mide ağrısı, hazımsızlık, erken doyma ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini söylüyor. Bu yakınmaların tek başına kanser anlamına gelmediğini, ancak süreklilik veya kötüleşme durumunda hekim değerlendirmesinin şart olduğunu vurguluyor.

risk faktörleri ve koruyucu önlemler:

Prof. Dr. Bektaş, mide kanseri riskini etkileyen unsurlar arasında aile öyküsü ve Helicobacter pylori enfeksiyonu ile bazı beslenme alışkanlıklarını sıralıyor. Ailede birinci derece yakınlarda mide kanseri bulunması kişinin riskini artırabiliyor; ancak aile öyküsü olanların mutlaka hastalık geliştireceği anlamına gelmediği belirtiliyor.

Risk azaltma açısından Bektaş, Helicobacter pylori enfeksiyonunun tespit edilip tedavi edilmesinin önemini, sigaradan kaçınmayı, aşırı tuzlu, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sınırlanmasını ve sebze-meyve ağırlıklı dengeli beslenmeyi öneriyor. Ayrıca aile öyküsü olanlara genetik danışmanlık ve Helicobacter pylori değerlendirmesi yapılmasının faydalı olabileceğini aktarıyor.

tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri:

Mide kanserinde tanıda en temel araçlardan birinin gastroskopi olduğunu belirten Bektaş, bu yöntemle midenin iç yüzeyinin doğrudan incelenebildiğini ve şüpheli bölgeden biyopsi alınabildiğini söylüyor. Kesin tanı, alınan dokunun patolojik incelemesiyle konuluyor. Hastalığın yayılımını değerlendirmek için bilgisayarlı tomografi, endoskopik ultrason ve gerektiğinde PET/BT gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor.

Erken evrede tespit edilen küçük ve yüzeyel tümörlerin, uygun kriterler sağlandığında endoskopik yöntemlerle çıkarılabildiğini belirten Bektaş, erken tanının bu açıdan önemli bir avantaj sunduğunu ifade ediyor. Ayrıca, tanının evresi ve hastanın genel durumu tedavi planını şekillendiriyor; bazı hastalarda önce kemoterapi uygulanarak tümörün küçültülmesi hedefleniyor.

cerrahi yaklaşımlar ve multidisipliner karar:

Bektaş, "her mide kanseri hastasında ameliyat gerekmiyor" ifadesiyle tedavinin kişiye özel planlandığını vurguluyor. Tam çıkarılabilir olgularda cerrahi temel bir seçenek olurken, uzak organlara yayılımın olduğu durumlarda yaklaşımlar değişiyor ve palyatif amaçlı uygulamalar gündeme gelebiliyor.

Uygun hastalarda ameliyatların laparoskopik veya robotik yöntemlerle yapılabildiğini söyleyen Bektaş, bu tekniklerin küçük kesiler, daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme gibi avantajlar sağlayabildiğini belirtiyor. Robotik cerrahi cerraha büyütülmüş üç boyutlu görüntü ve hassas hareket kabiliyeti sunduğu için bazı vakalarda tercih edilebiliyor. Bektaş, en önemli noktanın yöntemin ne olduğundan önce, kanser cerrahisinin temel prensiplerine uyularak doğru tedavinin doğru hastaya uygulanması olduğunu vurguluyor.

Sonuç olarak, mide kanserinde erken tanı tanı konulan hasta sayısını değil aynı zamanda uygulanabilecek tedavi seçeneklerini de etkiliyor. Uzman değerlendirmesi, risk faktörlerinin gözden geçirilmesi ve uygun takip programları ile hastalık seyrinin değiştirilebileceği mesajı öne çıkıyor.

LİV HOSPİTAL VADİ İSTANBUL GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. HASAN BEKTAŞ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol