Ana Sayfa

Erken tanı hayat kurtarıyor: yumurtalık kanserinde düzenli takip şart

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Yumurtalık kanseri genellikle erken belirti vermez; sağ kalımı artırmak için yıllık jinekolojik muayene, düzenli ultrason ve risk takibi şart.

Uzman uyarısı:

Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanserinin kadınlar arasında sık görüldüğünü belirterek erken tanının önemine dikkat çekti. Over kanserinin, rahmin her iki yanında yer alan yumurtalıklar veya fallop tüplerinde ortaya çıkabildiğini, bu dokulardaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla geliştiğini açıkladı.

Hastalık profili ve ölüm riski:

Aydemir, Türkiye’de yumurtalık kanserinin kadınlarda rahim (endometrium) kanserinden sonra en sık görülen ikinci jinekolojik kanser olduğunu ve jinekolojik kanserler arasında en fazla ölüme yol açan tür olduğunu vurguladı. Bu durumun temel nedenlerinden birinin, hastalığın çoğunlukla erken evrede belirti vermemesi olduğunu söyledi.

Belirtiler ve risk faktörleri:

Yumurtalık kanserinin yaygın belirtileri arasında karın ağrısı, karında şişkinlik, karın içinde sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve belirgin kilo kaybı yer alıyor. Aydemir, bu belirtilerin genellikle hastalık ilerledikçe ortaya çıktığını ve bu nedenle erken teşhisin zorlaştığını belirtti.

Risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsü, kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmama ve menopozun erken başlaması sayıldı. Bu faktörlere sahip kişilerin daha sık ve yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.

Tanı süreci ve izlemler:

Tanıda jinekolojik muayene ve ultrasonografinin temel rol oynadığını aktaran Aydemir, muayene sırasında sıklıkla kistlerin tespit edilebileceğini ancak her kistin kanser anlamına gelmediğini hatırlattı. Üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin çoğunun basit ve zararsız olduğunu, zamanla kaybolabileceğini söyledi.

Kistin kötü huylu olup olmadığını değerlendirmek için ultrason ile kistin boyutu, şekli ve karın içi sıvı varlığı inceleniyor; gerektiğinde bazı kan testleri ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile ayrıntılı analiz yapılıyor. İlerlemiş hastalıkta cerrahi ve daha yoğun tedavi gerekliliği ortaya çıkabildiği için uzman hekimin değerlendirmesi belirleyici oluyor.

Önleme ve düzenli kontroller:

Aydemir, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinin erken evrede teşhis edilebildiğini, çoğunluğun geç evrede tanı aldığını belirtti ve kesin, güvenilir bir tarama yönteminin henüz bulunmadığını söyledi. Bu nedenle herhangi bir belirti olmasa bile kadınların belirtilere karşı duyarlı olmalarını ve yılda en az bir kez jinekolojik muayene ile takipte kalmalarını önerdi. Özellikle risk taşayan bireylerin daha sık izlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Özetle, yumurtalık kanserinde erken evrede tanı sağ kalımı önemli ölçüde artırıyor; bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi takipleri asla ihmal edilmemeli.

OPR. DR. HİLAL MÜRÜVVET BULUT AYDEMİR

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol