Ana Sayfa

Erken teşhis vurgusu: her 8 kadından biri meme kanseri riski taşıyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Diyarbakır Memorial, ekim farkındalık çalışmasında Dr. Musluh Hakseven ile her 8 kadından birinin meme kanseri riski taşıdığını ve erken teşhisin önemini anlattı.

Diyarbakır Memorial ekim ayı boyunca meme kanseri farkındalığı oluşturuyor

Diyarbakır Memorial Hastanesi, Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde ekim boyunca süren bilgilendirme faaliyetleriyle kadınları bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Hastanenin Onkolojik Cerrahi Bölümü’nden Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, toplumda meme kanserine ilişkin farkındalığın artırılmasının erken tanı ve tedavi başarısında belirleyici olduğunu vurguladı.

Meme kanserinin doğası ve belirtileri:

Dr. Hakseven, meme kanserinin hücrelerin anormal ve kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını ve bu dokunun tümöre dönüşerek uzak bölgelere metastaz yapabileceğini belirtti. Hastanın yaşı tek belirleyici değil; özellikle 40 yaş ve sonrası riskin arttığı belirtilse de, 20-25 yaşlarında meme kanseri vakalarının da görülebildiğinin altı çizildi. Memede daha önce olmayan bir kitle, ağrı, meme başında çekilme, kızarıklık, memede portakal kabuğu görünümü veya simetri bozukluğu gibi değişimler şüphe yaratır. Bu belirtiler mutlaka kanser anlamına gelmez; ancak bu tür bir değişimde hekime başvurulması gerektiği vurgulandı.

Mamografi yanlış inanışları ve erken teşhisin rolü:

Hakseven, mamografi konusunda yaygın yanlış bilgilerin hastaları taramadan uzaklaştırdığını söyledi: "Mamografinin radyasyon nedeniyle kanser yaptığı yönünde bir inanış var; bu doğru değil." Mamografinin erken dönemde, hatta hücresel düzeyde değişimler ortaya çıkmadan önce lezyonları saptayabildiğini belirtti ve bu tetkikin basit, ucuz ve ulaşılabilir bir yöntem olduğunu ifade etti. Hastaların mamografiden kaçınmasının erken tanıyı güçleştirdiğine dikkat çekildi.

Ayrıca bazı meme kanserlerinin ciddi ağrıya yol açarak meme enfeksiyonuyla karışabileceği hatırlatıldı; bu nedenle yeni bir değişiklik fark edildiğinde hekime başvurmak erken tanı için hayati önem taşıyor.

Risk faktörleri ve tarama çağrısı:

Dr. Hakseven, meme kanseri riskini artıran faktörler arasında erken adet görmek ve geç menopoza girmek, az veya hiç doğum yapmamış olmak ve emzirmemek olduğunu söyledi. Ayrıca spor yapmamak, yağlı beslenme, alkol ve sigara kullanımının da riski etkilediği belirtildi. Her 8 kadından birinin meme kanseri riski altında olduğu ve kadınlar için bu oranın yaklaşık %12 civarında olduğu vurgulandı; Hakseven, "Sayılar tam olarak aklımda değil ama yanılmıyorsam her yıl yaklaşık 5 milyon yeni meme kanseri tanısı konuluyor" dedi.

Hastaların kendi kendine muayene yapmasının önemine dikkat çekildi: ayna karşısında memelerde asimetri, çekinti veya düzensizlik aranmalı; ardından elle muayene yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama programları kapsamında, özellikle 40 yaşından sonra sağlık ocakları, aile sağlığı merkezleri ve KETEM’lerde taramalar yapıldığı hatırlatıldı.

Dr. Hakseven, son olarak "Kanser utanılacak bir hastalık değil; meme utanılacak bir organ değil" diyerek, herhangi bir şüphe durumunda utanmadan hekime başvurulması gerektiğini söyledi ve erken tanıyla birçok hastalığın daha az invaziv yöntemlerle tedavi edilebildiğinin altını çizdi.

CERRAHİ ONKOLOJİ VE GENEL CERRAHİ UZMANI DR. MUSLUH HAKSEVEN, HER 8 KADINDAN BİRİNİN MEME KANSERİ RİSKİ ALTINDA OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol