Ana Sayfa

Erzurum'da aile ve nesli güçlendirmek için ortak eylem çağrısı

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Atatürk Üniversitesi ev sahipliğindeki uluslararası sempozyum, dijital bağımlılık ve demografik risklere karşı aileyi koruma stratejileriyle dokuz ülkeden uzmanları bir araya getirdi.

Erzurum'da uluslararası sempozyum aile ve nesil konusunu masaya yatırdı

Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde, İslâm Âlimleri Vakfı ve Dünya Müslüman Âlimler Birliği iş birliğiyle düzenlenen "Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması Uluslararası Sempozyumu", 23-25 Ekim 2026 tarihlerinde 15 Temmuz Millî İrade Salonunda gerçekleştirildi. Sempozyum, Türkiye, Katar, Mısır, Filistin, Cezayir, Suriye, Fas ve İngiltere’den gelen ilim insanlarını dokuz ülkeden katılımla üç gün boyunca bir araya getirdi ve aileyi güçlendirmeye dönük somut öneriler içeren bir sonuç bildirgesi yayımladı.

Açılış ve ilk değerlendirmeler:

Sempozyum Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmalarını İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Prof. Dr. Ali Muhyiddin el-Karadaği, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş yaptı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, aile meselesinin bir beka, gelecek ve medeniyet problemi olduğunu vurgulayarak disiplinlerarası bir aile ve nesil araştırmaları yapılanması önerisini paylaştı.

Oturumlarda öne çıkan temalar:

İlk oturumlar kadın haklarında denge, Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an’ın aileye yaklaşımı ile hadisler ışığında neslin korunması gibi temel başlıkları tartıştı. 24 Ekim Cumartesi günü beş oturumla devam eden çalışmalar, Hz. Peygamber’in çocuklar ve gençlerle iletişimi, Cahiliye dönemindeki saldırıların günümüz izdüşümleri ve Mehmet Âkif’in Safahat’taki toplumsal teşhisleri gibi tarihî ve kültürel perspektifleri bir araya getirdi.

Gün boyunca ayrıca aile hakemliği ve arabuluculuğu, medya aracılığıyla değerlerin erozyonu, Türk ailesinde dönüşümler ve dijital tehlikelere karşı korunma konuları detaylandırıldı. Öğleden sonra Kur’an’daki boşanma safhaları, boşanmayı önleyici tedbirler, manipülatif enformasyonun aile yapısına etkileri ve Almanya örneği üzerinden demografik değişimin oluşturduğu sosyokültürel riskler değerlendirildi. Arapça sunulan tebliğlerde medya ve dijital çağın aile rolleri üzerindeki yeniden yapılandırıcı etkileri ele alındı.

Son günün oturumlarında dijital bağımlılığın aile içi diyaloğa etkisi, Kur’an ve Sünnet perspektifinde ailenin amaçları, çocuklarda iç bağışıklık kazandırma yöntemleri, iş stresinin aile çözülmesine etkisi ve evliliğe hazırlık programları gibi pratik konular sunuldu ve tartışıldı.

Sonuç bildirgesi: teşhis ve tedavi önerileri:

Sempozyumun sonuç bildirgesini açıklayan Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, aileyi etkileyen sosyal, kültürel ve ekonomik değişimlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının gerekliliğini vurguladı. Bildirgede dijital çağın ekran bağımlılığı ve zararlı içeriklerinin aile içi iletişimi ve nesiller arası bağları zayıflattığı tespiti öne çıktı; ebeveynlere sistemli bir dijital okuryazarlık kazandırılması çağrısı yapıldı.

Bildirge, nüfus yenilenme hızının kritik eşiğin altına düşmesinin bir beka sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirtti ve mevcut on iki yıllık zorunlu eğitimin gençlerin meslek sahibi olmasını ve evliliği geciktirdiği değerlendirmesiyle, gençlerin hayata daha erken katılımını destekleyen yeni eğitim düzenleri önerdi. Ayrıca modern dünyanın yol açtığı en ağır tahribatlar arasında "babalık statüsünün zayıflatılması" ve "anneden yoksunluk sendromu" gösterildi; evlilik öncesi ve sonrası aile eğitimi, boşanmanın son çare olarak görülmesi ve aile arabuluculuğu ile aile hakemliğinin hukuki ve işlevsel zemine kavuşturulması talep edildi.

Bildirge ayrıca üniversiteler bünyesinde müstakil Aile Enstitüleri kurulmasını önerdi ve devletin 2025 yılını "Aile Yılı", 2026-2035 dönemini ise "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan etmesinin bir fırsat olduğu vurgulandı. Sempozyumda ayrıca soykırım altındaki Filistin ailesinin yaşadığı acıların neslin korunması açısından en ağır boyutu oluşturduğu ve uluslararası toplumun savaş ve zulüm altındaki aile ve çocukları korumak için somut adımlar atması gerektiği belirtildi.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu kapanışta, üç günlük tartışmaların aile meselesinin beka ve medeniyet boyutunu akademik bir ortak kanaat halinde güçlendirdiğini söyledi ve sempozyumun değerinin önerilerin hayata geçirilmesiyle ölçüleceğini ifade etti. Atatürk Üniversitesi olarak disiplinlerarası bir araştırma yapılanması oluşturulması, sempozyum tebliğlerinin bilimsel eser hâline getirilmesi ve kurulan akademik dostlukların projelere dönüşmesi için çalışmalara başlanacağını bildirdi.

Sempozyum, kamuoyuyla paylaşılan sonuç bildirgesinin ardından katılımcılara düzenlenen Erzurum şehir gezisiyle sona erdi. Etkinlik, akademik değerlendirmelerden somut politika önerilerine uzanan bir zemin oluşturdu ve katılımcılar arasında iş birliğini devam ettirme taahhüdü ile tamamlandı.

Rektörün vurgusu: "Aileyi korumak, yalnızca bugünü değil, yarını korumaktır."

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİNİN EV SAHİPLİĞİNDE, İSLÂM ÂLİMLERİ VAKFI VE DÜNYA MÜSLÜMAN ÂLİMLER BİRLİĞİ İŞ BİRLİĞİYLE DÜZENLENEN "MODERN SALDIRILAR KARŞISINDA AİLE VE NESLİN KORUNMASI ULUSLARARASI SEMPOZYUMU", DOKUZ ÜLKEDEN İLİM İNSANINI ÜÇ GÜN BOYUNCA AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURDU. SEMPOZYUM, AİLEYİ GÜÇLENDİRMEYE YÖNELİK SOMUT ÖNERİLERİN YER ALDIĞI SONUÇ BİLDİRGESİYLE TAMAMLANDI.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç