Ana Sayfa

farklı ağrı uyarısıdır: frank işareti tek başına belirleyici değil

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Doç. Dr. Fatih Güngören, frank işaretinin tek başına kalp krizi habercisi olmadığını; belirtiler, risk faktörleri ve acil başvurunun önemini vurguladı.

durumun ciddiyeti: belirtileri küçümsemeyin

Komedyen Cem Yılmaz’ın yaşadığı sağlık sorunu sonrası kalp krizi belirtilerine erken müdahalenin önemi tekrar gündeme geldi. Medicana Ataköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, kalp krizi bulgularının kişiden kişiye farklılık gösterdiğini belirterek vatandaşları uyardı. Bazı hastalarda ilk belirti göğüs ağrısı olurken bazılarında nefes darlığı, bayılma veya çarpıntı hissi görülebiliyor. Özellikle yaşlılar, şeker hastaları ve nörolojik sorunları olanlarda klasik göğüs ağrısı yerine genel durum bozulması veya nefes darlığı şikâyetiyle başvuru daha sık olabiliyor.

acil değerlendirme ve tedavi süreci:

Hastaların çoğunluğu göğsün ön tarafından başlayan ve kola ya da sırta yayılan ağrı şikâyetiyle acile geliyor. İlk adımda EKG ile değerlendirme yapılıyor; EKG’de ST elevasyonu saptanırsa hastalar acil anjiyografiye alınarak sorumlu damardaki tıkanıklığa müdahale ediliyor. Doç. Dr. Güngören, bu noktada hedefin ilk tıbbi temastan itibaren mümkün olan en kısa sürede, ideal olarak 120 dakika içinde uygun tedaviye ulaştırmak olduğunu söyledi. Bazı hasta gruplarında EKG bulguları açık olmayabiliyor; bu vakalarda klinik değerlendirme, seri EKG ve kan testleriyle takip sürdürülüyor.

Hastaların kendilerinde her zamankinden farklı bir ağrı ya da göğüste sıkışma, yanma hissi, yoğun terleme, bulantı ya da kusma fark etmeleri durumunda vakit kaybetmeden 112 aranması veya doğrudan hastaneye başvurmaları gerektiğini vurguladı.

frank işareti ne anlama geliyor:

Sosyal medyada sıkça tartışılan ve kulak memesindeki diagonal çizgiyle ilgili olarak tanımlanan Frank işareti hakkında Doç. Dr. Güngören şu değerlendirmeyi yaptı: Bazı çalışmalarda kalp damar hastalığı olan kişilerde bu çizginin daha sık görüldüğüne dair korelasyon bildirilmiş. Bu nedenle Frank işareti olan kişilerin bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini söyledi.

Ancak önemli bir uyarı da ekledi: Her Frank işareti bulunan kişinin kalp damar hastalığı olduğu sonucunu çıkarmak doğru değil. Başvuru sırasında hastanın eşlik eden hastalıkları, risk faktörleri ve klinik bulgular bir bütün olarak ele alınıyor; buna göre ileri görüntüleme veya intervansiyon gerekip gerekmediğine karar veriliyor. Her Frank işareti için otomatik olarak anjiyo veya koroner BT anjiyografi yapılması gerektiğini söylemek doğru bir yaklaşım değil.

risk faktörleri ve korunma:

Doç. Dr. Güngören, kalp-damar hastalıklarında hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve ailede genç yaşta kalp krizi öyküsünün önemli rol oynadığını belirtti. Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve sedanter yaşam tarzı da kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyen diğer faktörler olarak sıralandı. Bu etkenlerin bir arada değerlendirilmesinin, bireyin toplam kardiyovasküler riskini doğru şekilde ortaya koymak için gerekli olduğunu vurguladı.

Ayrıca stresin rolüne dikkat çekildi: Adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarının tansiyon ve nabız üzerinde etkileri olabileceği, mevcut aterosklerotik plaklarda stresin plağın yırtılmasına ve pıhtı oluşumuna katkıda bulunabileceği ifade edildi. Bu nedenle stres yönetiminin de kalp-damar sağlığı açısından önemli olduğu belirtildi.

kimler ne zaman kontrole başlamalı:

Genel öneri olarak, ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü veya ailevi hiperkolesterolemi gibi durumlar varsa kişilerin 40 yaş beklemeden değerlendirilmesi gerektiği; aksi takdirde erkekler için genel çizginin 40 yaş sonrasında kardiyovasküler risk değerlendirmesi başlatılması olduğu aktarıldı. Kadınlarda ise risklerin menopoz dönemi ve sonrasında yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığı bildirildi.

Sonuç olarak, tek bir fiziksel işaret hiçbir zaman tek başına tanı koydurmuyor; şikâyetlerin bütüncül değerlendirilmesi, risk faktörlerinin belirlenmesi ve şüphe durumunda hızlı tıbbi başvuru hayat kurtarıcı olabiliyor.

KARDİYOLOJİ UZMANI DOÇ. DR. FATİH GÜNGÖREN

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol