Gayrettepe yangınında aileler adalet için 30 ekimi bekliyor
Dava süreci ve duruşma takvimi:
İstanbul Gayrettepe'deki gece kulübü yangınına ilişkin davada 16. duruşma 30 Ekim 2026 tarihinde görülecek. Olayda 29 kişi yaşamını yitirmiş, soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alınmış; bunlardan 7’si tutuklanmış, 4 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2024’te başladı ve bugüne kadar 15 duruşma yapıldı. Dava kapsamında halen 4’ü tutuklu 22 sanık yargılanıyor.
Mahkeme sürecinde ailelerin avukatları, eksik ve yetersiz bilirkişi raporları ile karşılaşıldığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini belirtiyor. Avukatlar, dosyaya sunulacak yeni raporun 30 Ekim duruşmasına yetişmesini umut ediyor.
Bilirkişi bulguları ve yangının teknik ayrıntıları:
Olay, Beşiktaş Gayrettepe Mahallesi Yıldız Posta Caddesi'ndeki 16 katlı binanın -1 ve -2. katlarında faaliyet gösteren gece kulübünde, tadilat çalışmaları sırasında meydana geldi. Tadilatın 11 Mart 2024’te başladığı tespit edildi ve adli makamların incelemeleri sonucunda tadilat alanı şantiye sınıfında değerlendirildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nın raporunda mekanda yağmurlama sistemi olduğu ancak çalışmadığı, işyeri içinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının bulunmadığı kaydedildi. Yangın başladıktan sonra mekânın elektriğinin kesildiği, iddialara göre bina yöneticisi tarafından şalterlerin indirildiği belirtildi. Bilirkişi heyetinin ön raporu şüphelilerin gerekli önlemleri almadığını ve ihmallerin olduğunu vurguladı; yangına ilk müdahalenin çalışanlar tarafından yapılmaya çalışıldığı, fakat yangın tüplerinin boş olması nedeniyle başarılı olunamadığı ifade edildi.
Avukat Onur Fırat Kaynun, tadilatın kapsamlı olduğunu söyleyerek, eğer mekan faaliyette olsaydı bunun çok daha büyük bir kayba dönüşebileceğini vurguladı: "Orası faaliyette olsaydı belki bin 200, bin 300, bin 500 kişinin bile hayatını kaybedebileceği bir katliam olabilecekmiş." Sanık savunmalarının ise tadilatı "yüzeysel" göstererek olası kast iddiasını zayıflatmayı hedeflediğini belirtti.
Ailelerin talebi, sorumluluk iddiaları ve mağdur yakınlarının ifadeleri:
Avukat Kaynun, Beşiktaş Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında mahkeme düzeyinde bir yetki karmaşası oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Kaynun, "Beşiktaş personeli suçu İBB’ye atıyor, İBB ise buranın Beşiktaş Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğunu söylüyor" diyerek kurumlar arası sorumluluk tartışmasına dikkat çekti.
Aileler, ihmallerin tamamen aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Kaynun, dosyaya gelen ilk iki bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, mahkemenin de bu raporlara itibar etmediğini belirterek üniversiteden görevlendirilen hukukçu heyetinin raporunun beklenildiğini ifade etti.
Hayatını kaybedenlerden Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ, acılarının taze olduğunu ve adalet beklentilerinin sürdüğünü söyledi: "Biz hala 2024 Nisan’ın 2’sinde kaldık. Acımız aynı ilk günkü gibi. ... Bu bir toplu bir katliam yani. O yüzden ağır bir şekilde yargılanmalarını istiyoruz." Aladağ ayrıca yangın günü yaşanan iletişim eksikliğini ve mahkemelerde bazı kişilerin tutumuna duyduğu tepkiyi anlattı.
Anne Aladağ, apartman yöneticisinin yangın sırasında şalterleri indirerek elektriği kestiği iddiasını da paylaştı ve bunun kaçış yönlendirmelerini devre dışı bıraktığını öne sürdü. Aileler, aydınlatma ve yönlendirme eksikliklerinin, boş alev söndürücülerin ve şantiye koşullarının birlikte büyük bir ihmale işaret ettiğini savunuyor.
Davada ilerleyen süreçte ailelerin beklentisi, yeni bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması ve sorumluların kusurlarının açıkça belirlenerek dosyanın sonuçlandırılması yönünde.
ANNE GÜLŞEN ALADAĞ