Ana Sayfa

Gece ağrıları önemsenmeli: kemik ve kas tümörlerinin gizli sinyalleri

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Gece uykudan uyandıran kemik veya kas ağrıları ile giderek büyüyen şişlikler nadir kas-iskelet tümörlerinin belirtisi olabilir; erken değerlendirme şart.

Uykudan uyandıran ağrıya kulak verin

Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Reşit Sevimli, gece özellikle uykudan uyandıran ve dinlenmeyle geçmeyen kemik ile kas ağrılarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür inatçı ağrılar, nadir görülen ancak ciddi seyredebilen kas-iskelet sistemi tümörlerinin ilk belirtisi olabiliyor.

Belirtiler ve dikkat edilmesi gerekenler:

Kas-iskelet sistemi tümörleri; kemik, kas, kıkırdak ve bağ dokularından köken alabilir. Bu kitleler iyi ya da kötü huylu olabilir; kötü huylular sarkom olarak adlandırılıyor. Her yaş grubunu etkileyebilen bu hastalığın en tipik şikayeti, dinlenmekle geçmeyen, giderek kötüleşen ve özellikle geceleri uykudan uyandıran ağrılardır. Hastalar bu yakınmaları sıklıkla spor yaralanması, incinme veya çocuklarda 'büyüme ağrısı' olarak değerlendirebiliyor.

Ağrının yanı sıra kolda, bacakta veya gövdede zamanla büyüyen, ağrılı ya da ağrısız şişlikler de ikinci önemli belirtidir. Bazen tümör belirti vermeden çok hafif bir düşme sonucu kemikte ani kırılmaya yol açar; bu duruma patolojik kırık denir ve arkadan yapılan tetkiklerde tümör tespit edilebilir.

Tedavi yöntemleri ve cerrahi gelişmeler:

Prof. Dr. Sevimli, geçmişte kol veya bacağın alınmasının daha sık gündeme geldiğini, ancak günümüzde cerrahi teknikler, radyoloji ve onkolojideki ilerlemeler sayesinde hastaların yüzde 90’dan fazlasında uzuv koruyucu cerrahi uygulanabildiğini belirtiyor. Temel hedef, tümörü vücuttan tamamen temizlerken hastanın kendi uzvunu korumak ve ameliyat sonrası yürüme, basma ya da kollarını kullanma gibi fonksiyonların sürdürülmesini sağlamaktır.

Tümör çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk çeşitli yöntemlerle onarılıyor: kemik bankası kökleri, hastanın kendi kemikleri veya modüler tümör protezleri kullanılabiliyor. Son yıllarda 3 boyutlu yazıcı teknolojisi ile leğen kemiği veya omurga gibi zor bölgelerde, hastanın tomografi görüntülerine uygun kişiye özel titanyum implantlar üretilebiliyor. Cerrahide kullanılan navigasyon sistemleri de tümörlü dokunun hassas biçimde çıkarılmasına katkı sağlıyor.

Erken tanı, doğru biyopsi ve multidisipliner yaklaşım:

Sevimli, tedavide iki kritik noktanın erken tanı ve biyopsinin doğru planlanması olduğunu vurguluyor. Kas-iskelet sistemi tümöründen kuşku duyulduğunda rastgele veya yanlış yönlendirilmiş cerrahi girişimler ile hatalı biyopsiler, maalesef hastanın uzuv kurtarılma şansını azaltabiliyor. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde hastaların mutlaka bu alanda uzmanlaşmış ortopedik onkoloji merkezlerine başvurması gerekiyor.

Tedavi planlaması ortopedik onkoloji, tıbbi onkoloji ve radyoloji gibi farklı disiplinlerin birlikte değerlendirmesiyle yapıldığında hem hastalığın kontrolü hem de hastanın fonksiyonlarının korunması açısından daha iyi sonuçlar elde ediliyor.

Özetle: Gece uykudan uyandıran kemik veya kas ağrısı ve vücutta giderek büyüyen şişlikler ihmal edilmemeli; erken değerlendirme ve doğru merkez yönlendirmesi hayatî önemdedir.

SPOR YARALANMASI, İNCİNME YA DA ÇOCUKLARDA "BÜYÜME AĞRISI" SANILARAK ÖNEMSENMEYEN, ANCAK DİNLENMEYLE GEÇMEYEN VE ÖZELLİKLE GECELERİ UYKUDAN UYANDIRAN KEMİK VE KAS AĞRILARI, NADİR GÖRÜLEN KAS-İSKELET SİSTEMİ TÜMÖRLERİNİN BELİRTİSİ OLABİLİYOR.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol