Ana Sayfa

Gece bölünen uyku gündüz hafızanızı zayıflatıyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Gece fark edilmeyen obstrüktif uyku apnesi, beynin dinlenmesini bozarak unutkanlık, dikkat eksikliği ve gündüz aşırı uyku haline neden olabilir.

Uyku bozuklukları gündüz bilişini nasıl etkiler:

İsimleri sık sık unutmak, aynı satırı birkaç kez okumak ya da gün içinde dikkati toplamakta güçlük çekmek çoğunlukla stres, yoğun iş temposu veya yaşlanmanın sonucu kabul ediliyor. Ancak Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hilal Taştekin Toz uyarıyor: bu belirtilerin kaynağı gece fark edilmeyen bir uyku bozukluğu olabilir. Özellikle obstrüktif uyku apnesi, horlama ile birlikte ortaya çıkan solunum durmaları nedeniyle beynin gece boyunca yeterince dinlenmesini engelleyerek gündüz dikkat dağınıklığı, hafıza sorunları ve aşırı uyku hali gibi bilişsel problemlere yol açabiliyor.

Beynin gece temizliği ve Glimfatik sistem:

Son yıllarda yapılan çalışmalar beynin lenfatik sistemi olarak tanımlanan Glimfatik mekanizmanın uykuda aktif olduğunu gösteriyor. Bu sistem uyku sırasında beyni çeşitli toksinlerden ve atıklardan temizleyerek sinir hücrelerinin çalışma hızını ve performansını artırıyor. Gece boyunca bu temizlik etkinliği bozulduğunda, bilişsel performansta düşüş gözlemlenebiliyor.

Obstrüktif uyku apnesinin doğrudan etkileri:

Uzm. Dr. Hilal Taştekin Tozun belirttiği gibi uyku apnesinde solunum tekrar tekrar durduğunda her durma beyinde kısa süreli uyanıklıklara yol açıyor. Kişi bu uyanmaları sıklıkla hatırlamıyor; buna rağmen derin uyku sürekli bölünüyor. Bazı ağır olgularda bu durum gece boyunca onlarca, hatta yüzlerce kez tekrarlanabiliyor. Sonuç olarak sekiz saat uyumuş görünülse bile beyin kaliteli dinlenme sağlayamıyor. Ayrıca tekrarlayan solunum durmaları kandaki oksijen seviyesinde düşüşlere neden olarak dikkat, öğrenme ve hafızadan sorumlu beyin bölgelerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle hastalar isimleri hatırlamakta zorluk, toplantılarda konsantrasyon kaybı, okuduğunu anlamada güçlük veya günlük işlerde artan hata şikayetleriyle başvurabiliyor.

Tanı yöntemleri ve tedavinin önemi:

Horlama, uykuda nefes durması, sabah dinlenmemiş uyanma ve gün içinde istemsiz uyuklama gibi belirtiler görüldüğünde ayrıntılı değerlendirme gereklidir. Uyku laboratuvarında uygulanan polisomnografi testi ile bir gece boyunca beyin dalgaları, uyku evreleri, göz hareketleri, kalp ritmi, solunum hareketleri, kandaki oksijen düzeyi ve horlama gibi parametreler eş zamanlı olarak kaydediliyor. Bu kayıtlar sayesinde uyku apnesinin varlığı ve şiddeti objektif olarak belirlenerek kişiye uygun tedavi planı oluşturuluyor. Uyku apnesi tedavi edildiğinde pek çok hastada dikkat, konsantrasyon ve hafıza performansında belirgin iyileşme görülüyor.

Tedavi edilmemiş uyku apnesi yalnızca yaşam kalitesini değil genel sağlığı da etkileyebilir. Uzm. Dr. Hilal Taştekin Toz, uzun süre tedavi edilmeyen vakalarda hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve inme riskinin arttığını ve iş performansı, sosyal yaşam ile zihinsel verimliliğin olumsuz etkilendiğini vurguluyor.

Bu belirtileri hafife almayın: gürültülü ve sürekli horlama, uykuda nefesin durduğunun çevredeki kişiler tarafından fark edilmesi, sabah dinlenmemiş uyanma, gün içinde istemsiz uyuklama, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık, sabah baş ağrısı, iş performansında düşüş ve konsantrasyon güçlüğü gibi semptomlar birlikte görülüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gereklidir.

NÖROLOJİ UZMANI DR. HİLAL TAŞTEKİN TOZ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol