Ana Sayfa

Gıda krizine karşı adalet, teknoloji ve yerel bilgeliğe ihtiyaç var

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Elif Demir
Paylaş
Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Dünya Gıda Günü'nde gıdanın insan hakkı olduğunu, israfla mücadele ve verimlilik artışının zorunlu olduğunu söyledi.

Kasapoğlu'nun İzmir'deki değerlendirmeleri

Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle İzmir Ticaret Odası'nda düzenlenen etkinlikte kapsamlı bir sunum yaptı. Kasapoğlu, gıda güvenliğinin yalnızca belirli günlerin teması veya kurumların dar sorumluluğu olmadığını; bunun insanlığın ortak meselesi olduğunu vurguladı.

Konuşmasında dünyadaki açlık ve sağlıklı gıdaya erişim sorununa dikkat çeken Kasapoğlu, teknolojik ilerlemeye rağmen milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğini, milyarlarca insanın ise sağlıklı gıdaya erişemediğini ifade etti. Üretim ile tüketim arasındaki kayıpların ve israfın, küresel gıda tablosunu travmatize ettiğini belirtti.

gıda israfı ve kaynak kaybı:

Kasapoğlu, tarladan sofraya uzanan zincirde çok sayıda noktanın kayıp ve israfa yol açtığını söyledi. Gıda israfının yalnızca atılan yiyeceklerden ibaret olmadığına, aynı zamanda o gıdanın üretiminde harcanan su, toprak, enerji ve çiftçinin emeğinin de heba edildiğine dikkat çekti. Bu bakış açısıyla bereketin sadece üretim miktarıyla ölçülemeyeceğini; üreticinin kıymetinin bilinmesi ve üretimin hakkaniyetle paylaşılmasının önemine işaret etti. Kasapoğlu, özellikle şu ifadeye vurgu yaptı: Çünkü bereket sadece üretmek değildir. Bereket, üreticinin kıymetini bilmek ve üretileni hakkaniyetle, adilce paylaşmakla olur.

Gıda kayıpları ve israfla mücadeleyi toplumun ortak sorumluluğu olarak tanımlayan Kasapoğlu, yarını beslemenin ilk şartının alın teriyle üretilen nimeti korumak olduğunu belirtti.

sıfır atık ve sürdürülebilir yönetim:

Kasapoğlu, Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık çalışmalarının yerel duyarlılığı aşarak küresel bir harekete dönüştüğünü ve Birleşmiş Milletler'in Uluslararası Sıfır Atık Günü kararının bu yaklaşımın uluslararası alandaki karşılığını gösterdiğini söyledi. Atıkların kaynağında önlenmesinin, tarımsal verimlilik ve doğal kaynakların korunması açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Tarladan sofraya çıkan atıkların yeniden toprağa, gübreye ve enerjiye kazandırılmasının, kaynak verimliliğini artıracağının altını çizen Kasapoğlu, kısa ve orta vadede bu tür uygulamaların kıtlık yönetiminde hayati rol oynayacağını ifade ederek, İsrafı yönetemiyorsak kıtlığı yönetmemiz mümkün değil değerlendirmesini paylaştı.

gıdanın silahlaştırılmasına ilişkin uyarı:

Savaşların ve çatışmaların küresel gıda güvensizliğinin başlıca nedenlerinden biri olduğunu belirten Kasapoğlu, özel olarak Gazze'de sivillerin gıdaya ve temiz suya erişiminin engellenmesine dikkat çekti. Açlığın insan eliyle oluşturulmasının ve gıdanın bir baskı aracı hâline getirilmesinin kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, gıdanın yalnızca ticari bir emtia olarak görülemeyeceğini söyledi. Kasapoğlu, bu noktada şunu ifade etti: Bizler için gıda ticari bir emtia değil; bir insan hakkı, yaşam hakkı ve insanlık onurudur.

Türkiye'nin küresel krizlere karşı çözüm üretme iradesine de değinen Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yürütülen Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde milyonlarca ton tahılın dünya pazarlarına, özellikle Afrika'daki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını hatırlattı ve Türkiye'nin kriz bölgelerinde barış, diplomasi ve insanlık vicdanı doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğini söyledi.

izmir'in tarımsal potansiyeli ve teknoloji entegrasyonu:

İzmir'in Bakırçay'dan Gediz'e, Küçük Menderes'e uzanan bereketli topraklarının ülke için stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kasapoğlu, tarımda değişen iklim ve kaynak koşullarının yeni üretim yaklaşımlarını zorunlu kıldığını vurguladı. Azalan su kaynakları, artan kuraklık baskısı ve bozulmuş toprak yapısının yarattığı risklerin, tarımsal üretimin geleceği için önemli sınamalar olduğunu söyledi.

Kasapoğlu, küresel ölçekte tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımsal üretimde kullanıldığını hatırlatarak, sulama sistemlerinin geliştirilmesi, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve atık suların yeniden kullanılması gerektiğini vurguladı. Su ve toprak verimliliği hepimiz için çok ama çok önemli bir konu sözleriyle suyun korunmasının gıda güvenliğiyle doğrudan ilişkisini öne çıkardı.

geleneksel bilgi ve genç- kadın katılımı:

Kasapoğlu, Anadolu çiftçisinin kuşaklar boyunca biriktirdiği geleneksel tarım bilgisinin üniversiteler, teknoparklar ve araştırma kurumlarıyla buluşturulmasının gerekliliğine dikkat çekti. Üniversitelerde üretilen bilginin tarlaya; tarladaki tecrübenin sanayiye; sanayide oluşan katma değerin ise üretime ve ihracata dönüşmesinin önemine vurgu yaptı.

Tarımın geleceğinde kadınların emeği ile gençlerin enerjisinin belirleyici olacağını söyleyen Kasapoğlu, kadın üreticilerin ve kooperatiflerin finansmana, teknolojiye ve üretim kaynaklarına erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gençlerin tarımdan kopmasını engellemenin yolunun, tarımı yalnızca fiziksel emekle sınırlı görmemekten geçtiğini; biyoteknoloji, yazılım, veri, dron teknolojileri ve gastronomi gibi alanların tarımla iç içe olduğunu anlattı. Kasapoğlu'nun vurguladığı gibi: Gençlerimizi pasif izleyiciler ve tüketiciler olarak görmememiz gerekiyor. Gençleri bizzat direksiyonun başında, Türkiye’ye istikamet çizen, yol veren aktörler olarak görmemiz; onları bu sürece hep birlikte dâhil etmemiz gerekiyor.

Kapanışta Kasapoğlu, Dünya Gıda Günü'nün gıda güvenliği, israfla mücadele ve gelecek nesillere karşı sorumluluklar konusunda ortak bir bilinç yaratmasını temenni etti ve toprağa emek veren çiftçilere, gıda sektöründe çalışanlara, bilim insanlarına ve sanayicilere teşekkür etti.

ÖNCEKİ DÖNEM GENÇLİK VE SPOR BAKANI, AK PARTİ İZMİR MİLLETVEKİLİ DR. MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU

Elif Demir — Politika & Dış Haberler Editörü
Editör: Elif Demir