Ana Sayfa

Giresun'da yerli üretim hedefiyle nükleer sanayiye hazırlık

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Taylan Polat
Paylaş
Giresun Üniversitesi'ndeki konferansta Prof. Dr. Ayhan Kara, nükleer sanayide yerli üretim, SMR teknolojileri ve üniversite‑sanayi iş birliğini vurguladı.

Giresun'da nükleer sanayinin yerli fırsatları masaya yatırıldı:

Giresun Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen "Giresun'dan Geleceğin Teknolojilerine: Nükleer Sanayide Yeni Fırsatlar" konferansında, nükleer enerji ve bu alandan doğacak sanayi ekosisteminin imkanları tartışıldı. Konferansta konuşan Giresun Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi ve nükleer bilimler uzmanı Prof. Dr. Ayhan Kara, nükleer enerji üretiminin yalnızca bir enerji kaynağı sağlamaktan öte yeni bir teknoloji ve üretim alanı yarattığını vurguladı.

reaktörlerin çalışma prensipleri ve güvenlik gereklilikleri:

Prof. Dr. Kara, reaktörlerde uranyum‑235 çekirdeklerinin parçalanmasıyla açığa çıkan enerjinin ısıya dönüştürüldüğünü, bu ısının buhar üretimi ve türbinler aracılığıyla elektrik enerjisine çevrildiğini anlattı. Nükleer santrallerin binlerce mekanik ve elektronik bileşenden oluşan karmaşık sistemler olduğuna dikkat çeken Kara, bu yüzden güvenlik ve kalite standartlarının en üst düzeyde tutulmasının zorunlu olduğunu belirtti. Bu çerçevede yapılacak üretimin teknik, test ve belgeleme gereksinimlerinin yüksek olduğunu kaydetti.

üretim ve kalite süreçlerinde izlenebilirlik:

Konferansta öne çıkan bir diğer nokta, nükleer üretimde kalite güvencesinin kapsamı oldu. Kara, "Nükleer sanayide üretim, yalnızca bir parçanın fiziksel olarak imal edilmesinden ibaret değildir" ifadesiyle sürecin her aşamasının kayıt altına alınmasının gerekliliğini vurguladı. Üretimde kullanılan malzemenin özellikleri, üretim yöntemi, uygulanan testler ve kalite kontrol aşamalarının ayrıntılı biçimde belgelenmesi gerektiğini söyleyen Kara, izlenebilirlik ve kalite güvencesinin nükleer sanayinin temel unsurları arasında olduğunu aktardı.

giresunlu firmalar için somut üretim alanları:

Kara, nükleer ekosistemin yalnızca reaktör gövdesi üretiminden ibaret olmadığını, mekanik imalat, elektrik‑elektronik, otomasyon, kontrol sistemleri, sensörler, yazılım ve malzeme teknolojileri gibi pek çok alanın bu tedarik zincirinde yer alabildiğini belirtti. Giresun'daki firmaların mevcut yetkinliklerini geliştirerek vana, pompa bileşenleri, boru bağlantıları ve yardımcı ekipman gibi ürün gruplarında tedarikçi olabileceği vurgulandı.

Prof. Dr. Kara, başlangıç aşamasında reaktörün en kritik parçalarını üretme hedefi koymak yerine reaktör dışı mekanik bileşenlere, yardımcı sistemlere ve kontrol‑izleme teknolojilerine odaklanmanın daha gerçekçi olduğunu söyledi. Bu yolla Giresun'un belirli ürün gruplarında uzmanlaşarak hem Türkiye hem de uluslararası pazarlarda rekabet edebileceği belirtildi.

küçük modüler reaktörler (smr) ve ileri mühendislik ihtiyaçları:

Konferansta SMR teknolojilerinin yükselen önemi de ele alındı. Kara, küçük modüler reaktörlerin modüler yapısı ve farklı kullanım alanlarına uygun gelişimi nedeniyle ilgi gördüğünü, fakat boyut küçüldükçe güvenlik, verimlilik ve tasarım açısından daha ileri mühendislik çözümlerine ihtiyaç doğduğunu ifade etti. Veri merkezleri ve yapay zekâ uygulamalarının artan enerji ihtiyacının nükleer teknolojilere olan ilgiyi artırdığını belirten Kara, Türkiye'de yerli reaktör tasarımı geliştiren şirketlerin çalışmalarının bu bağlamda önem taşıdığını söyledi.

üniversite‑sanayi iş birliği ve yol haritası:

Giresun'un nükleer tedarik zincirinde yer alabilmesi için üniversite, sanayi ve Ar‑Ge kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Kara, firmaların üretim kabiliyetlerinin analiz edilmesi, uygun ürün gruplarının belirlenmesi ve ortak araştırma projelerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Üretim öncesi tasarım, simülasyon, dijital ikiz oluşturma, prototip üretimi ve test süreçlerinin kritik olduğunu belirten Kara, üniversitelerin mühendislik hesaplamaları, Ar‑Ge ve test altyapısıyla sanayicilere destek sağlayabileceğini söyledi.

Yazılım ve otomasyon alanında PLC, SCADA, simülasyon yazılımları ve dijital kontrol teknolojilerinin nükleer santrallerde kritik rol oynadığını kaydeden Kara, gençleri bu alanlarda araştırma yapmaya ve çözümler geliştirmeye davet etti. Ayrıca firmaların kalite belgelerini geliştirmeleri ve uluslararası standartlara uyum sağlamaları gerektiği ifade edildi.

Konferans, Akkuyu ve Sinop projelerinin Giresunlu firmalar için potansiyel fırsatlar sunduğu tespitiyle sona erdi. Prof. Dr. Kara'nın vurguladığı gibi, uzun vadeli ve kademeli bir hazırlıkla Giresun'un mühendislik gücünün nükleer tedarik zincirine entegre edilmesi mümkün. Bu süreçte doğru adımların atılması halinde kent, akademi, sanayi ve ülke kazanacaktır.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ VE NÜKLEER BİLİMLER UZMANI PROF. DR. AYHAN KARA, NÜKLEER ENERJİ TEKNOLOJİLERİNİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİNDEN SANAYİ ÜRETİMİNE, YERLİ FİRMALARIN POTANSİYELİNDEN KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNE UZANAN KONULARDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU.

Taylan Polat — Teknoloji Editörü
Editör: Taylan Polat