Göbeklitepe'deki çanta figürleri ilk mimari planın sembolik kaydı
Göbeklitepe figürlerinin mimari şeması iddiası
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Yüksek İç Mimar ve Öğretim Görevlisi Bora Uluurgun, Göbeklitepe'de bulunan dikilitaşlardaki yaygın biçimde 'çanta', 'kova' veya 'sepet' olarak tanımlanan üç sembolün, taşınabilir eşyalar değil, insanlık tarihinin bilinen en eski mimari şematik çizimi olduğu görüşünü açıkladı. Uluurgun bu incelemeyi özellikle 43 numaralı dikilitaş (Akbaba Taşı) üzerindeki üç motif üzerinden yürüttü.
Uluurgun'un çözümlemesi:
Uluurgun'a göre söz konusu motifler modern gözlemcinin çağdaş benzetmelerine indirgenemez; bunlar bir yapının ön cephe kesitini ve aynı zamanda gök-yer-yeraltı üçlemesinden oluşan kozmik düzenin şematik modelini kaydeden ikonografik belgeler. Araştırmacı, formların mükemmel simetriye sahip ana hatları ve üzerlerindeki asimetrik hayvan figürlerinin birlikte okunması gerektiğini belirtiyor. Bu asimetri, Uluurgun'a göre gerçek yapının girişini ve kapısını gösterir; gerçek bir yapının girişi yapıyı asimetrik kılar ve bu detay sembollerin mimari kesit olduğunu kanıtlar.
Uluurgun sembolleri 'çifte-anlamlı' (dual layer) olarak tanımlıyor; hem fiziksel bir yapının teknik kesitini hem de Neolitik dönemin kozmolojik inancını aynı anda ilettiklerini öne sürüyor. Sembolün üst kavisli formu çatı veya kubbe profilini, yan dikmeler halka duvar/sütun dizilerini, orta T-şekilli form merkez T-dikilitaşın ritüel odağına karşılık geldiğini; alt düz hattın yapı tabanını, iç boşluğun ise ritüel alanı (avlu) ve sütunlar arasındaki kullanım alanını gösterdiğini aktarıyor. Bu okumaya göre söz konusu üç sembol, Göbeklitepe'deki tapınakların (Enclosure A, B ve C) ön cephe kesitlerinin şematik yansımasıdır.
Mitolojik ve coğrafi paralellikler:
Uluurgun, bu tür 'çanta/kova' tasvirlerinin yalnız Göbeklitepe'ye özgü olmadığını vurguluyor ve tarihin farklı coğrafyalarındaki örneklerle paralellik kuruyor. Öne çıkan örnekler arasında MÖ 883-859 tarihli Nimrud kabartmalarında Apkallu figürlerinin ellerinde görülen banddudû (kova benzeri nesne) ve arındırıcı asa mullilu; MÖ 1000-400 arası Olmek sitelerindeki La Venta Monument 19'da elinde 'çanta' tutan figür; Yeni Zelanda Maori mitolojisinde Tne-nui-a-Rangi'nin üç bilgi sepeti Kete Tuauri, Kete Tuatea ve Kete Aronui; ayrıca Antik Mısır tasvirlerindeki çadır/taşınabilir ev göstergeleri sayılabilir.
Bu karşılaştırmalar, Uluurgun'a göre Göbeklitepe'deki üçlü sembolün hem sayısal hem de kozmolojik anlamda evrenin üç katmanını temsil etme geleneğiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Örneğin Maori efsanesindeki üç sepet ile Göbeklitepe'deki üç sembol arasındaki sayı ve işlevsel paralellik dikkat çekici olarak sunuluyor.
Uluurgun'un yorumu, dikilitaşlardaki bu ikonik tasvirlerin Neolitik toplumların hem teknik-mimari bilgisini hem de kozmik dünyayı algılama biçimlerini taşlara kaydettiğini ileri sürüyor. Eğer bu okumalar yaygın kabul görürse, Göbeklitepe'deki semboller insanlık tarihinin en erken mimari şematik belgeleri olarak yeniden değerlendirilmiş olacak ve tapınak mimarisinin görsel anlatımı hakkında yeni bir perspektif sağlayacaktır.
GÖBEKLİTEPE İLGİLİ AKADEMİK ÇALIŞMA YÜRÜTEN ALANYA ALAADDİN KEYKUBAT ÜNİVERSİTESİ YÜKSEK İÇ MİMAR VE ÖĞR. GÖR. BORA ULUURGUN, GÖBEKLİTEPE’DE YER ALAN DİKİLİTAŞLARDAKİ ÇANTA FİGÜRÜNÜN ASLINDA ÇANTA OLMADIĞINI, FİGÜRÜN İNSANLIĞIN İLK MİMARİ ÇİZİMİ OLDUĞUNU KAYDETTİ.