Göğüs ağrısında hangi belirtiler acil müdahale gerektirir?
Göğüs ağrısı her zaman kalp kaynaklı olmayabilir
Pendik Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zehra Akmaz, göğüs ağrısının toplumda en sık endişe yaratan yakınmalardan biri olduğunu belirtiyor. Uz. Dr. Akmaz, göğüs bölgesinde hissedilen her ağrının doğrudan kalp krizi anlamına gelmediğini ancak bazı belirti ve eşlik eden bulguların hayati tehlike sinyali olabileceğini vurguluyor. Erken tanı ve müdahalenin kalıcı hasarları ve yaşam kaybını önlemede kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.
Acil değerlendirme gerektiren uyarı işaretleri:
Kalp kaynaklı olma olasılığı yüksek olan belirtiler arasında göğüste baskı veya sıkışma hissi, ağrının kola veya çeneye yayılması, nefes darlığı ile birlikte ortaya çıkan ağrı ve soğuk terleme sayılabilir. Uz. Dr. Akmaz, özellikle bu şikayetlerin bir arada görülmesi durumunda hemen sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor.
15–20 dakikadan uzun süren ve dinlenmekle geçmeyen ağrılar kalp krizinin habercisi olabilir. Sol kola veya çeneye yayılan ağrı koroner damar tıkanıklığını düşündürürken; nefes darlığı eşlik eden ağrı kalp yetmezliği, akciğer embolisi veya kalp krizi ile ilişkili olabilir. Ani başlayan, göğüsten sırta yırtılır tarzda yayılan çok şiddetli ağrı ise aort damar yırtılması olasılığını akla getirmelidir. Bayılma ile birlikte görülen ağrılar ritim bozuklukları veya ciddi damar sorunlarına işaret edebilir.
Sık rastlanan nedenler ve ayırıcı özellikler:
Göğüs ağrısının nedenleri geniş bir spektrumu kapsar. Kardiyak nedenler arasında kalp krizi, koroner arter hastalığı, miyokardit ve perikardit bulunur. Damar kaynaklı acil durumların dışında akciğer embolisi, pnömoni, pnömotoraks gibi pulmoner hastalıklar da göğüs ağrısına yol açabilir.
Gastrointestinal ve kas-iskelet kaynaklı nedenler de sıktır: reflü, mide ülseri, yemek borusu spazmları, kaburga veya göğüs duvarı yapılarının zorlanması ve iltihapları benzer yakınmalara neden olabilir. Ayrıca panik atak, anksiyete ve yoğun stres de göğüs ağrısı ile karşımıza çıkabilir. Ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gereken bulgu, ağrının hareketle veya göğse bastırmayla artması, derin nefesle değişmesi ya da parmakla gösterilebilen küçük bir noktada sınırlı olması gibi özelliklerin daha çok kalp dışı nedenleri işaret etmesidir.
Kadınlarda ve risk gruplarında dikkat edilmesi gerekenler:
Uz. Dr. Akmaz, kadınlarda göğüs ağrısının klasik belirtilerden farklı seyredebildiğini; bazen göğüs ağrısı yerine nefes darlığı, halsizlik, çene veya sırt ağrısı ve mide rahatsızlığı hissinin öne çıkabildiğini söylüyor. Bu nedenle kadınlarda kalp hastalığı tanısının gecikebileceği konusunda uyarı yapıyor.
Risk grupları arasında 40 yaş üstü bireyler, sigara kullananlar, diyabet hastaları, hipertansiyonu olanlar, yüksek kolesterolü bulunanlar, obez bireyler ve ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar yer alır. Göğüs ağrısının kardiyolojik değerlendirmesinde Elektrokardiyografi (EKG), kan testleri ve troponin ölçümü, Ekokardiyografi (EKO), efor testi, koroner BT anjiyografi ve gerektiğinde koroner anjiyografi kullanılabilir.
Sonuç olarak, göğüs ağrısı şikayeti olan kişilerin belirtilerin niteliğine dikkat etmesi ve kola/çeneye yayılma, nefes darlığı, soğuk terleme veya dinlenmeyle geçmeme gibi uyarı işaretlerinden birini veya birkaçını görmeleri halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları hayati önem taşır.
PENDİK KURTKÖY ÖZEL ERSOY HASTANESİ KARDİYOLOJİ UZMANI UZM. DR. ZEHRA AKMAZ