Gürlek: terörsüz Türkiye ile devletin gücünü ve adaleti pekiştiriyoruz
Adalet Bakanı Akın Gürlek Iğdır’da dijital medya temsilcileriyle buluştu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından Iğdır’da düzenlenen Dijital Medya Çalıştayı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gürlek konuşmasında Meclis gündemindeki "Terörsüz Türkiye" paketinden faili meçhul soruşturmalara, sosyal medya düzenlemelerinden yapay zekâ çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yaptı.
"Terörsüz Türkiye" paketinin hedefleri ve yürürlüğe girme koşulları:
Bakan Gürlek, paketin amacının ülkeye barış, huzur ve yatırım ortamı sağlamak olduğunu vurguladı. Paketle ilgili olarak, 40 yılın maliyetinin 2,3 trilyon dolar olarak hesaplandığını ve bu projenin toplumsal etkisinin büyük olacağını söyledi. Meclis’e sunulan düzenlemenin sadece kanun metninden ibaret olmadığını, uygulama şartlarının önceden sağlanması gerektiğini belirtti: kanunun yürürlüğe girmesi için PKK/KCK'nin tüm unsurlarıyla birlikte feshedilmesi, silahların bırakılması ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu tarafından tasdik edilmesi gerekiyor.
Gürlek, kanunun kademeli düzenlemeler içerdiğini ve ağır suçlara karışanlar ile adam öldürme eylemlerine iştirak etmiş olanların bu imkândan yararlanamayacağını açıkladı. Başvuruların değerlendirileceği kurulun yapısını anlatarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, İçişleri, Dışişleri ve MGK Genel Sekreterinden oluşan bir mekanizma kurulacağını ve başvuruların tek tek takdir edileceğini belirtti.
Toplumsal anlatım, destek ve soruların giderilmesi:
Bakan, yasa metninin halka doğru anlatılmasının önemine değindi; gazetecilere ve medya temsilcilerine bu süreçte sorumluluk düştüğünü söyledi. Vatandaşların en sık sordukları soruları yanıtlayan, 50 soru-50 cevap formatında bir el kitabı hazırlandığını aktardı. Mecliste şu ana kadar 360’ın üzerinde milletvekilinin destek verdiğini, Genel Kurul’da 400’ün üzerinde oyla geçeceğine inandığını ifade etti.
Gürlek, paketle ilgili yanlış bilgilendirmelere karşı uyardı ve "şehit aileleri ve gazilerimizin hassasiyeti zedelenecek hiçbir düzenleme bulunmamaktadır" mesajını yineledi.
Faili meçhul dosyalar ve adaletin kurumsal rolü:
Bakan, kurulan birimin katkısıyla bugüne kadar 29 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını söyledi. Gülistan Doku dosyasıyla başlayan süreci örnek göstererek, adaletin şahsa veya makama göre işlemediğini vurguladı. "Türkiye artık eski Türkiye değil. Eski Türkiye’de şahıslar güçlüydü. Bugün ise devlet güçlü, kurumlar güçlüdür" sözünü öne çıkararak, soruşturmalarda isimlere bakılmaksızın gerçeğin ortaya çıkarılacağını kaydetti.
Gürlek, eski dosyaların yeniden ele alınmasında teknolojik ilerlemelerin ve farklı soruşturma yaklaşımlarının rolüne dikkat çekti. 48 saat içinde delil toplanmasının önemine değinerek, ihmal ile kasıt arasındaki farkın gözetileceğini, kasıt tespitinde ise gerekli yaptırımların uygulanacağını söyledi. Eski soruşturmalarda görevini kötüye kullanan görevlilere ilişkin örnekler verildiğini ve gerektiğinde hesap sorulduğunu belirtti.
Sosyal medya, internet mecraları ve hukuki düzenleme:
Bakan Gürlek, internet haber sitelerinde ve sosyal medyada muhatap ve sorumluluk eksikliğinin ciddi sorun yarattığını ifade etti. Künye ve sorumlu kişi zorunluluğuna vurgu yaparak, yeni sosyal medya yasası ile bu eksikliğin giderileceğini, sorumluların tespitine ilişkin mekanizmanın savcılık ya da mahkeme talebiyle işletileceğini açıkladı. Bu düzenlemelerin 5651 sayılı Kanun ile uyumlu hale getirilebileceğini de sözlerine ekledi.
Gürlek, sahte künye ve muhatap bulunamayan sitelere ilişkin uygulamalardan kaynaklanan sıkıntıları uygulayıcı perspektifiyle anlattı ve gazetecilerin de bu konuda katkısına dikkat çekti.
Yapay zekâ uygulamaları ve adalete erişim:
Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapay zekâ altyapısı kurma çalışmalarının sürdüğünü belirten Gürlek, hâkimlerin ve uygulayıcıların yapay zekâdan yararlanabilmesi için projeler geliştirildiğini söyledi. Ama Bakan, şu an için yapay zekâ ile haber üretme veya sahte hesap açma gibi teknik çalışmaların Bakanlık tarafından yürütülmediğini; önceliğin vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmak ve benzer davalara ilişkin içtihatlara hızlı erişim sağlamak olduğunu kaydetti.
Gazetecilerin güvenliği ve mesleki koruma önerileri:
Gürlek, gazeteciliğin hem zor hem de kamusal açıdan önemli bir görev olduğunu belirterek, sahada çalışan muhabirlerin hedef alınma riski bulunduğunu vurguladı. Gazetecilere yönelik saldırıların cezai yaptırımının güçlendirilmesi ihtimalini değerlendirdiklerini, doktorlara yapılan saldırılarda olduğu gibi belirli fiillerin doğrudan tutuklama nedeni sayılmasının düşünülebileceğini söyledi. Ayrıca bazı yetkilerin RTÜK’e verilmesinin uygun olabileceğini ifade etti.
Suça sürüklenen çocuklar ve yeni düzenleme:
Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen 18 maddelik tasarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, suç örgütlerinin son dönemde suça sürüklenen çocukları kullandığı tespitine dikkat çekti. Tasarıda 15-18 yaş grubuna yönelik yaptırımların ağırlaştırılması ve ailelerin sorumluluklarının artırılması gibi düzenlemeler yer alıyor. Bakan, Kahramanmaraş’ta yaşanan olay gibi örneklerde ailelerin rolünün önemine vurgu yaptı.
Gürlek konuşmasını, basının toplumun aydınlanmasındaki rolüne atıfla tamamladı; medyanın hem olumlu hem olumsuz algı yaratma gücüne dikkat çekerek gazetecilere "Allah yardımcınız olsun" diye seslendi.
Genel olarak konuşmada öne çıkan ana temalar, devlet kurumlarının güçlendirilmesi, geçmiş dosyaların yeniden ve teknolojik imkânlarla ele alınması, terörün bitmesine bağlı olarak getirilecek özel düzenlemeler, sosyal medya ve internet mecralarında sorumluluk mekanizmalarının tesis edilmesi ile yapay zekâ destekli adalet uygulamaları oldu. Bakan Gürlek, bu süreçlerin hem hukuki hem de toplumsal boyutta doğru anlatılmasının önemini defaten vurguladı.
BAKAN GÜRLEK, IĞDIR'DA 150 GAZETECİ İLE BİR ARAYA GELEREK SORULARI CEVAPLADI