Ana Sayfa

hasar süreçlerinde şeffaflık ve güven için sektör ve kamu el ele

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
TSB, trafik kazalarında hasar süreçlerini istismar eden yapılara karşı SEDDK ve adli makamlarla iş birliğini güçlendirerek şeffaflığı vurguluyor.

Türkiye Sigorta Birliği'nden hasar süreçlerine dair değerlendirme

Türkiye Sigorta Birliği (TSB), trafik kazaları sonrası hasar ve tazminat süreçlerinin yetkisiz ve illegal yapılar tarafından suistimal edilmesine karşı yürütülen mücadeleyi desteklediğini açıkladı. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, ilgili soruşturmaların ve adli işlemlerin süreci görünür kıldığını belirterek sektör ile kamu kurumları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Yaşar, yürütülen soruşturmalarda masumiyet karinesinin esas olduğunu vurguladı ve ortaya konan bulguların hasar süreçlerinin kötüye kullanılmasına karşı ortak adımların gerekliliğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

yapısal düzenlemeler ve uygulamaya alınan mekanizmalar:

TSB açıklamasında son dönemde hayata geçirilen düzenleyici ve uygulamaya dönük adımların trafik hasar yönetiminde birbirini tamamlayan rol oynadığı belirtildi. Bu kapsamda öne çıkan uygulamalar arasında ekspertiz hesaplamalarının gerçek zarar ilkesi doğrultusunda standardize edilmesi, Akıllı Eksper Atama Sistemi ve değer kaybı tazminatı için ilave başvuru şartının kaldırılması sayıldı. Ayrıca hasar takip süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ile birlikte Alo 193 Ortak Hasar İhbar Hattı (OHİM) gibi merkezi bildirim kanallarının devreye alınması vurgulandı.

Bu tedbirlerin, tazminatların gerçek hak sahiplerine ulaşmasını hızlandırmak ve süreçleri daha denetlenebilir hale getirmek amacıyla atıldığı kaydedildi.

amaç: hak sahibinin korunması ve aracılık zincirinin azaltılması:

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, hasar süreçlerindeki mücadelenin temel hedefinin sigortalı ile hak sahibinin korunması olduğunu söyledi. Yaşar, vatandaşın yaşadığı bir kazanın yetkisiz ve kötü niyetli yapılar tarafından ticari bir fırsata dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada, yetkisiz hasar danışmanlığı, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve organize şekilde gerçekleştirilen kötüye kullanım girişimleriyle mücadele etmenin yalnızca sigorta şirketlerinin değil vatandaşların da hakkını koruma meselesi olduğu ifade edildi. Burada temel yaklaşımın, sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki gereksiz aracı zincirini azaltmak ve hak sahibinin tazminatına hızlı, şeffaf ve doğrudan ulaşmasını sağlamak olduğu belirtildi.

TSB, yürütülen soruşturmalar ve saha uygulamalarında başta SEDDK olmak üzere Adalet Bakanlığı ile soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ve ilgili kamu görevlilerine teşekkür ettiğini açıkladı.

sistemin bütünü: güvenin tesis edilmesi ihtiyacı:

Yaşar, sigortacılığın temelinde güven olduğunu ve bu güvenin sektöre girişten başlayarak sistemin bütününde tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Sektöre giriş süreçleri, şirketlerin sermaye yapısının güçlendirilmesi ve finansal dayanıklılığın sağlanmasının, poliçe düzenlenmesinden hasarın yönetimine kadar tüm süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir olmasının önem taşıdığına dikkat çekti.

TSB, SEDDK öncülüğünde atılan yapısal adımların ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun sektörün daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmasına katkı sağlayacağı kanaatinde olduğunu belirtti ve bu yöndeki çalışmaların destekçisi olmaya devam edeceğini duyurdu.

Sonuç olarak TSB açıklaması, hasar süreçlerinde şeffaflık ve güvenin sağlanması için hem düzenleyici çerçevede hem de uygulamada eşgüdümlü hareket edilmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.

TSB BAŞKANI AHMET YAŞAR

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol