iklim diplomasisinde mavi gündem: kurumun cop31 yaklaşımı ve finansman vurgusu
Murat Kurum: COP31’i eyleme dönüştürecek bir süreç hedefliyoruz
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 hazırlıklarını Trabzon'da düzenlenen program çerçevesinde 17 ülkeden davet edilen yabancı basın mensuplarına anlattı. Kurum, jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği, büyüyen borç yükleri ve kırılgan tedarik zincirlerinin küresel gündemi zorladığını belirterek iklim meselesinin artık hayatın her alanına dokunduğunu vurguladı.
Bakan Kurum, Paris Anlaşması ile çizilen ortak istikametin ardından, alınan kararların sahada ne kadar hızlı uygulamaya geçirilebileceğinin artık temel soru olduğunu söyledi. İnsanların konferans salonlarındaki cümlelerin kendi şehirlerine, işlerine ve sofralarına nasıl yansıdığını görmek istediğini belirten Kurum, COP31 yaklaşımının "diyalog, uzlaşı, aksiyon" ekseninde şekilleneceğini ifade etti.
Mavi diyalog ve kıyı-eko sistem projeleri:
Kurum, denizlerin korunmasının COP31 gündeminin merkezinde yer alacağını söyleyerek Trabzon'da başlatılan mavi diyalog programını anlattı. Bu programla hükümetleri, uluslararası kuruluşları, akademiyi, özel sektörü, finans dünyasını ve sivil toplumu aynı masa etrafında topladıklarını belirtti. Amaç, kıyı dirençliliği, mavi karbon, deniz kirliliği ve ekosistem restorasyonuna yönelik yatırıma hazır projeler geliştirmek ve projeye finansmanı buluşturmaktı.
Kurum, bilimsel veri paylaşımını güçlendirecek bir mavi veri ağı kurma planını da paylaştı: deniz sıcaklığı, kirlilik, kıyı erozyonu ve biyolojik çeşitlilik gibi kritik verilerin daha hızlı paylaşılmasıyla riski önceden gören sistemler oluşturulacak. Ayrıca kıyıdan denize sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve deniz çayırları, deltalar, sulak alanlar gibi hassas ekosistemlerin korunup restore edilmesine öncelik verileceği belirtildi.
Finansman mekanizması ve uygulama odaklı pilotlar:
Konuşmada finansman konusu öne çıktı. Kurum, atık su altyapısına ilişkin olarak Dünya Bankası ile yürütülen çalışmayla yaklaşık 400 milyon Avro tutarında finansman sağlandığını söyleyerek, kıyıya komşu illerde atık su arıtma tesislerinin kabiliyetlerinin güçlendirildiğini aktardı. Dünya okyanuslarının korunma hedefleri ile mevcut durum arasındaki farkın büyük olduğuna dikkat çekti ve COP31'in beş yıl sonra sadece toplantı sayılarının değil, somut neticelerin hatırlanacağı bir süreç olmasını istediğini bildirdi.
Mevcut küresel harcamanın 1.7 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, ancak hedeflere ulaşmak için 7.5 ila 9 trilyon dolar civarında bir kaynağın gerektiğini vurgulayan Kurum, taahhütlerin hızla uygulamaya dönüşmesinin öncelik olduğunu söyledi. Bu çerçevede New York'ta 6 pilot ülke açıklanacağını, uygulama mekanizmasının kurulması için hibe desteği sağlanacağını ve verimliliği esas alan, "daha az parayla daha çok netice" alınacak işlere odaklanılacağını dile getirdi.
Kurum, proje yoksa paranın etkili kullanılamayacağına işaret ederek gelişmekte olan ülkelerin proje hazırlama kapasitesinin güçlendirilmesinin, finansmana erişim mekanizmalarının hayata geçirilmesinin önemini vurguladı. Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğünü, proje mekanizmasının kurulması için adımlar atıldığını belirtti.
Özellikle ada devletleri ve gelişmekte olan kıyı ülkelerinin iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız kesimler olduğunu söyleyen Kurum, bu ülkelerin proje, teknoloji ve finansmana erişim kapasitelerini güçlendirmenin COP31'in ana hedefleri arasında olduğunu ifade etti. "İklim adaletini" imkanların paylaşılması olarak tanımlayan Bakan, tarihi sorumluluğu olmayan ülkelerin bile iklim etkileriyle yüzleşmek zorunda kaldığını hatırlattı.
Kurum, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sonrası yapılan çalışmalara örnek vererek atık su altyapısında sağlanan finansmanın uygulama örneklerini anlatırken, hedeflenen COP izleminde projelerin finansmana ulaşıp ulaşmadığının, kıyıların direnç kazanıp kazanmadığının takip edileceğini söyledi.
Diplomasi cephesinde Kurum, Çin ile görüşmelerin sorunsuz ilerlediğini ve Çin'in dönüşüme ülke içinde liderlik ettiğini ifade etti. Rusya ile görüşmelerin sürdüğünü; ABD içinse, "Amerika hükümet olarak geri adım atmış olabilir ama ben Amerika’daki odalara kayıtlı şirketlerle görüştüm" diye konuştu. Kurum, Google, Apple ve Amazon gibi büyük firmaların özel sektör cephesinde iklim eylemini desteklediğini ve COP31'de iş birliği isteğini ilettiklerini aktardı. "Bugün Amerika böyle yarın farklı düşünebilir, hiç önemli değil" diyerek devlet politikalarındaki değişikliklerin özel sektör, finans ve toplum düzeyinde karşılığı olduğuna dikkat çekti.
Kurum ayrıca Türkiye'nin dış politikadaki duruşunu, eşitlik ve hakkaniyet perspektifiyle COP sürecinde tarafsız ve güvenilir bir aktör olarak ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'nin arabuluculuk rolüne vurgu yapan Kurum, bu yaklaşımın COP31 sürecinde de uygulanacağını belirtti.
Kurum'un mesajı net: Antalya'da hedef, sözü projeye, projeyi yatırıma ve yatırımı insanların hayatına dokunan sonuçlara dönüştüren bir COP düzenlemek. Bunun için diyalog başlatılacak, ortak irade oluşturulacak ve bu irade dünyanın farklı kıyılarına taşınacak. "Denizlerin geleceği kıyıların geleceğidir, kıyıların geleceği insanlığın geleceğidir" sözleriyle Kurum, mavi gündemin COP31'in merkezine yerleşeceğinin altını çizdi.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MURAT KURUM, COP31 İLE İLGİLİ, "AMERİKA HÜKÜMET OLARAK GERİ ADIM ATMIŞ OLABİLİR AMA BEN AMERİKA’DAKİ ODALARA KAYITLI ŞİRKETLERLE GÖRÜŞTÜM. İŞTE GOOGLE, APPLE, AMAZON AMERİKA’NIN HATTA DÜNYANIN EKONOMİSİNE YÖN VEREN BÜYÜK FİRMALAR. EVET HÜKÜMET BU YÖNDE BİR KARAR ALDI AMA BİZ ÜRETİMİ YAPAN SANAYİCİLER VE ÜRETİCİLER OLARAK BÖYLE DÜŞÜNMÜYORUZ. COP31’DE AMERİKA’YI TEMSİLEN NE YAPMAMIZ GEREKİYORSA BİZDE BU BAŞLIKLARDA ÇALIŞMAK İSTİYORUZ DEDİLER" DEDİ.