İklim ve dijitale adil geçiş için kamu hizmetleri vazgeçilmez
Memur-Sen, COP31 öncesi adil geçiş ve kamu hizmeti vurgusu yaptı
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "COP31’e giderken emek dünyasının ortak gündemi" başlıklı programda Türkiye'nin Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine ilişkin öncelikleri paylaştı. Toplantıda yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkileri, adil geçişin sağlanması ve sosyal taraflar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gibi konular ele alındı.
Programın hedefi; dönüşüm süreçinde çalışanların uyumunu destekleyecek politikalar geliştirmek, yeni beceriler kazanmalarını sağlamak ve olası istihdam kayıplarına karşı koruyucu mekanizmalar oluşturulması oldu. Yalçın, dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal boyutlarının da sorgulanması gerektiğini belirtti.
dönüşümde insan, emek ve adalet önceliği:
Yalçın konuşmasında iklim krizini "çok yönlü bir adalet krizi" olarak tanımladı ve şu tespitte bulundu: "Teknolojinin ilerlemesi, insanların yaşam şartlarının kendiliğinden iyileşeceği anlamına gelmediği gibi, ekonominin büyümesi de refahın adil paylaşılacağı anlamına gelmemektedir." Dönüşümün fırsatlar barındırdığını kabul eden Yalçın, ancak bunun otomatik olarak sosyal adaleti sağlamayacağını vurguladı.
Konuşmasında ekonomik büyüme ve teknolojik gelişmenin dağılımına dikkat çeken Yalçın, kalkınmanın sadece büyüme olmadığını, "insan onurunun korunması, emeğin karşılığının alınması, refahın adil paylaşılması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması" gerektiğini vurguladı. Ayrıca, "Biz, emeği tüketerek zenginleşen bir ekonomi de, doğayı tüketerek büyüyen bir kalkınma modeli de istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
sorumluluk paylaşımı ve küresel adalet:
İklim krizinde sorumluluk ile maliyet arasındaki adaletsizliğe de dikkat çeken Yalçın, tarihi sorumlulukların ve küresel eşitsizliklerin göz önünde tutulması gerektiğini belirtti. Yalçın, gelişmiş ülkelerin düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ortaya çıkan çevresel maliyetlerin ve kaynak çıkarımının başka toplumlara yüklenmemesi gerektiğini vurguladı ve "Mevcut ekonomik ve jeopolitik eşitsizlikler, yeni bir yeşil söylem üzerinden yeniden üretilmemelidir" dedi.
Bu çerçevede, dönüşümün sadece enerji ve teknoloji değişikliği olmadığını; aynı zamanda ekonomik kaynakların, teknolojik imkânların ve kalkınma fırsatlarının nasıl paylaşılacağı sorunu olduğunu hatırlattı. Yalçın, COP31'i hem Türkiye için bir sorumluluk hem de somut sosyal adalet sonuçları üretme fırsatı olarak nitelendirdi.
kamu hizmetleri ve çalışan güvencesi:
Yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde kamu hizmetleri ile kamu çalışanlarının rolüne vurgu yapan Yalçın, "İklim krizinin etkileri arttıkça güçlü kamu hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artmaktadır" dedi. Kamu çalışanlarının dönüşüm politikalarını uygulayacak, toplumun dayanıklılığını güçlendirecek ve vatandaşlara hizmet sunacak temel aktörler olduğunu belirtti.
Yalçın, kamu görevlilerinin mesleki kapasitelerinin geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yeni risklere karşı korunmasının adil geçiş politikalarının ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti. Kamu hizmetlerinin dönüşümün önünde bir maliyet engeli değil, adil dönüşümün altyapısı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
istihdam, eğitim ve sosyal koruma:
Adil geçişte istihdamın niteliği ve iş güvencesinin korunmasının önemine dikkat çeken Yalçın, programda şu soruyu yöneltti: "Sanayi temiz teknolojiye geçerken emekçi işsiz kalıyorsa adil bir geçişten söz edebilir miyiz?" Yalçın, yeni yeşil işler oluşturulurken istihdamın güvenceli, adil ücretli ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini vurguladı.
Dönüşüm sürecinde çalışanlar için mesleki eğitim, yeniden beceri kazanma programları, iş ve gelir güvencelerinin sağlanması gerektiğini ifade eden Yalçın, finansmanda sosyal adalet gözetilmesini ve dar gelirli kesimlerin korunmasını talep etti. Ayrıca, yeşil ve dijital dönüşümün çalışan haklarına etkilerinin toplu pazarlığın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirtti.
Yalçın konuşmasının sonunda sendikaların karar alma süreçlerinde etkin temsilinin önemine dikkat çekti ve adil geçişin sadece danışma değil, politika yapımında somut işlevler üstlenen mekanizmalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Program, Yalçın’ın ardından diğer sendika başkanlarının konuşmalarıyla sürdü. Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak katıldı.
MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI ALİ YALÇIN (SAĞDAN ÜÇÜNCÜ), ‘COP31’E GİDERKEN EMEK DÜNYASININ ORTAK GÜNDEMİ’ PROGRAMINA KATILDI.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.